VİP Mİ YOKSA BİP Mİ?

İstanbul seçimlerinin kızıştığı ortamda, adayların birbirlerini sürekli olarak sıkıştırmak amacıyla siyasi salvolara şahit oluyoruz. Son siyasi salvo ise Sayın Ekrem İmamoğlu’nun Doğu Karadeniz’de yapmış olduğu ziyarette yaşandı. Ordu Havalimanında VIP salonunu kullanmak istemesi üzerine yaşanan tartışmalar farklı kulvarlara doğru ilerlemeye başladı. Peki VIP nedir ve nasıl bir uygulamadır;
VIP (Very Important Person), Türkçesiyle “Çok Önemli Kişi” büyük önem arz eden kullanıcıları yapılan özel müdahaleleri belirtmek için kullanılan bir sözcüktür. VIP Türkçede aktif olarak kullandığımız elit sözcüğüne benzetebiliriz. Bir ünlü, devletin önemli mevkilerindeki kişiler, değerli davetliler ve önemli kişilere herhangi bir nedenden dolayı yapılan özel muamele veya sunulan ayrıcalıklara VIP denilir. 
Hava servislerince bu kişilere; gidiş ve gelişte eskort, özel araç temin etmek, bilet, bagaj ve pasaport işlemlerini özel görevlilere yaptırmak, özel olarak etiketlenen VIP bagajlarını diğer bagajlardan sonra yükleyip, önce indirmek, VIP kategorisindeki yolcuların tüm yolculardan sonra uçağa alınmasını ve herkesten önce uçaktan indirilmesini sağlamak, yolculuk sırasında bu yolcuların özel yer ve yemek isteklerini dikkate almak, ayrıca ulaşacakları havaalanında karşılanmalarını sağlamak gibi hizmetler verirler.
Türkiye’de VIP yolcularına yapılan uygulamalara dünyanın başka ülkelerinde rastlamak neredeyse imkansız denecek kadar azdır. Biz başka şeylerde olduğu gibi VIP uygulamasını da abartmış bir milletiz. Bu görgüsüzlüğün, cahilliğin, halktan kendini üstün görmenin başka bir yoludur aslında. 
Kendisini halktan gören, halkın adamı olduğunu iddia eden, kendi halkıyla aynı muameleyi görmeyi içine sindirebilmelidir. Artık ülkemizde ya VIP mantığı tamamen ortadan kalkmalı yada sadece Devlet Büyükleri kategorisinde olan şahıslar haricinde kimseye tanınmamalıdır. 
Milletin vekili olduğunu iddia edenler, milletin Belediye Başkanı olduğunu iddia edenler, Milletin Valisi, Kaymakamı olduğunu iddia edenler milleti ile aynı muameleye maruz kalmaktan korkmamalıdır. Burada sakın bu sözleri İmamoğlu için söylediğim anlaşılmasın, kastım kendilerine verilen makamları hunharca kullanan tüm siyasileredir. Sana giydirilen elbise üzerinde geniş durmamalı. Ya o elbiseyi dolduracaksın yada hiç giymeyeceksin.
Artık bu siyasi, bürokratik, oligarşik kast sisteminden vazgeçmeliyiz. Nedir bu sınıf ayrımı. VIP, 21.yüzyıl dünyasında olmaması gereken bir uygulamadır. Devlet kademesinde kendisine bir köşe kapan hemen mal bulmuş mağribi gibi kendini özel imtiyazlarla donatıyor. Büyüdükçe küçülmeyi, büyüdükçe alçak gönüllü olmayı, büyüdükçe insan olmayı beceremiyoruz.
Samim olmalıyız, ya halktan gibi olacağız yada halktan yana olduğumuz algısını yaratmayacağız. Dürüstlük, Ahlak en büyük erdemdir. Şems; ‘Edeep, aklın tercümanıdır, insan edebi kadar akıllı, aklı kadar şerefli, şerefi kadar kıymetlidir’ der. Eğer söz ve fiillerimiz bir biriyle uyumlu değilse vay bizim halimize. 
İnsan, ana rahminde VAV (و) şeklinde durur ve öyle doğar, doğduktan sonra kendini bir halt zanneder ve ELİF (ا) oldum sanır. Bilmez ki insan oğlu acizdir, iki büklüm yaşayan bir zavallıdır, hiçbir zaman doğru olmamış, olamamıştır. İnsanoğlu, en doğru olduğu günün musallada yattığı gün olduğunu bilmeli. Kibirden, ayrıcalıktan, ahlaki yoksunluktan uzak durmalıdır. Neyse ki her şey bu dünya ile sınırlı değil. Hesap var, adalet var, cennet ve cehennem var.
Yanlış yoldasınız ey siyasi elitler. Yanlış yapıyorsunuz ey siyasi elitler. Silkinin ve nereden geldiğinizi unutmayın. Halk gibi yaşayın halktan insanlar olun. Yazımı Hz.Ömer (R.A)’in şu sözü ile bitiriyorum; OrUyarması bizden uyması sizden.

İlgili Galeriler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol