SİYASETTE YENİ OLUŞUM DEDİKODULARI 

Başkanlık referandumu ile birlikte Türkiye parlementer sistemden vazgeçerek yeni sistemin ilk adımlarını attı. Bu sistemle birlikte artık iktidar olmak için %50+1 oy almak gerektiği hepimizin malumudur. Türkiye Sosyolojik olarak incelendiğinde %60-65 sağ, %30-35 sol seçmen profiline sahip olduğu görülmektedir. Yeni sistemde sol fraksiyon’dan iktidar çıkarmak neredeyse imkansız gibi duruyor. 
Küresel güçler kendi kontrollerinde olmayan hiç bir liderin iktidar olmasını istemez. Bir ülkeyi yönetebilmek için illaki askeri seçeneklere başvurmaya gerek yoktur, yönetebilmek, sömürebilmek için kendi güdümünde liderleri başa getirir olayı çözersin. Bu kural ister soldan isterse sağdan olsun değişmez. Türkiye’nin sosyolojik yapısını bilen bu güçler, öncelikle lider, teşkilat, doktrin ilkesine bağlı Ülkücü hareketi böldüler. %10-12’lik oy dilimine sahip MHP’den %7-8’lik bir dilimi İYİ Parti aracılığı ile kopardılar. İttifak aracılığı ile de bu oyu kabul edelim yada etmeyelim sol’a kanalize ettiler. Son iki seçim buna en güzel örneği teşkil etmektedir. Yine muhafazakar tabandan gelen SP ve sağ kanattan gelen DP’yi de bu ittifakın içine alarak muhafazakar tabana gerekli olan mesajı verdiler.  
 Bu dönem içerisinde sosyalist kesimi bir arada tuttular. Lider adayı olarak çıkan insanlar bir şekilde sindirildi. Sol bölünmeyerek blok olarak kalmaya devam ediyor ve edecek gibide. Tüm bunlara rağmen sağ bir iktidarın önünü kesemediler. Cumhurbaşkanlığı seçiminde toplam oyların %52.6 Cumhur İttifakı, diğer adaylar ise toplam %47.4 oy aldılar. Sağlıklı değerlendirildiğinde arada ki %5.2’lik bir farkın kapanabileceğini gördüler. Bu farkın eritebilinmesi açısından AK Parti içerisinden yeni oluşumların çıkmasının elzem olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Bu bölünme ile %2-3 gibi bir oyu bölebilirlerse istediklere sonuca ulaşmaları daha kolay olacak. 31 Mart seçimleri sonrasında oluşan tablo, İstanbul ve Ankara gibi illerin muhalefete geçmesi, yeni oluşum için bir köşede bekleyen küresel güçlerin iştahını kabartmıştır. 

AK Parti içerisinde başlayan tartışmalar, Davutoğlu’nun yayınladığı manifesto ile ayyuka çıktı. Yine Gül ve Babacan ikilisinin parti kurma çalışması yürüttüğü basında yer almakta. Her iki cenahtanda aksi yönde bir açıklama günümüze kadar gelmemesi iddiaları güçlendirmektedir. Bu da şunu bize göstermektedir; İYİ Parti gibi, Davutoğlu ve Babacan’ın kuracağı partide AK Partiyi küçültme politikasının bir parçası olarak kullanılacağı aşikardır.Geçmişte Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olmayacağım demesine rağmen birgün sonra aday olmaya ikna edenler kim ise Davutoğlu ve Gül/Babacan ikilisine ikna edenlerde muhtemelen aynı gruptur diye düşünüyorum. 

Bu ülkede, proje partiler iktidar olmak için tutmasada parti aidiyeti oluşturup iktidarları küçültme açısından tutmaktadır. 2001 yılının şartları ile günümüz şartları aynı değil. Ülkemiz bir ekonomik saldırıdan geçsede, AK Parti içindeki belli kesim kuruluş ilkelerini unutsada, bazı yanlış politikaların kurbanı olsada, yeni parti çalışmaları bir doğuş değil AK Partiyi yıkma harekatı olarak algılanacaktır. Buda AK Partiyi bölenler adına tarihe, davaya ihanet eden olarak anılmanın ötesine geçemeyecektir.
 

Davutoğlu bir konuşmasında; ‘Silopi’de kulağıma eğilip bizi yalnız bırakmayın diyen yaşlı amcada, Bergama'da yağmur altında saatlerce bekledikten sonra ellerini semaya açıp dua eden yaşlı teyzede, dünyanın dört bir yanında bu hareketin başarısı için dua eden, umudunu AK Parti'ye bağlayan milyonlarda merak etmesin, nefsimi ayaklar altına alırım, irfaninin terketmeyeceği düşünülen her makamı elimin tersiyle iterim ama asla kutlu hareketteki hiçbir dava arkadaşımın kalbini kırmam. Dünya mazlumlarının tek umudu olan bu ak hareketin zarar görmesine, bu ak yürekli kadroların üzülmesine, yeis’e düşmesine asla izin vermem’ diyordu. 
Bakalım önümüzdeki aylar ne gösterecek. Siyasette dün yoktur, sadece bugün vardır sözünü doğru mu çıkartacaklar. Bekleyip görelim......

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fevzi 6 ay önce

Türk halkını böl parçala metezoru kullan yönet böyle yönetim şekilleri devletin ekonomisine zarar verir az daha akılıca hareket edilmesi gerekiğine inanıyorum Allah devletimizin ve milletimizin sonunu hayırlara vesile olmasını diliyorum.Allah yar ve yardımcımız olsun.

Avatar
Ben Ahmet 7 ay önce

İstanbul seçimlerinin iptali ve sonrasında Davutoğlu ve Gül'ün açıklamaları yazınızın ne kadar değerli ve xoğru olduğunu gösterdl.