SURİYE DENKLEMİ

İdlib’de askerlerimize yönelik saldırılar sonrası tuhaf gelişmeler yaşanıyor. Cumhurbaşkanımız Putin ile yaptığı telefon görüşmesinde, rejime 29 Şubat’a kadar süre tanıdı. Bu zaman zarfında Rusya ile bir heyet kurulup Soçi ve Astana sürecinin işletilmesi için gerekli çalışmaların yapılması kararı alındı. 
Saldırıyı fırsat bilen ABD, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo aracılığı ile yaptığı açıklamada, ‘‘Türkiye'nin İdlib'de Suriye ordusuna karşı askeri eylemlerini desteklediğini ifade etti.’’
ABD Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey ise daha dikkat çekici bir açıklama yaparak,  ‘‘HTŞ terör örgütü ama kendilerini ‘vatansever savaşçı’ olarak tanımlıyorlar. Üstelik uluslararası bir tehdit oluşturmuyorlar. Rusya’nın iddia ettiği gibi kimseye de saldırmıyorlar. Bir kaç dron saldırısından başka potansiyel eylemleri yok’’ diyordu. 
ABD ile Rusya Suriye’de her ne kadar müttefik olsalarda, doğu ve batıyı bölüşselerde, Türkiye üzerinden bir birlerine hamle yapmaktan geri durmuyorlar. Rusya ile Türkiye arasında gerginliğin artması peşindeler. 
Çar Deli Petro (1.petro)’nun 300 yıllık, sıcak denizlere inerek gemilerini okyanuslara çıkarmak, ticaretini güçlü kılma politikası yada hayali hiç bu kadar gerçekçi olmamıştı. Rusya bu sebeple ne Suriye’yi ne de Libya’yı terk etmeyecektir. Burada kalabilmenin Türkiye ile ortaklıktan geçtiğinin Putin farkında. Ancak karşısındaki devletin köklü ve güçlü bir devlet olduğunun da farkında. Buna karşı stepne olarak tuttuğu Suriye rejimini terk etmeyecektir. ABD ise yaptığı açıklamalarla hem Türkiye’yi Rusya’ya karşı kışkırtmakta, HTŞ vurgusu yaparak ileride ülkemizi terörle irtibatlandırma çalışmaları gütmekte. HTŞ vurgusu aba altından sopa gösterme gayretinden başka bir şey değildir. Unutmamak gerekir ki HTŞ, ABD tarafından terör listesine alınmış bir örgüttür. Evanjelit ve siyonist politikalarının oyununa gelmemek gerek.
Gelelim bize; 
Türkiye artık Suriye’den çıkamaz, çıkmamalı. Bunun en önemli sebebi ülkemizde 3,5 milyonu bulan Suriyeli mülteciler, yeni oluşacak 1,5 milyon mülteci akını beklentisi, hakim olduğumuz Afrin, Cerablus, El Bab gibi bölgelerin korunması ve PKK/YPG sorunudur. İdlib’i halletmek zorundayız. 4 gözlem ve 5 kontrol noktamız kuşatma altında. Sorunu kaynağında çözemezsek terörü sınırlarımızın içerisinde göreceğiz. Tekrar 90’lı yılların bilinmezliğini yaşayacağız. Bataklığı olduğu yerde kurutmak ve devlet aklını öne çıkartmak zorundayız. Artık Suriye’de kalmamız bir gereklilik değil mecburiyet halini almıştır. Orası kahraman Mehmetçiklerimizin kutsal kanlarıyla sulanmış, şehitlerimizin yadigarıdır.

Anahtar Kelimeler:
SuriyeABDPutinHTSRusya
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sezai öztürk 2 ay önce

Kalemine yüreğine sağlık reis