Ne günlere kaldık.

Dünümüzü unuttuk. “Gücün” esiri olduk.

Makam ve mevkilere itibar eden bir millet olup çıktık.

Dün başkası için… nı yırtanların, bugün “güç” kimde ise ona sarılmasına şahit olduk.

Kralım sen çok yaşa. Eski kral öldü. Yaşasın yeni kral.

Diyenleri gördük.

Gördük görmesine de, hâlbuki kral çıplak olduğunu unuttuk.

Donkişot’luk yapmak isteyenleri de gördük,

Davasına sıkı sıkı sarılmış, tek gayesi “millete hizmet” etmek isteyenleri de gördük.

Bulunduğu koltuğa güç katanı da gördük, koltuktan güç alanı da.

O oturduğunuz koltuklar düşme,

Düştün mü eğer, güçlü kalk.

Kalkamıyorsan eğer, seni kaldıracak dostların yok demektir.

“Güç’e tapınma”, “güç zehirlenmesi” yaşama.

Kimseye baki değil buralar.

Bak,

Sultan Süleyman’a kalmadı ki, sana kalsın buralar.

Karacaoğlan der ki!

Bu dünyada âdemoğluyum dersin
 Helalı haramı seçmeden yersin
 Yeme el malını er geç ödersin
 İğneden ipliğe sorulur bir gün”

Hakikat bura da.

Gaza gelip; ben buyum, şuyum deme

Unutma ki! Yerin kulağı var.

Kartvizitinde yazana itibar etme, edinmeye çalışanlardan olma

Sokakta selam verilebilecek durumda ol. Er ya da geç döneceğimiz yer orası

Dedikodu yapma, dedikoduyla itibar sahibi olunmaz.

Bilmişlik taslama,

Paranın esiri olma

Oturduğun koltuğun kuvvetinden yararlanıp başka işlere kalkışma,

Devlet imkânlarını şahsi egon için kullanma,

Unutma, yetimin hakkını.

Ve

NE OLDUM DEME, NE OLACAĞIM DE.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol