Trabzonspor onursal Başkanı M.Ali Yılmaz’ın gazetesi hafta başında günebakış’ın kitap çalışmasını onbaşı kültürlü hayali bir okur üzerinden değerlendirmiş. Tamamen çarpıtılmış, ilgisiz ve bilgisiz bir değerlendirme... Biraz da düşmanca... Gazetenin yalan ve çarpıtmalarına vereceğimiz cevaba dönmeden önce, günebakış ve kitap üretmesi, ne anlama geliyor onu biraz açalım.

Günebakış gazetesi tam 5 yıldır kitap çalışması yapıyor. Tamamı yerel ve bölgesel, sosyo-ekonomik ve kültürel bu yayınlar kent ve bölge adına bir hafıza oluşturuyor. Bugüne kadar üçü gazetedeki yazarlarımızın yazılarından derlemeler, 12’si ise yeni çalışma biçiminde tam 15 eser ortaya koyduk. Bu çalışmalarda gazete emekçilerinin büyük bölümü görev aldı. Başta Sevgili Nurgül Günaydın... Spor Müdürümüz Rahman Turan, Yazı İşleri Müdürümüz Filiz Yıldırım ve diğer arkadaşlarımız...

15’inci kitap olarak 15 Temmuz Trabzon Gazileri kitabını hazırladık. Şehitler ve gaziler Genel Müdürlüğü’nden listesini alarak 68 Trabzon Gazisinin 15 Temmuz gecesi verdiği şanlı-şerefli-soylu mücadeleyi kitaplaştırdık. Tam 2 ay süre ile Ankara ve İstanbul’da gazilerimizle yüz yüze görüşerek ortaya çıkardığımız 2 ciltlik esere iki de şehit ailesini kattık. 15 Temmuz gibi bir süreci topluma mal etme, gelecek nesillere doğru aktarma, Recep Tayyip Erdoğan gibi bir lideri doğru tanıtma ve demokrasi zaferini bir hafıza oluşturma adına iki ciltlik kitabın ilk baskısını 2000 adet olarak yaptık.

Eseri hazırlarken Trabzon’un okul kütüphanelerinde yer almasını, STK’larda bulunmasını ve siyasilere tanıtmayı esas aldık. Bu çerçevede Ortahisar Belediyesi ile bir protokol yaparak kitabı ‘Ortahisar Belediyesi Yayınları’ndan çıkardık. Yani telif hakkını Ortahisar Belediyesi’ne devrettik. Sadece 1’inci baskı bize aitti ve ayrıca Ortahisar Belediyesi’ne 300 adet kitap ücretsiz teslim ettik. Aldığımız ücret baskı ve diğer maliyetleri karşılamadı. Ancak elimizde 1700 kitabımız vardı.

15 Temmuz Trabzon Gazileri” kitabımızı kah bazı STK’lara, kah AK Parti teşkilatlarına, kah AK Partili ve MHP’li belediyelere tanıtarak dağılımını sağladık. 18 belediyenin sadece 8’i ile bu konuda görüşme yaptık. 10 belediyenin kapısını bile çalmadık. Kendi ilke ve ölçülerimizi her daim öne aldık.


Bu süreçte son olarak da siyasi duruşunu yeterince tanıyamadığımız Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’ndan randevu alarak kitabımızı tanıtıp 1 takım hediye ettik.

Belediye Meclis üyelerine veya dışardan gelen ziyaretçilere dağıtabileceğini belirterek 40-50 takım alabileceğini söyledik. Zorluoğlu; “Ben kararımı daha sonra vereceğim” dedi. Biz de kendilerine, “Başkanım atla deve değil ki. 50 bin, 100 bin liralık kitap değil ki, bu kadar zor karar veriyorsunuz!.. Şunun şurası 40-50 takım kitap. Üstelik 15 Temmuz mücadelesi gibi bir konu. Takdir sizindir” dedik ve kalktık.

Aradan 10 gün kadar zaman geçti. Başkan Vekili Atilla Ataman ve Genel Müdür Adnan Gül arayarak birlikte yemek teklif ettiler. ‘Olur’ dedik ve katıldık. 1 saati aşkın sohbetin ardından konuyu kitap meselesine getirdiler.  Sayın Ataman, “Başkanımızın ilke kararı. Büyükşehir Belediyesi kimseden kitap almayacak” dediler. Doğrusu şaşırdık. Şu cevabı verdik. “Böyle bir şey olur mu? Benden almayın tamam. Bana kızıyorsunuz ve benden almıyorsunuz. 15 Temmuz gazileri kitabı da olsa almıyorsunuz. Lakin Trabzon bir kültür kenti. Trabzon’da  yayın evi var. Kitap çıkaran insanlar var. Bu şehirde yılda 20-30 kitap üretilir. Büyükşehir böyle bir kentte kendini kültüre nasıl kapatır? Ayrıca, 10 ay önce Avni Aker Anıları kitabından 10 bin liralık 100 takım aldınız. Bu bir çelişki değil mi?” Başkan Vekili Atilla Ataman, “O kitapları Belediye değil ben aldım” deyince bir kez daha şaşırdık. “Bilmiyordum. Bilseydim 15  Temmuz kitabı için Zorluoğlu ile görüşmezdim” dedim ve konuyu kapattık.

Yukarıda tüm ayrıntılarıyla aktardığımız kitap konusu aradan 15 gün geçince Başkan Zorluoğlu’nun şantaj aracı haline döndü. Büyükşehir Belediye Başkanı’nın icraatlarına tam 1 yıldır eleştirel yaklaşan bir gazeteyiz. Buna rağmen, bu görüşmeden 15 gün sonra Belediye Meclisi toplantısında ve kürsüden eleştirilerimize cevap olarak, ‘Kitap satmaya kalktı almadık. Onun için bize şantaj yapıyor’ diyebildi. Meğer o gün 40-50 takım kitaba karar vermediğinde sanırız kendisi böyle bir şantajı düşündü. Yani ve aslında gazeteci başkana şantaj yapmadı. Şantajı gazeteciye Başkan yaptı.

15 Temmuz Kitabı’nın Büyükşehir hikayesi böyle.

İşte bu tabloyu, artı niyetli bir bakış açısıyla ve hayali bir okurla yorumlayan M.Ali Yılmaz’ın gazetesi, bizim Büyükşehir çalışmalarıyla alakalı eleştirel yaklaşımımızı (ki 1 yıldır sürüyor) (kendi yazamadıkları haberleri) “Büyükşehir Belediyesi’nin kaynaklarından kitap üzerinden faydalanma çabalarının dışa vurması” olarak yorumluyor. Bunu yazan gazeteye Büyükşehir Belediyesi günlüğü 5 bin liradan 40 bin liralık destek ilanları veriyor. Yanlış duymadınız. Adı da yerel basına destek!.. Yani kendisini eleştirmeyene destek!.. (Kimin parasını ne adına kime dağıtıyorsun ey Zorluoğlu demiyoruz!.. AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan düşmanı (yüzlerce manşetlerini yayımlayabiliriz) bir gazete ve Büyükşehir Belediye Başkanı’nın ilginç ilişkisi!..

Gelelim gazetenin iddialarına cevabımıza...

Karadeniz gazetesi diyor ki; “Bir gazete okurlara kültürel hizmet verir. Bunu da promosyon olarak yapar. Para ile kurum ve kuruluşlara kitap satmaz.

Günebakış gazetesi diyor ki; Bizim kitaplarımız promosyon kitapları değil. İkişer-üçer ve dörder ciltlik muhteşem eserler. Ayrıca bizim gazete olarak promosyon olarak kitap dağıtacak gücümüz yok. Öyleyse kitap yapmayalım mı?

Karadeniz gazetesi diyor ki; “Kitap satarsanız adı ticaret olur.”

Günebakış Gazetesi diyor ki; Gazete satmak ticaret değil mi? Bu nasıl bir anlayış!.. Gazeteyi de bedava mı dağıtalım. Yayıncılık zaten ticaret değil mi? Yaygın basın promosyon adı altında bile kitap basıp dağıtırken fark koyup ticaret yapmıyor mu?

Karadeniz gazetesi diyor ki; “2010 yılında Beşikdüzü Belediyesine kaç kitap satmış ve kaç lira almıştınız?”

Günebakış gazetesi diyor ki; Beşikdüzü Belediyesi eski başkanı Orhan Bıçakçıoğlu’nun dönemini anlatan 424 sayfalık bir esere katkı verdik. Ayrıca birinci kalite 1000 adet baskı yaptık. Baskı bedeli 35 bin lira... Toplamda da 60-70 bin lira aldık. Beşikdüzü’nde öyle bir hafıza oluştu ki, kitaplaştı. Gelecek nesiller okuyacak. Keşke her belediye başkanı yapabilse...

