Sayın Balta, sizi bir kere yazmakla sınırlı kalmayacağımı bilmeniz gerekirdi. Sayın Muhammet Balta ile ilgili yazıma kaldığım yerden devam ediyorum.

Şimdi yıllar öncesine dönüyorum, Sayın Balta hakkındaki iddiaları sıralamadan önce kendisine bir soru yönelteceğim. Kamuoyunda kulaktan kulağa yıllardır dolaşan bu iddiaya cevap verme hakkı olduğunu hatırlatarak…
Sayın Balta, Vakfıkebir AK Parti kurucuları sizi partiye davet ettiğinde kendilerine, “Ulan şalvarlılar bu memlekette size iktidar mı verirler, Kıvrıkoğlu sizi iktidar mı yapar,  zannediyorsunuz? Ben AK partiye katılmam” dediniz mi, demediniz mi.Sonradan ne oldu da AK Parti kadrolarına katıldınız? 2004 seçimlerinde hem de koşarak katıldınız. Şimdi hayatta olan o yöneticilerle yüzleşebilir misiniz?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu söylemlerinizden haberi olsaydı, size AK kadrolarda yer verir miydi? AK Parti’ye girişiniz bir davaya inanmakla mı alakalı yoksa menfaatiniz icabı mıydı? Eğer bir dava inancıyla girdiğinizi iddia edeceksiniz o zaman bu şalvarlılar kimdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve dava arkadaşları niçin şalvarlı olmuşlardı? Tekrar soruyorum. 28 Şubat’ta ANAP’ta siyaset yapıyordunuz?

28 Şubat’a hiç tepki koydunuz mu?

Ben söyleyeyim mi… Bitmiş ANAP’ı terk ederek koştunuz AK Parti’ye… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu söylemleri bilseydi bırak il başkanı ve vekil göstermeyi AK Parti’nin sokağından geçmenize izin vermezdi.

Sevgili günebakış okurları şimdi anlıyor musunuz? Nasıl bir kimlik günebakış gazetesine saldırıyor. Sütten çıkmış ak kaşık misali kendine rol biçip, suçlamalarda neden bulunuyor.

Sorulara devam ediyorum…

Siz Tayyip Erdoğan'ın inandığı bütün dava ilkelerine gönülden inanıyor musunuz? Eğer inanıyorsanız, Trabzon’daki Ayasofya’nın açılışına sırtınızı dönmüşken, İstanbul ‘da Ayasofya’nın açılışında niçin boy gösterdiniz? Sadece Tayyip Erdoğan bizi görsün diye mi? Siz bir meseleyi veya hizmeti kul için mi Allah için mi yaparsınız?

Bunun cevabını kamuoyuna bırakıyorum…

Daha bitmedi Sayın Balta,

Mesela çevre komisyonu başkanı olduğunuz günden bu yana Trabzon’da veya bölgede çevreyle ilgili hangi hizmetin takipçisi oldunuz? Örnek verirsek, Araklı’daki çöp alanına hiç uğradınız mı? Oradaki kaç vatandaşın derdini dinlediniz?  Çamburnu’ndaki çöp alanına bu güne kadar hiç çıktınız mı? Orada çöplerin nasıl döküldüğünü hiç gördünüz mü?  Bölgenin çevre sorunları ile ilgili hazırladığınız ve kamuoyuna açıkladığınız bir rapor ve çözüm önerileriniz var mı? Bunlar aklıma takılan birkaç soruydu, sadece…

Aklıma yine deli sorular geliyor…

Duramıyorum, çünkü ben şehrimi seviyorum, Sayın Balta bu şehre senin hiçbir şey katmadığını düşünüyorum. Kısır çekişmelerin içerisine girip kendine yol alan bir kişi olduğunu düşünüyorum… Ne kadar hakaret edersen et, herkes kimin ne olduğunu biliyor.

Yeni iddialar geliyor sıkı durun Sayın Balta

Komşu ilimiz Giresun’da, (ilçeniz Vakfıkebir’in yanı başında) yaşanan büyük felaketin ardından o bölgeye adım attınız mı? Bakanların 20 gün ayrılmadığı Giresun ve ilçelerinde bir vatandaşı teselli ettiniz mi? Ölen bir vatandaşın veya askerin cenazesine katıldınız mı? Çevre komisyonu olarak bir incelemede bulundunuz mu?

Hiç şahit olmadık. Ne gördük, ne duyduk. Sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan gelirken OR-Gİ Havaalanında arzı endam ettiniz. Buradayım dediniz ve oradan sel bölgesine çıkmadan sıvıştınız Sayın Balta. Tayyip Erdoğan’a görün, arzı endam et sonra sıvış.

Vazgeçtim Giresun’dan, sahi Trabzon’un Of-Hayrat ve Yomra’daki sel felaketlerinde kaç köye gittiniz, Sayın Balta? Kaç vatandaşın evini ziyaret edip derdini dinlediniz? Vatandaş hala feryat ediyor niçin gidip ziyaret etmiyorsunuz? Konformist milletvekilliği daha hoş dimi?

Sahi şu tatil döneminde şehre kaç defa teşrif ettiniz? Kaç ilçeyi ve kaç esnafı, STK’yı, kamu kurumunu ziyaret ettiniz? Merkezde ve ilçelerde sizi gören oldu mu? Neden şehirden ve şehrin sorunlarından, insanlarla görüşmekten, onların telefonlarına çıkmaktan kaçıyorsunuz? Bıktınız mı? Bıktıysanız istifa diye bir erdem var, hiç düşünüyor musunuz?

Sayın Balta Demiryolu ile ilgili şehirde onca tartışma oluyor. Bütün basın yazıyor çiziyor, STK’lar her gün konuşuyor, açıklama yapıyor. Zatınızdan taş misali ses çıkmıyor. Sonra göstermelik iki kongrede arzı endam ediyorsunuz ve burada da yalancı pehlivan misali kaçışınızı ifşa eden günebakış’ı hedef yapıyorsunuz

Sayın Balta söylenecek çok şey, sorulacak çok soru var. Ancak siz sadece demiryolunun ihalesi kaç yıl içinde yapılacak onu açıklayın, yeter… Milletvekilliğiniz bitmeden bari bir tarih verseniz!..

BİZİM CEMİYET BİLDİĞİNİZ GİBİ… AYNI TAS AYNI HAMAM…

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti 2019 yılının başarılı gazetecilerini açıkladı. Maalesef yine bildik manzara ortaya çıktı. Jüri üyeleri belli ki, hiçbir hazırlık yapmamış, önlerine gelen haberlerin nerelerde hangi gazetelerde yayınlandığına bile bakmamış. En güzeli bu demişler, ödülü yapıştırmışlar. Google amcaya sorunca, haber önce bir internet sitesinde, sonrasında iki gazetede yer aldığını görememişler. Günebakış gazetesi yılın haberine aynı gün gazetenin eteğinde yer vermiş… Yani haber özellikten çıkıvermiş.

Şimdi merak ediyorum, özel haber bulamayınca bu esere mi yılın haberi seçtiniz? Mesleğin yerlerde süründüğünü kimseye fark ettirmemek için mi bu yolu denediniz?

Birde şu iş adamlarına dağıttığınız ödüller, maşallah size. Çok duygusal gördüm sizleri... Mesleğin geldiği bu noktada en çok siz değerli gazeteci ağabeylerimiz seviniyordur. Ne dersiniz vergi rekortmenleri ağabeylerimiz…

SOYLU BAKANIM BU GÖREV YİNE SİZE DÜŞER

İzmir’de 2018 yılında uyuşturucu kullanan bir kişinin aracının altında kalarak şehit düşen Polis Memuru Buket Keleş’e hepimiz çok üzülmüştük. Gülen yüzümüzü solduran müptezelin bir süre sonra serbest bırakılmasına da çok sinirlenmiştik. Lakin dün sinir katsayımızı artıran yeni bir gelişme yaşandı. Polisin 24 saat esasına göre çalıştığını unutan SGK, kazanın polis memurunu göreve başlamasına 15 dakika kaldığını belirterek, şehadet belgesini vermediğini öğrendik. Döndük dolaştık, yine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sığındık. Neden mi, milletin halinden anlayan iki kişiden biri o da, onun için… Haydi Sayın Bakanım Buket’in ölümü ile solan yüzümüzü güldürün.

TRABZON’DA ŞENLİK ÜSTÜNE ŞENLİK YAPIYORUZ

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin şenliklerinden çok mutlu olduğumuzu söylemek zorundayız! Başkan Zorluoğlu, Trabzon’da olsa da olmasa da habire şenlik yapıyoruz. Büyükşehir Belediye Meclisinde hesabı sorulmayan bu şenlikler için kaç para harcandığını açıklamasını bekliyoruz. Yani faturaları gösterebilir mi?

Bize ulaşan iddialar, şenliklerin bir şirket üzerinden düzenlendiği yönünde. Hani bal tutan da parmağını yalıyor cinsinden… Biz elçiyiz, soranlar var, o yüzden faturaları merak ettik.

Ayrıca belediyedeki kuşlarım bana haber getirdi. Bazı odalarda benim ve bir arkadaşımın başkanın görev yaptığı Elazığ ve Van illerine gidip başkanla ilgili çalışma yaptığımızı konuşuyormuş. Hatta bir şey bulamamışız ve yazamamışız diye seslendiriliyormuş. Bakın çok konuşan şark kurnazları, ben güneydoğuya gittim. Evet, karayolu ile gittim. Malatya’ya Trabzonspor’un geçen yıl ki, maçına gittim. Yol güzergahımda olan illerin emniyet müdürlerine ve valilerine uğradım. Sohbet ettim. Yanımda da Haluk Şahin ve Miraç Özağcı vardı. Onlar Elazığ’dan geri döndüler. Ben Malatya yoluna devam ettim. Yani burada yapılanlar varken oralarda haber aramaya ne gerek var. Ben yerel gazeteyim. Beni Trabzon ilgilendirir. Ama istiyorsanız gidelim. Sadece Peyzaj çalışması için harcanan faturaları bulup çıkaralım ne dersiniz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.