Korona Karadeniz’den yayıldı

KTÜ Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Aydın kısıtlamaların artırılması gerektiğini söyledi

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Aydın, 1 Mart öncesinde ülkede Karadeniz illeri kırmızı kategorideyken şu anda neredeyse tüm ülkenin kırmızı kategoride olduğunu belirterek, "Karadeniz bölgesinde daha önceden şehirlerarası ulaşımıma kısıtlama getirilmesini istedik. O gün bu adım atılmış olsaydı, vaka sayıları bu kadar yükselmeyecekti. Karadeniz Bölgesi konum olarak Türkiye’nin her bölgesiyle ilişki içerisinde. Dolayısıyla biz bölge olarak aşağıya ineceğimize Türkiye’yi de yanımıza çektik. Tüm Türkiye kırmızı hale geldi. ” diye konuştu.Vaka sayılarının 50 bine dayanmasının ardından konuşan Prof. Dr. Aydın, "Yeni kısıtlamalar gelmedikçe vaka sayılarının önüne geçilmesinin ne yazık ki, mümkün gözükmüyor.Ölümlü vakaların daha genç hastalarda görülmeye başladı" dedi.

DAHA ÖNCE TEDBİRLER ARTIRILMALIYDI

Prof. Dr. Faruk Aydın daha önce alınan tedbirlerin vaka sayılarını oldukça düşürdüğünü söyleyerek yeni kısıtlamalar alınması gerektiğini savundu.Prof. Dr.  Aydın, “Şu anda tedbir yok. Dolayısıyla da sayılar artmaya devam edecek. Eğer ek tedbirler alınmazsa 50 bin sayısından çok daha yüksek vaka sayılarıyla karşı karşıya kalabiliriz. Bir yıldır bu virüsle mücadele ediyoruz, zaman zaman farklı önlemler aldık. Aldığımız önlemlerle de vaka sayılarını kontrol altına alabildiğimizi gördük. Geçen yıl Mart, Nisan, Mayıs aylarında ve Kasım ayından bu yılın Mart ayına kadar geçen sürede tedbirleri artırdık ve bunun olumlu sonuçlarını gördük. 1 Mart itibari ile kademeli normalleşme diye bir sürecin içine girdik. Bu normalleşmeyle insanların kendi tarafından tedbirler alması istendi. Maalesef 1 Mart'tan sonra daha önce düşmeye başlayan sayılar artmaya başladı. 1 Mart öncesinde ülkede Karadeniz illeri kırmızı kategorideyken şu anda neredeyse tüm ülke kırmızı kategoride. Karadeniz bölgesinde daha önceden şehirlerarası ulaşımıma kısıtlama getirilmesini istedik. O gün bu adım atılmış olsaydı, vaka sayıları bu kadar yükselmeyecekti. Karadeniz Bölgesi konum olarak Türkiye’nin her bölgesiyle ilişki içerisinde. Dolayısıyla biz bölge olarak aşağıya ineceğimize Türkiye’yi de yanımıza çektik. Tüm Türkiye kırmızı hale geldi. ” diye konuştu.

KARADENİZ VARYANTI ARAŞTIRMASI YAPILIYOR

Prof. Dr. Aydın, Karadeniz Bölgesindeki vakaların genelinde İngiltere varyantına rastlandığını bilgisine ulaşılmasına karşın bölgede kendine özel bir varyant oluşma ihtimaline karşın bilimsel çalışmalara başlandığını söyledi. Gerekli finansal desteğin sağlanması durumunda çalışmaların hız kazanacağını belirten Aydın, “Virüslerin çoğaldıkları sürece genetik değişime uğradıklarını biliyoruz. Bu genetik değişim bazılarının etkisini artırırken, bazılarını etkisiz hale getirir. Dünyaca tanınmış İngiltere, Güney Afrika, Brezilya, Amerika varyantı gibi isimlerle anılan virüsler mutasyona uğrayarak yeni bir karakter kazanmış hale geldi. Bu varyantlar kendiliğinden burada da oluşmuş olabilir. Çünkü aynı virüs insandan insana çoğalırken aynı şeyleri yapabilir. Karadeniz Bölgesi için böyle bir varyant var mı diye çalışmalar başladık. Samsun, Ordu, Trabzon, Rize ve Giresun’un katıldığı çalışmalar yapıyoruz. 50’ye yakın virüsün gen dizisini yapıp bilinen varyantlar dışında bölgemize özel bir varyant oluştu mu diye bakacağız.  Fakat bu güne kadar Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan çalışmalarda Karadeniz Bölgesinde özellikle İngiltere varyantının çok fazla etkisi olduğunu biliyoruz. Şuana kadar bilinen vakalar İngiliz varyantı. Alınacak kararların bu virüs üzerinde etki gösterebilecek şekilde alınması gerekir. Maalesef bu önlemleri almadık. Hızla yayılan bu virüs tüm ülkeyi etkisi altına aldı ama biz tedbirleri gevşettik.” şeklinde konuştu.

15 GÜNDE İKİ KAT ARTIYOR

Virüsün kuluçka döneminde 2 katına çıktığını belirten Prof. Dr. Aydın, “Solunum yoluyla bulaşan hastalıklar bir kuluçka döneminde iki misli artarlar. Mart başlarında 9 bin çıvarında vaka vardı. On Beş Mart’ta 20 bine, 30 Mart’ta 40 bine çıktık. Şimdi 49 bin 500’e dayandık. Eğer önlem alınmazsa bu artış kendi kendine durmaz. Virüs bize acımaz. Bu insanlar ekonomik sıkıntı yaşıyor bunlar olmasın demez. Onun keyfi yerinde insandan insana bulaşıyor ve artışına devam ediyor. Bütün bu artışlar neticesinde bizim göreceğimiz zarar da o nispette artacak. Maske, mesafe, hijyen, tedbirler ve aşıyı birlikte kullanırsanız etkili sonuç alırsınız. Tek başına maske, mesafe ve hijyen sizi korumaz. Topyekun toplumun tamamıyla katıldığı ve destek verdiği ortak mücadeleye katılan bir şekilde sonuç alınabilir. Esnafın bu süreçte sıkıntılar çektiğini ve kısıtlamalardan dolayı mağdur olduğunu biliyoruz. Ama bu durumda tedbirleri almazsak daha da zor duruma düşülecek. Bunu söylemeden duramıyoruz. Esnafa bazen bize bu noktada açıklamalar yaptığımız zaman kızıyor. Bu noktada sağlık açısından ne yapabilecekleri noktasında esnafa destek verme konusunda birlik olmaya açığız.” ifadelerini kullandı.

ÖLÜM YAŞI KÜÇÜLÜYOR

Salgının ilk yılında ölümlü vakaların 65 yaş ve üzerinde yoğunluklu olarak gerçekleştiğini ancak şu anda daha genç yaşlarda insanların hayatını kaybettiğini ileri süren Prof. Dr. Aydın, “Türkiye’deki sağlık altyapısı çoğu ülkenin kat kat üzerinde. Sağlık çalışanlarımızın bir yılı aşkın süredir yılmadan çalıştığını sağlık altyapımızın güçlü olduğunu her zaman, her yerde söyledik. Fakat belli bir kapasitemiz var. Bu kapasitenin yüz üzerinden doluluk oranı var ise bu yüz dolmak üzere. Ne kadar iyi bir sistemimiz olursa olsun hastane kapasiteleri dolarsa sağlık hizmeti veremeyip kilitlemiş hale gelirsek ne olacak? Bütün ülke büyük bir sıkıntılı sürece girecek. Biz burada bir uyarıcı olmak zorundayız. Bizim uyarı yaparken insanları korkuttuğumuzu düşünüyorlar. Pandemilerdeki en temel kural en kötüsünün ne olabileceğini söylemektir. Bu koşullar oluşursa tedbirli olmak için bunun yapılması gerekir. Hastalarla ilgilenen doktorların aldığı izlenimlere göre maalesef ölümlü vakalarda 65 yaşın altındaki kişilerdeki artış gerçekleşiyor. Hastalarla birebir ilgilene kişiler yaşın 60’ın altına indiğini görüyorlar.  Aşısız olan grup genellikle 60 yaşın altı. Ülkenin farklı yoğun bakımlarından aldığımız kişisel verilere bakarsak ölümlü vakaların yaş ortalamasındaki düşüş doğru. Dolayısıyla çok daha dikkatli olmak gerekiyor.” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.