Karadeniz gazetesi diyor ki; “Yomra’nın eski belediye başkanına kaç kitap satılmak istenmiş ve kaç lire istenmiş. O başkan kitap almadığı için neler yaşadığını umarım bir gün anlatır...”

Günebakış gazetesi diyor ki; Yomra Belediye esik Başkanı İbrahim Sağıroğlu’na asla kitap ve reklam talebi ile gitmedik. (gitseydik alacağına inanıyoruz) Biz belediyelere kitap çalışmasını son 1 yıldır yapıyoruz. Ondan önceki 13 kitabımızla ilgili hiçbir belediye başkanıyla görüşmedik. İbrahim Sağıroğlu ile zaten 3 yıldır mahkemeliğiz. Başkan Sağıroğlu günebakış’tan kitap veya reklamla alakalı değil, günebakış’ın toplumdan yana haberlerinden ötürü muzdaripti. Hani sizin hiç görmediğiniz, gizlediğiniz, sümen altı ettiğiniz haberlerden dolayı... Yayladaki silahlı kavga., Belediye Meclis üyelerine saldırı, üniversiteli kızın ölmesi olayı v.s. İsterseniz listesini yayınlarız. Belki kimin nasıl bir gazetecilik yaptığı daha iyi anlaşılır. Ayrıca Sayın Sağıroğlu, bir gün konuştuğunda sorabilirsiniz. Karadeniz gazetesi diyor ki; “Büyükşehir Belediye Başkanına kitap karşılığı dile getirilen rakam 5 bin 10 bin lira değil 200-300 bin lira.”

Günebakış gazetesi diyor ki; Kitapların tamamı 1700 adet ve 170 bin lira. Murat Zorluoğlu’na gidildiğinde belki toplam 300-400 takım kitap kalmıştı. Kaldı ki 1 yıl önce Atilla Ataman üzerinden verilen kitap sayısı 100 takım ve 10 bin lira. Bu yalanın sahibi aynı zamanda hesap bilmeyen tam bir cahil.

Karadeniz gazetesi diyor ki; “Kitabın içeriği ile ilgili bir şey demiyorum. Ancak bu işin bir gazete tarafından kitap ticaretine dönüşmesi hiç etik değil. Belediyelerin de kamu kurum kuruluşlarının da halktan topladığı paraları böyle bir yerlere aktarması da etik değil.”

Günebakış gazetesi diyor ki; Kitabın içeriğinden rahatsız olmanıza da şaşırmayız. Zira 15 Temmuz sürecinde gazetenizde çıkan 15 Temmuz aleyhtarı yazılar mahkeme konusu. İsterseniz hatırlatalım. Gazete olarak kitap ticareti yapmıyoruz. Kendi hazırladığımız kitapları satıyoruz. Kaldı ki keşke kitap ticareti de yapabilsek. Gazete için gurur kaynağı olur. Siz ahlakiliği başka yerde arayın. Kültür hizmetlerinde değil. Belediyeler halktan topladığı paraları gerektiğinde kültüre aktarmalı. Hem de güvenle ve gururla. Aksine Zorluoğlu’nun yaptığı gibi “Bana destek veren, beni eleştirmeyen gazetelere ayda 20 bin liralık ilan’ vermemeli. Etik olmayan budur.

Karadeniz gazetesi diyor ki; “Burada milletin verdiği destansı mücadelenin ticarete alet edildiğine kimse dikkat çekmiyor.”

Günebakış gazetesi diyor ki; 15 Temmuz konusunda belki 30, belki 40 kitap yayımlandı. Üstelik Sayın Cumhurbaşkanına hediye edildi. Tamamı da ücretli ve kitapçılarda satılıyor. Elbette bir şirket veya vakıf tarafından 300 bin-400 bin adet bastırılıp Türkiye’deki tüm okullara bedava dağıtılabilir. Mesela bu güzel hizmeti M.Ali Yılmaz’ın şirketi yapabilir. Biz günebakış olarak Trabzon çapında ortaya bir örnek koyduk. Keşke bütün vilayetler kendi illerinin gazilerinin o gece ki mücadelelerini kitaplaştırabilse... Yaptığımız çalışmadan onur ve şeref duyduk. Gazilerimizden gelen mesajlar da bunu yansıtıyor.

Gelin ikinci baskısını 10 bin adet de olsa siz bastırıp ücretsiz dağıtın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.