Demokratik rejim ve Parlamenter sistem bağlamında kaygıyla izlenmesi gereken gelişmelerin, şark kurnazlığının ardına saklanılarak magazin boyutunda irdelenmesi demokratik bir refleks değildir… olamaz da.
Bir zamanlar her türden aksiyonu öne alıp, nerede hareket orada bereket türküleriyle saldırganlığın her türüne çanak tutanların! Şimdilerde uysal kuzu rolünü hedeflemeleri, doğrusunu isterseniz bana hiçte inandırıcı gelmiyor…
Kuşkusuz toplumların ve hatta devletlerin tarihinde,  belirli sürelere denk gelen kırılma anları olur. Böylesi anlarda büyük Atatürk’ün önermesi doğrultusunda “aynı taraftaki kuvvetlerin bir araya gelmesi” kaçınılmaz bir gereklilik olur.
Cehalet ve zor zincirinin boğazlara abandığı bu sınanma süreçlerinde;
Vatan – Namus – Ahde Vefa deyip direnmek kuşkusuz zor ama bir o kadar da onurlu duruştur. İşsiz, aşsız, umarsız bırakılıp, yalnızlaştırılan  yığınların seslerine çakal refleksiyle kulak kabartıp!.. çıkarım odaklı nostalji yapmak insan olana yakışmıyor.
Siyasi ikbal uğruna istencini rehin bırakan kişinin tüm kimliği de ipoteklidir, artık o ne bireydir, ne demokrat, hatta gizli gizli öykündüğe  ne de liberal!
Hırsın ve ihanetin belgesi niteliğinde, tarihe ve duyarlı yüreklere not düşen; İngiliz sevdalısı Damat Ferit ve şürekasının … ardından 1958 lerde ise  İzmir’in SIX ATAF (Amerikan 6.ncı Taktik Hava Kuvvetleri) karargahında… Amerikalı generallere;
-Bu memleket bizim değil sizindir…
Diyebilecek denli gözünü ve yüreğini karartmış hainlerin Millilik şalı altında, Bir ulusun geleceğini hayasızca satışa çıkartmış olmaları anlık yada bir zamanlık zafiyetin sonucu değildir. Yer üstü-Yer altı, genç insan gücü ve Jeopolitiği nedeniyle, emperyalistlerin bütün zamanlarda iştahını açan Türkiye  onların nezdinde her daim Hedef Ülke dir!..
Emperyalistler sinsi savaşlarında sıkça psikoloji bilimini kullanırlar… İzlenen yol;
-Bir ulusun Ulusal bilincini,
-Ulusal onurunu,
-Ulusal reflekslerini…
Kırıp yok etmektir.  Bunun denenmiş, sonuç alınmış dünya menüsünde  binlerce yöntemi vardır; Örneğin tehdit ve engel algısı yaratılarak Cumhuriyetin kurucu önderlerini sürekli hedefe taşıyıp haksız ve hadsiz sorgularsanız, o milletin tarihsel varlığını tartışmaya açmış olursunuz ki… bu toprakların suyunu içip, havasını solumuş, Cumhuriyetin her türlü olanağından yararlanmış ama asla yurttaşı olamamışlar zaten pusuda n size göz kırpıyor olacaklardır!
Farkındaysanız eğer tehlikenin, haince göz kırpışlarına sıkça  denk geliyoruz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol