O YIL BU YIL

Kadıköy’de gece o kadar güzel başladık ki… Erken gelen golle umutlandık. Fenerbahçe’nin saldıracağını Burak Yılmaz ile yeniden goller bulacağımızı umut ediyorduk. Oyunun artık bizim kontrolümüzde olmasını beklerken, sinir harbine girdik. Sert oynamaya başladığımızı dakikalarda Burak Yılmaz’ı kaybettik. Herkes Burak’ın yerine Rodellega değişimini beklerken, Ersun Yanal yine geçen yıl ki,  hastalığına yakalandı.

N’Doye sahaya süren Ersun Yanal orta sahayı kalabalık tutup, umudunu tesadüflere bağladı. Oyunu rakip sahaya yıkıp alan daralttığımızda Fenerbahçe’nin ne kadar aciz duruma düştüğünü göremedi. Siz rakibinizin üzerine gitmezseniz o rakip oyunu sizin sahanıza yıkar, yürüyerek gol yapar. Devre olurken de öyle oldu. Devre sonunda yenilen gol gardımızı düşürdü. Çünkü gol atacak forvetimiz artık N’Doye’du.

İkinci yarıya rakip hızlı başladı. İşimiz artık çok zordu. Sahada yeni bir lidere ihtiyaç vardı. Burak Yılmaz’dan boşalan yeri kim dolduracaktı? İşte oisim 56. Dakika da ortaya çıktı. Olcay Şahan öyle şık bir gol attı ki, umutlarımız yeniden yeşerdi. Zoru kolaya çevirdi. Fenerbahçe tribünlerini susturdu.

Bu sefer tamam diye düşünmeye başladık. Ama hatalar yakamazı bırakmadı. İlk goldeki gibi akıl almaz bir hata maçında sonucunu penaltı golüyle belirledi. Yazık oldu, üç puan avuçlarımızdan kaydı, gitti. O yıl bu yıl derken 20 yıldır galip gelemediğimiz Kadıköy’de umutlarımız seneye kaldı. Ama şampiyonluk yolunda umutlarımız yeşerdi. Şimdi Fenerbahçe’yi elimizden kaçırdığımızı için kızıyoruz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner57