Kazanılan Bir Puan … 

Kayserispor karşısında oynanan oyunu gördükten sonra beraberliğe mecburen razı geldik, hatta ikinci yarıyı görünce, sevindik desek yeridir.T rabzonsporlu oyuncular veteran maçı için bir araya gelmiş, topçular gibi maşallah. Sahadaki oyuncular takım arkadaşlarının özelliklerinin ne olduğunu, ne yapacağını, nereye koşacağını, bilmeden amaçsız bir şekilde koşup durdular. Saha içi bağlantı yok, uyum yok ,coşku ve istek konusuna hiç girmiyorum, zaten. Oyuncu topluluğu sanki mecburi silah zoru ile sahaya çıkmış gibi. Kayserispor'un ilk defa kalesini koruyan genç Doğan’ın iyi mi, kötü mü olduğunu bile anlayamadık. Zaten bu olumsuzluklar neticesinde Abdullah hoca oyunculardan istediğini alamayınca da su şişesini elinden fırlattı ve maç sonunda açıkça çok kötü olduğumuzu belirtti. Ancak hocam belirtmeliyiz ki, sahada yürüyen Baker olsun, Parmak olsun bir kere Flavio'yu yerlerine denemedin. Futbol ucubesi Bilal’i geçen hafta da öven sendin, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu derler adama… O yüzden çuvaldızı biraz da kendine batır lütfen…

90 dakikada doğru dürüst bir pozisyonumuz yok. Kazandığımız topları olumlu kullanamıyoruz, kafamız yerde sahayı komple gören bir oyuncumuz yok attığımız paslarda oyuncu baskı altında mı değil mi, ona bile bakmadan pas vermeye çalışıyoruz. Neticesinde de topu ayağımızda tutamıyoruz. Kayserispor maçındaki oyunu görünce kaybettiğimiz 2 puana üzülmüyor, kazandığımız 1 puana seviniyoruz. Bu da Trabzonspor gibi bir camiaya yakışmıyor…  
Oyuncu performanslarına değinirsek şahsen iki kenarda oynayan beklerden Pereira'nın artık yetmediği, yaşlandığı ve karşısında oynayan hızlı adamlara karşı zorlandığı aşikar, ikinci yarı sahada kalsa idi, kesin atılılır dı. Abdullah Hoca bunu sözmüş olacak kı, oyncu değişikliliğine gitti. 
Yine solda Marlon her ne kadar önceki maçlardan daha iyi bir görüntü verse de, oyunu kopuk kopuk oynayan hücumda olsun savunmada olsun tam anlamı ile istenileni veremeyen bir görüntü çiziyor. Ortada Baker topsuz oyunda zaten sıfır performans, top onda olduğu zaman çok kısa mesafeli paslarla oyun oynamaya çalışan orta saha organizesinin kesinlikle uzağında bir oyuncu... Abduşları sorsan ikiside çok güçsüz ikisi de hergün geriye gidiyorlar ve gidişatları hiç ümit vermiyor. Bilal’i hiç değerlendirmiyorum, çünkü başta oyuncu performansları dedik. Bilal'in ne yazık ki, futbolcu olduğuna dair ortada henüz birşey göremedik. Diabate biraz kıpırdamak istiyor, o da çok kısa mesafede oynamayı tercih ediyor, oyun alanını uzatmıyor. Afobe'nin de ne tip bir santrafor olduğunu hala anlayamadık ya da santrafor olup olmadığını? Hugo-Edgar-Ekuban üçlemesi ile ne kadar ayakta durabiliriz, belli değil .Abdullah Hoca’nın acilen devre arasına kadar alternatif üretmesi lazım. Kadro isitikrarı bizim için şu anda çok acil değil, kötü oynayanın dinlendirilmesi gerek diye düşünüyorum. Belki böyle yaparak biraz forma rekabeti doğar ve devre arasına kendimizi atarız. Yoksa dişli bir takım bizi hallaç pamuğu gibi döve döve yener...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
tayfun bekar 1 ay önce

Yazdıklarına aynen katılıyorum kardeşim...

Avatar
Semih AYDIN 1 ay önce

Yorumların duygularımıza tercüman oluyor Şampiyonlukları ellerinden tekrar tekrar çalınan yıkık bir takımın şerefli taraftarlarıyız..

Avatar
Yakup ozadogan 1 ay önce

Sayın Onur bey yazdiklariniza aynen katılıyorum elimizdeki hamurdan gördüğünüz gibi apdullah hoca bir puan çıkarabiliyor ne yapsın hoca kendimi oynadın oyuncular sanki haftada üç maç oynuyorlar gibi tel tel dökülüyor inşAllah ilk yarıyı en az kayıpla atlatır ikinci yarıya firtana gibi giriş yaparız aksi taktirde herzaman olduğu gibi taraftar yine hayal kırıklığına uğrar sevgiler saygılar