OKÇULAR TEPESİ

Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’da yapmış olduğu konuşmada; “Türkiye en az Cumhuriyetimiz'in kuruluş dönemindeki kadar kritik, sonuçları en az o dönemdeki kadar büyük olacak bir mücadelenin içindedir." diyerek Türk Milleti'ne önemli bir uyarıda bulunuyor.
Bu söz öylesine sıradan söylenmiş bir söz değildir. Salonda konuşmayı dinleyen, coşkuyla alkışlayan topluluğun neyi alkışladığını anladığını zannetmiyorum. Peki ne diyor Sayın Cumhurbaşkanı?
Doğu Akdeniz ve Güneyden kuşatılan devletimiz büyük bir mücadelenin içine girmiştir. Ya bu kuşatma yarılacak yada teslim olunup emperyalistlerin ülkemize biçtiği rol kabul edilecek. Ya bizde varız diyeceğiz yada Doğu ve Güneydoğu dahil kuruluşu planlanan, sözde uydu devleti kabul edeceğiz. Ya Mavi Vatandaki rezervler emperyalist kan emici zalimlere bırakılacak yada bizde pastadaki payımızı istiyoruz diyeceğiz. Ya ekonomik bağımsızlık diyeceğiz ya da bir yüzyıl daha bağımlı kalacağız. 
Evet sevgili dostlar; ülkemizdeki parti bölünmelerini, yeni parti çalışmalarını dahi bu çerçevede okumalıyız. Ülkemizde, hiçbir olay kendinden bağımsız gelişen olaylar silsilesi içerisinde değildir. Türkiye ve ortadoğu emperyalist kan emicilerin oyun alanı halinden çıkartılmak zorunda. Bunu yapabilecek yegane güç Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir.
Rusya ve ABD çizgisinden çıkarak, Afrika’dan Asya’ya, oradan Türk Cumhuriyetlerine ve Ortadoğu’da ki dizayna, ekonomik paylaşıma kadar hepsinin içinde olmaya çalışan bir Türkiye var. Okçular tepesi Türkiye’dir, ortadoğudur, mavi vatandır. Bir kere terk ettik, yine terk edersek kaybederiz. 
Gaziantep çöplüğünde plastik ve kağıt toplayan Suriyeli’nin şu sözünü unutmayalım: 'Biz Suriye’de peşin hükümlü ve ön yargılı yaşıyorduk. Birbirimizi dışlıyor ayrımcılığı arttırıyorduk. Şii iktidar olduğu için kimseyi beğenmiyordu. Sünni çoğunluk olduğu için kimseyi beğenmiyordu.Hristiyan zengin olduğu için kimseyi beğenmiyordu. Kürdü başka Arabı başka Türkmeni başka beğenmiyordu. Herkes dedikodu yapıp sosyal medyada küfürleşiyordu. Herkes herkesten uzaklaşıyordu. En ahlaklı en dindar en namuslu benim diyordu. Şimdi durum değişti. Hepimiz Gaziantep çöplüğünde birleştik. Çöplüğe düşünce birleşmeyi öğrendik.'
Aylardır emperyalistlerin ülkemiz üzerinde ki oyunlarına dikkat çekiyorum. Ülke bizim. Siyasi ayrılıklar bir kenara bırakılıp aynı gemide olduğumuzu unutmadan bu mücadeleye omuz vermek zorundayız. Yarın kimliklerimizin önemi kalmayabilir. Yarın Suriyeliler gibi şanslı olamayabilir birleşecek bir çöplük dahi bulamayabiliriz. 
Türkiye, Suriye’ye tarihin en büyük yığınağını boşa yapmıyor. Erdoğan’ın son yurt dışı gezileri öylesine planlanmış geziler değildir. Pakistan meclisindeki konuşma öylesine yapılmış bir konuşma değildir. 
Bizler iman etmiş, Müslümanlar olarak diyoruz ki: “Ve mekeru ve mekerallah vallahü hayrul makirın”, Onlar (İsrailoğuları) bir tuzak kurdular ve buna karşılık Allah da bir tuzak kurdu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bayan Pipo 2 ay önce

Oynana oyunu güzel özetlemişsiniz