SÖYLENEMEYEN/SÖYLENMESİNDEN KORKULAN GERÇEKLER (2)

Bir önceki yazımda belirttiğim gibi, 31 Mart seçimleri ve öncesinde yapılan Milletvekili seçimlerinde başarısızlığa sebep olanlara hesap sorulmadı. Mağlubiyetlerden ders alındı, denmesine rağmen milletle inatlaşılarak ders alınmadığı ortaya çıktı. Kelle alma yoluna gidilmeyerek, başarısız, egolu insanlar korundu. Kelle almazsan kelle verirsin. İptal yerine hesap sorulsaydı psikolojik sınır kırılmayacaktı. İstişare kültürüne tekrar dönülmeli. Halkın içerisine karışılmalı, sofralarına oturulmalı. Lüks araçlardan, fildişi kulelerden dışarı çıkılmalı, jakoben tipli insanlar partiden uzaklaştırılmalı. Ötekileştirici söylemler yerine birleştirici söylemlere yer verilmeli. Kendini davasına adamış insanlar bulunup siyasete katılmalı. 
Teşkilatlarda ego tavan yapmış durumda. Neredeyse herkes şirket sahibi. Halkın içinden gelen, halkla irtibatlı insan nerede ise yok. Teşkilattaki görevini kendi nefsi arzuları için kullanan insanlar var. Bu insanlar Cumhurbaşkanının adıyla il veya ilçede görev yaptığı için yapılan tüm yanlışlar AK Parti'ye yazılmakta. Teşkilatlar tepeden tırnağa yeniden gözden geçirilmeli, 2023 vizyonuna uygun, beklentisi olmayan, Anadolu coğrafyası kadar büyük olan bu davaya inanan, kıyıda köşede kalmış gerçek dava adamlarına yer açılmalı. Olur mu, benim inancım yok ancak öneri olarak tekrar yazayım dedim. 
AK Parti içerisinden yeni isimler çıkartılamadı. Eski isimler ısıtılıp ısıtılıp milletin önüne kondu. Bankalara son atanan isimler ve Cumhurbaşkanlığına atanan isimler buna en bariz örnektir. Halkın nezdinde hiç bir karşılığı olmayan hattta nefret edilen bu kişilere makam dağıtma sevdasından vaz geçilmeli. AK Parti'ye gönül vermiş, her sıkıntılı dönemde Cumhurbaşkanımızın yanında yer almış etkin isimlerin bir şekilde teşkilattan uzaklaştırılması yalnızlaşmasına neden olmuştur. 
AK Parti iktidar mücadelesi verirken siyasete ‘3 Y’ kavramını soktu. Temel amaç olarak Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasaklarla mücadele ön plana çıkartılarak, ihaleler canlı yayınlandı pazarlıklar milletin önünde yapılarak iş bitirme ile ilgili tarih pazarlıkları yapılarak başarılı bir ivme kazanılmıştı. Sonradan bu 3 Y mutasyona uğradı. Yalakalık, yalan ve yandaşlığa dönüştü. Göz göre göre gelen tehlike fark edilemedi. Yolsuzlukların üzerine gidilmediği gibi yolsuzluk batağına saplanmış AK Partili belediyeler ve ihale peşinde koşan iş adamları korundu. Yeni yeni zenginler türedi. Köşke danışman olarak atananlar hep belli kesim, belli aile, akrabalık ilişkisi olanlardan oldu. Bakan, Bakan Yardımcısı, Genel Müdür vs. atamalarında dahi akrabalık ön plana çıktı. Hep bal tutan parmağını yaladı. Bal tutamayan insanlar yokluğa mahkum edildi. Adamcılık, hemşehricilik, akrabalık üzere yapılan atamalardan vaz geçilmeli. Tek derdi ihale, iş takibi, cebini doldurmak olan AKP'liler teşkilatlardan derhal uzaklaştırılmalı. Trollere, trol hesaplara çeki düzen verilmeli. Yapılabiliyorsa paylaşımdan uzak tutulmalı.
AK Parti belediyelerinde şirketlerin başına getirilen insanlar, encümen adayı yapılanlar, il teşkilatlarına referansla konanlara bakıldığında büyük bir çoğunuluğun bu davaya ayak uyduramamış kişiler olduğu görülecektir. Halk her seçim döneminde bu adamlar da nereden çıktı demesine rağmen, inatla aynı adamlar listelere kondu. Cumhurbaşkanı yalnız kalmasın diye hırsıza, uğursuza, nemelazımcılara oy verdi halkımız. Ancak sonradan yeter artık demeye başladı. Reis’in neden bundan haberi yok, neden bunlara göz yumuyor diyerek cezayı kesmeye başladı. Dönüşü olmayan bir yolun arefesindeyiz. Ya bugün ya hiç.
Sırf Kürt seçmene yaranma adına her türlü Milliyetçiliği ayaklarımın altına alıyorum diyerek, ırkçı kimlik taşımayan, tek derdi bir millet olma davası olan, islamiyeti bedeni, ruhu gibi gören Ülkücü cenahta açtığı derin yaralar tamir edilemedi. Yıllarca bu kesim dışlandı, ötekileştirildi. Aynı membaadan beslenilmesine rağmen makamlardan uzak tutuldu. Onların gönlünü alma adına hiçbir şey yapılmadı. En azından şu denebilirdi; ‘Bu güne kadar size karşı duyarsız olduk, sizi anlayamadık, sizleri üzdük, artık yeni bir sayfa açma vakti, gelin hep birlikte ülkeyi kalkındırıp kızıl elma ülküsüne emin adımlarla ilerleyelim.’ Ancak bu söylenmedi söylendiyse de inandırıcı olmadı.
Eyt (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) sorunu çözülemediği gibi muhalefetin popülist tavrına teslim edildi. Milyonları ilgilendiren bir konu basit söylemlerle geçiştirildi. En azından ileriki dönemde bir düzenleme yapabiliriz deyip halkın gazı alınabilirdi. Sorunun kaynağı bu günkü hükümet olmamasına rağmen anlatılamadığı gibi çözümde sunulamadı.

İlgili Galeriler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Selim kalkışım 2 ay önce

Kalemine ve yüreğine sağlık güzel tespitler

Avatar
Selda 2 ay önce

Bu yazdıklzrınız, özel tespitleriniz için teşekkür ediyorum.
Umarım duyması gerekenle, duyup da erteleyenler gerekli dersleri alırlar.
2023 Cumhurbaşkanı olmadan dönülemez.