TOPLUMSAL CİNSİYET ÜZERİNDEN KURULAN TUZAK

Son günlerde sosyal medyada bir video dolaşmakta. Sözde sanatçı Sezen Aksu’nun öncülüğünde hazırlanan videoda, yine sözde sanatçılar tarafından ‘Aşkın rengi olmaz, aşk sınır tanımaz, LGBT’ye selam’, ‘Herkesin biribirini özgürce sevebildiği, özgürce sokaklarda el ele dolaşabildiğiniz, sarılabildiğiniz, istiyorsak da yalnız kalabildiğimiz, cinsiyet kimliklerimizle değil kalbimizle var olduğumuz bir sene diliyorum.’ ‘Aşkın tek rengi olmaz, çünkü biz gökkuşağıyız, çünkü biz LGBT’yiz’ gibi içeriklerle desteklenen video, Sezen Aksu’da ‘Aşk izin istemez’ cümlesi ile bitiyor. 

Nereden bakarsak bakalım video içerik olarak masum gibi görünsede amaç ortada. Türk kültürünü, aile yapısını, kültürel değerlerini yıpratmak, ahlaki hiçbir beklentisi olmayan bir toplum yaratmak. Videoda işlenen ‘Aşk Sınır Tanımaz’ teması çok ilginç(!) Gerçekten aşk yaş sınırı tanımaz mı? Aşkın hiçbir kutsalı olmaz mı yani? Kediler, köpekler gibi sokaklarda aşk mı yapsın insanlar?  Bana göre hastalıklı bir söylem bu. LGBT’ye destek amaçlı çekilen video bazı sol, sosyalist belediyeler tarafından desteklenmekte. Toplum ahlakını törpüleme adına ne varsa güya özgürlük adına hepsinin içinde sol ve sosyalist belediyeler var. Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından 14 Mart 2012’de kabul edilip 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi ile birlikte ülkemizde herkesin kabul edebileceği kadına şiddetin önlenmesi amacı güdüyor gibi görünse de asıl amaç, toplumsal cinsiyet eşitliğini ülkelere yaymak. 

Aslında toplumsal cinsiyet eşitliği sözünün eleştirilecek yanı nedir diyebilirsiniz. Burada kast edilen sadece kadın ve erkek değil. Kendilerine göre değişik tercihleri olan insanlar da (üçüncü cins) bu kategoriye sokulmakta ve ülkemizde sapkın karakterler de cinsiyet tercihi kategorisine alınmaktadır. Cinsiyet eşitliği gibi ne anlam içerdiği tamda belli olmayan kadın erkek ilişkisi gibi masum bir kılıf üzerinden toplumsal cinsiyet eşitliği maskesi ile LGBT (Lezbiyen, Gay, Biseksüel ve Transgender) gibi sorunlu, hastalıklı insanların davranışlarını normal gösterme amacına büründüğü görünmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı da cinsiyet eşitliği kavramına destek verir konuma geldi. Bir toplumu, bir milleti ayakta tutan herşeyden önce aile ve ahlak kavramlarıdır. Aileyi devletin merkezinden alırsanız ne millet kalır, ne aidiyet, ne bağlılık nede asayış. 

Türk toplumunu yok etme amacı güden emperyalist politiklara toplum olarak karşı durmak zorundayız. Emperyalistlerin temel amacı sınırları yıkmak, sınırsız, hiçbir insani ve ahlaki değeri olmayan nesiller yetiştirmek. Değeri olmayan bir toplum kolay güdülür, günlük yaşantısı dışında hiçbir amacı olmaz. Tüketebildiği oranda mutlu olur. Sınırsızlık, engelsizlikten çıkan anlam şudur; bir genç kadın veya erkek ((amcasına, dayısına, halasına, teyzesine) kendi hem cinsine ilgi duyabilir. Hatta anne ve babasına bile ilgi duyabilir. Bu projenin perde gerisinde Soros vari vakıf ve dernekler var. Şeytanın avukatları sınır tanımadan elini Türk aile yapısına uzatmış durumda. Bunların içerideki destekçileri sözde sanatçı, akademisyen, bazı üniversiteler veya sözde demokratlar kendi kirli ilişkilerini topluma empoze ediyorlar. Aleyna Tilkinin çocukkken yaşadığı hayatı meşrulaştırıyorlar. Yasak ilişkilere, evlilik dışı ilişkilere yol veriyorlar. İlişki yasak olunca yaşın önemi yok ancak evlilik babında ilişki olunca çocuk gelin oluyor. Sağlıklı insan her ikisine de karşı duran insandır. Ahlaksız insanların ağzına aşk ve sevgi kelimesi eğri duruyor dostlar. LGBT bir cinsiyet değil bir hastalıktır. Fıtratla oynayan toplumlar helak olur. Sizler istediğiniz sapıkça ilişkiyi yaşayabilirsiniz ancak bunu bize dayatma, çocuklarımızın beyinlerinin arkasına algıyla meşrulaştırma emellerinize karşı duracağız. 

Bu sapıklar, sapkınlar gökkuşağını simge olarak seçmişler. Eşcinselliği, farklı ruhsal hastalıkları rengarenk tarif ediyorlar. Hastalık renk değil tedavi edilmesi gereken bir olgudur. Türk toplumuna üçüncü bir cins dayatması kabul edilemez bir hatadır. İnsanımıza zehri bal ile sunmayın lütfen. Muhafazakar bir hükümet buna alet olmamalı. Şimdi bir komplo teorisi üretelim. Gerçekliği olup olmadığına siz değerli okuyucularım karar versin. Greenpeace gemisi Rainbow Warrior 25-26 Mayıs tarihinde İstanbul’a gelerek “Güneş için Omuz Omuza” projesi kapsamında ki çalışması sonrası başlatılan bir kampanya bu. Greanpace dünyanın en büyük emperyalist gücü olan İngiltere’nin M16 yapılanması tarafından soft power (yumuşak güç, askeri gücün dışında yapılması gerekenleri yapmak ve başkalarını kontrol etmek için kullanılabilecek güç) politikaları kapsamında desteklenen bir yapılanmadır. Unutmayalım M16 beyin, ekonomik destekçisi Yahudi Mossad, saha uygulayıcısı CIA’dır. Özetle küfür tek millettir. Temiz enerji perde gerisinde legalize eden ve kitleleri kendi etrafında toplama amaçlı kullanılan bir sembol. Kullandığı amblem gökkuşağı ve kuş görseli. Martı veya güvercin diyebiliriz. Bundan önceki gemilerinde ağzında zeytin dalı tutan bir güvercin görünüyor. Son görselleri martı ya da kırlangıça daha yakın. Özgürlük temsiliyeti yapılıyor diyebiliriz. 

Çok büyük bir projenin gizli uygulayıcısı olan Greanpace ve benzeri kuruluşların tek amacı vardır, emperyalistlere köle olacak toplumlar üretmek. Eylem yaptıkları bölgeler dikkat edin lütfen. Neredeyse tamamı gelişmekte olan devletler. 2014 ylında bir belediyemiz şehrin logosunu belirlemek amacıyla kampanya başlattı. Yapılan oylamada özgürlük kenti ifadesini taşıyan gökkuşağı renkleri içerisinde ‘Kırlangıç’ logosu. Emperyalistlerin kısa vadeli politikalarla hareket etmediklerini biliyoruz. Peki bu logo bu politikaların algıya yansıması olabilir mi? Gençlerimiz sizleri dinlemekten, sözde özgürlükçü söylemlerinizin büyüsüne kapılmış olabilir ancak bu toplum sizin oyunuzu bozacak basirete sahiptir. Cemil Meriç’in dediği gibi; ‘Bu kavga, Olimpos Dağı’nın çocukları ile Hira Dağı’nın çocukları arasındadır. Ama Olimpos tek yürek, Hira Mahzun’ 
Bizler Hira dağının çocukları olarak yükümlülüklerimizin farkına varıp oyununuzu bozacak basirete elbet sahibiz. Alemi islam için fert fert üstümüze düşeni yapacağız Allah’ın izniyle.

İlgili Galeriler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol