Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, A Haber canlı yayınında sağlık alanındaki yeni adımlara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. 2026 sonrası personel istihdamının artırılacağını belirten Memişoğlu, bu yıl 6 şehir hastanesinin daha hizmete gireceğini açıkladı. Yerli aşı üretiminde kritik bir aşamaya gelindiğini vurgulayan Bakan Memişoğlu, 13 aşının Türkiye'de üretilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi. Merkezi Hekim Randevu Sistemi'ndeki (MHRS) yoğunluğun önemli ölçüde azaldığını kaydeden Memişoğlu, koruyucu sağlık politikaları ve obeziteyle mücadelede hayata geçirilecek yeni uygulamaların ayrıntılarını paylaştı.
SAĞLIK SİSTEMİNE "CHECK-UP" DENETİMİ
Bakanlık tarafından başlatılan yeni denetim modelinin detaylarına ilişkin konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Esasında teftiş kelimesini kullanıyoruz ama bunu bir değerlendirme gibi düşünmek lazım. Orada görev yapan müfettiş arkadaşlarımız tecrübeli ve birçok olayla karşılaşmış isimler. Hem yöneticiyi eğitme hem de olan sorunları veya olabilecek hataları önleyici bir teftiş usulü geliştirdik" ifadelerini kullandı. Denetimlerin kapsamını genişlettiklerini belirten Bakan Memişoğlu, "Hastanenin alım süreçlerinden hizmet süreçlerine, personelin yönetiminden mesaisine kadar her açıdan sağlık sistemini o ilde check-up yapıyoruz. Raporlamalar bize eksiklerin nasıl düzeltileceğini gösteriyor ve biz de politikalarımızı buna göre yapıyoruz" sözleriyle sistemin artık daha sıkı ve verimli takip edildiğini aktardı.
MHRS'DE RANDEVU SORUNUNA NEŞTER
Merkezi Hekim Randevu Sistemi'ndeki (MHRS) yoğunluğu azaltmak için atılan somut adımlara değinen Memişoğlu, "MHRS sistemi esasında bir medeniyet ölçeğidir. İnsanların hangi zamanda nereye gideceğini bilmesi modern dünyanın ve Türkiye gibi gelişmiş ülkelerin bir standardıdır" dedi. Özellikle COVID sonrası artan sağlık yüküne neşter vurduklarını belirten Bakan Memişoğlu, "2024'te yaklaşık 4 milyona yakın insan randevu bekliyordu. Sıkışık branşları analiz ettik ve 390 tane kulak burun boğaz muayene masası, 400 küsur tane göz ünitesi açtık. Uzman atamalarımızı randevu bekleyenlerin yoğunluğuna göre gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. Ayrıca "mesai dışı kaydırma" sistemiyle poliklinik kapasitesini artırdıklarını ve aile hekimlerinin artık doğrudan uzman randevusu alabildiğini de sözlerine ekledi.
AİLE HEKİMLİĞİNDE YÜZDE 76'LIK BAŞARI
Sağlık sisteminin yükünü hafifletmek adına aile hekimliğinin etkinliğini artırdıklarını vurgulayan Bakan Memişoğlu, "Aile hekimlerimizin mevzuatını değiştirerek, daha erken safhada kendi nüfusunu tarayarak sorunları çözmesini sağladık. Bu kapsamda 31 milyon insanı aradık" dedi. Sistemin meyvelerini vermeye başladığını belirten Memişoğlu, "Birinci basamağa yönlenen hastaların yaklaşık yüzde 76'sı orada problemini çözer hale gelmiş durumda. Eğer aile hekimi bir uzmana gidilmesi gerektiğine karar verirse, herhangi bir branştan direkt randevu alıp hastayı yönlendirebiliyor" şeklinde konuştu.
TETKİKLERDE YAPAY ZEKA DÖNEMİ VE ALTYAPI DEVRİMİ
Tetkik sürelerine ilişkin de önemli açıklamalarda bulunan Memişoğlu, "Hastanelerimizde 3 ay, 6 ay sonraya verilen bir MR randevusu yok. Bazı kontrol randevuları şüphe üzerine ileri tarihe verilebiliyor ancak biz bunları elektronik sistemimizle takip ediyoruz" dedi. Yapay zeka müjdesini paylaşan Memişoğlu, "Yapay zeka ile bir program oluşturduk. Bu program, hastalıklara göre hangi filmin çekilmesi gerektiği konusunda doktora tavsiyede bulunacak" ifadelerini kullandı. Altyapıdaki devasa farkı rakamlarla anlatan Bakan Memişoğlu, "2002 yılında bu ülkede toplam MR sayısı sadece 58'di. Bugün ise en son model bin 57 adet MR cihazımız var. Türkiye, cihaz ve altyapı bakımından dünyanın en kapsamlı ülkelerinden biridir" sözleriyle Türkiye'nin ulaştığı kapasiteyi gözler önüne serdi.
ESKİ TÜRKİYE'NİN SAĞLIK ÇİLESİ: BİR TEST İÇİN ŞEHİR DEĞİŞTİRİLEN GÜNLER
Geçmişteki yetersiz altyapı ve organizasyon bozukluklarını kendi tecrübeleriyle aktaran Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Ben bu süreçlerin hepsini hem hekim hem de vatandaş olarak yaşadım. Okmeydanı'nda çalıştığım yıllarda, bir doktorun günde 210 hastaya baktığına, artık yorgunluktan bittiğine şahit olduk. 1990'lı yıllarda bir vatandaşımız sağlık sisteminden yılda ortalama sadece 2 kez yararlanabiliyordu ama o zaman bile insanlarımız perişan oluyordu" ifadelerini kullandı. O dönemdeki teknolojik imkansızlıklara da değinen Memişoğlu, "Konya Ereğli'de görev yaparken bir tiroit hormon tahlili bile yapılamazdı; hastayı sadece bu tahlil için Konya merkeze sevk ederdik. Bugün ise her vatandaşımız aile hekimliğinde her türlü testini yaptırabiliyor" sözleriyle Türkiye'nin nereden nereye geldiğini aktardı.
HASTANELERDE NİTELİKLİ YATAK VE MODERN ALTYAPI DEVRİMİ
Hastanelerdeki fiziksel imkanların artık dünya standartlarının üzerine çıktığını belirten Bakan Memişoğlu, "Eskiden SSK'lı hastaya devlet hastanesinde bakılmazdı, ilaç kuyrukları bitmek bilmezdi. Bugün ise toplam 271 bin yatağımız var ve bunun 184 bini nitelikli yatak dediğimiz; içinde televizyonu, buzdolabı, interneti, tuvaleti ve banyosu olan özel oda standartlarındadır" dedi. Altyapı yatırımlarının hız kesmeden devam ettiğini vurgulayan Memişoğlu, "Son 5 yılda, en küçüğü 400 yataklı olmak üzere tam 28 tane hastane yaptık. Başakşehir'den Okmeydanı'na kadar her yerde altyapımızı yeniledik. Artık sadece sağlık hizmeti sunmuyoruz; yeni cihazlar, ilaçlar ve moleküller geliştirecek kapasiteye ulaştık" ifadelerini kullanarak Türkiye'nin sağlıkta yeni bir çağa girdiğini belirtti.
SAĞLIKTAKİ BU DEVASA DÖNÜŞÜMÜN MİMARI CUMHURBAŞKANIMIZDIR
Sağlıkta yaşanan bu devrimin arkasındaki liderlik vurgusunu yapan Bakan Memişoğlu, "Bu yol meşakkatli bir yoldu; çok çalışma ve adanmışlıkla oldu. 1970'li yıllardan itibaren Türkiye'de sağlıkta dönüşüm hep konuşuldu ama bir türlü hayata geçirilemedi. Ancak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın o dirayeti ve liderliğiyle bu sistem organize edildi ve bugünkü dünya örneği haline getirildi" dedi. Memişoğlu, Türkiye'nin artık sağlıkta bir "iyilik ve şifa merkezi" olarak anıldığını belirterek, "Bu büyük devrim hikayelerle, kitaplarla yıllarca anlatılacak bir başarıdır. Cumhurbaşkanımızın vizyonuyla insanımıza en kaliteli hizmeti ücretsiz sunmaya devam ediyoruz" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
ŞEHİR HASTANELERİNDE DEV KAPASİTE: 11 YENİ HASTANE YOLDA
Türkiye'nin sağlık altyapısındaki güncel tabloyu özetleyen Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Şu anda 27 şehir hastanemizde yaklaşık 40 bin nitelikli yatak kapasitesiyle en lüks ve en modern şekilde sağlık hizmeti sunuyoruz. Bununla da yetinmiyoruz; 11 hastanemiz şu an inşaat aşamasında. Bu hastanelerden yaklaşık 6 tanesini inşallah bu sene sonuna kadar yetiştirip milletimizin hizmetine sunmaya çalışıyoruz. Ayrıca 10 hastanemizin daha projelendirme ve ihale süreçlerini yürütüyoruz" ifadelerini kullandı. Bakan Memişoğlu, her geçen gün hizmet ağını daha da genişlettiklerini vurguladı.
SANCAKTEPE'DE AVRUPA'NIN EN BÜYÜĞÜ YÜKSELİYOR
Türkiye'nin dört bir yanına yayılan yatırım ağını tek tek sıralayan Memişoğlu, "Aydın Şehir Hastanemizi açtık, Samsun'da hasta alımına başladık. Ordu, Trabzon, Sakarya, Denizli, Şanlıurfa, Mardin ve Diyarbakır'da çalışmalarımız hızla devam ediyor. İstanbul Sancaktepe'de ise 4 bin 50 yataklı Avrupa'nın en büyük şehir hastanesinin inşaatı sürüyor. İzmir, Muğla, Tokat, Konya ve Rize'de de yeni projelerimizi hayata geçireceğiz" sözleriyle Türkiye'nin dört bir yanının modern hastanelerle donatıldığını aktardı.
DEPREME KARŞI "İZOLE" EDİLMİŞ GÜVENLİ HASTANELER
Hastanelerin sadece konforlu değil, aynı zamanda en üst düzeyde güvenli olduğunu belirten Bakan Memişoğlu, "Türkiye'nin deprem gerçeğini göz ardı etmiyoruz. Bugün 100 yatağın üzerindeki tüm yeni hastanelerimizi sismik izolatörlü olarak inşa ediyoruz. Şehir hastanelerimizin tamamı zaten bu teknolojiye sahip. Başakşehir, Bilkent, Etlik gibi hastanelerimiz devasa metrekarelerde hizmet veriyor. Bunlar Türkiye'nin medarıiftiharı olan sağlık şah eserleridir" dedi. Memişoğlu, Mardin'den Rize'ye kadar her bölgenin bu yüksek standartlardan faydalanacağını belirtti.
EN ÜCRA KÖŞEDEKİ HASTANE BİLE DÜNYAYA ÖRNEK
Şehir hastanelerinin yanı sıra devlet ve ilçe hastanelerinin de aynı kalitede modernize edildiğini vurgulayan Memişoğlu, "Sadece şehir hastanelerini değil, Gölcük Devlet Hastanesi gibi birçok tesisimizi de harika bir mimari ve yüksek teknolojiyle yeniledik. Bugün Türkiye'nin en ücra köşesindeki 25-50 yataklı bir ilçe hastanemiz bile metkaresiyle, konforuyla ve sunduğu imkanlarla dünyada örnek alınacak bir seviyeye gelmiştir. 70'in üzerinde şehri dolaştık; gördüğümüz tablo Türkiye'nin sağlık altyapısında dünyada rakipsiz olduğudur" ifadelerini kullanarak sağlıkta ulaşılan zirve noktanın altını çizdi.
YOĞUN BAKIMDA AVRUPA'NIN 2,5 KATI KAPASİTE
Türkiye'nin yoğun bakım kapasitesindeki devasa artışa dikkat çeken Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Türkiye'de yoğun bakım kapasitesi 48 bine ulaştı. Bu rakam Avrupa'daki yoğun bakım kapasitesinin yaklaşık 2,5 katıdır. 2002 senesinde bu sayı sadece 2 bin 300'dü. 2 bin 300'den 48 bine çıkan bir başarı öyküsünden bahsediyoruz" ifadelerini kullandı. Yoğun bakımda uzun süre yatan kronik hastalar için yeni bir mevzuat çalışması yürüttüklerini belirten Memişoğlu, "Palyatif bakım, evde sağlık ve uzaktan sağlık hizmetleriyle bu süreci daha etkin yöneteceğiz. Şu anda 1 milyon 200 bin insanımıza evde sağlık hizmetiyle destek veriyoruz" sözleriyle evde bakımın kapsamının genişleyeceğini aktardı.
SAĞLIKLI TÜRKİYE YÜZYILI: HASTALANMADAN KORUYAN MODEL
Yeni dönemin temel stratejisinin "hastalıkla değil, riskle mücadele" olduğunu vurgulayan Bakan Memişoğlu, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı diyerek önceliğimizi insanlarımızın sağlığını korumaya verdik. Amacımız insanlar hastalanmadan onlara bakmak. Eğer kilonuz varsa eklem ve kalp hastalığı riskiniz artıyor. Sigara kullanıyorsanız akciğer kanserine yakalanma riskiniz 9 kat artıyor. Bu risklerden uzak kalınması için koruyucu sağlık modelini etkin kılacağız" dedi. Bakan Memişoğlu, obezite ve tütünle mücadelenin Türkiye'nin sağlık geleceği için hayati önem taşıdığını belirtti.
SAĞLIK PERSONELİNE ÖZEL ÜNİTE VE YENİ ATAMA MÜJDESİ
Sağlık çalışanlarının istihdamı ve mesleki haklarına yönelik müjdeler veren Memişoğlu, "Geçtiğimiz yıl 47 bin hekim dışı personel alımı yaptık. 2024 ve 2025 yıllarında mezun olacak gençlerimiz için 2026 Eylül KPSS sonrası yeni alımları planlıyoruz. Maliye Bakanlığımız ile kadro sayılarımızı ve ihtiyaçlarımızı belirliyoruz" ifadelerini kullandı. Hekim dışı sağlık personeli için devrim niteliğinde bir düzenleme yaptıklarını belirten Bakan Memişoğlu, "Sağlık Meslek Mensupları Yönetmeliği ile fizyoterapistlerimiz, uzman psikologlarımız ve diyetisyenlerimiz gibi personelimizin kendi özel sağlık ünitelerini açabilmelerinin önünü açtık. Böylece kamunun haricinde de kendi ruhsatlarıyla hizmet verebilecekler" sözleriyle sağlık profesyonellerine yeni bir kariyer alanı açıldığını duyurdu.
SAĞLIKLI YAŞAM MERKEZLERİYLE "HASTALIKTAN ÖNCE ÖNLEM" DÖNEMİ
Türkiye genelindeki 348 Sağlıklı Yaşam Merkezi'nin (SHM) önemine dikkat çeken Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Vatandaşlarımızdan istirham ediyorum; lütfen sağlık tesislerini sadece hastalandıkları zaman gidecekleri yerler olarak düşünmesinler. Esas hastalanmamak için danışacakları, kontrol edilecekleri yerler olarak buraları kullansınlar" ifadelerini kullandı. Aile hekimliğinin yeni dönemdeki proaktif rolünü anlatan Memişoğlu, "Aile hekimlerimiz artık sadece hastanın gelmesini beklemiyor, vatandaşlarımızı biz arıyoruz. 31 milyon insanımızı taradık ve 5 milyon vatandaşımıza, daha haberi bile yokken şeker ve hipertansiyon teşhisi koyarak tedaviye başladık" sözleriyle erken teşhisin önemini vurguladı.
KANSERLE MÜCADELEDE ERKEN TEŞHİS DEVRİMİ
Kanser taramalarındaki başarı grafiğini paylaşan Bakan Memişoğlu, "Rahim, meme ve bağırsak kanseri taramalarını aile hekimliklerimizde ve SHM'lerimizde ücretsiz yapıyoruz. Sadece son 5 ayda 3 bine yakın vatandaşımıza erken evre kanser teşhisi koyarak hayatlarını kurtardık. Bizim mottomuz; kanserden korkmayın, geç kalmaktan korkun" dedi. Obezite ile mücadelenin de bir beka meselesi olduğunu belirten Memişoğlu, "Türkiye'nin yüzde 60'ı kiloluysa bu kalp ve inme riski demektir. Şehirleşen toplumda hareketsizlikle beraber gelen bu sorunu, 17 farklı ücretsiz hizmet sunan merkezlerimizdeki diyetisyen ve fizyoterapistlerimizle beraber çözeceğiz" şeklinde konuştu.
SİGARAYA KARŞI SAVAŞTA BAŞKAN ERDOĞAN ETKİSİ
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın tütünle mücadeledeki kararlılığının dünya liderlerine dahi örnek olduğunu hatırlatan Memişoğlu, "Cumhurbaşkanımızın dediklerini tüm dünya dinliyor; İtalya Başbakanı Meloni bile sigarayı bıraktı. Biz de Türkiye'de sigara içme oranlarını aşağı çekmekte kararlıyız" ifadelerini kullandı. Sigara kullanım verilerini paylaşan Bakan Memişoğlu, "Maalesef Türkiye'de her üç kişiden biri sigara kullanıyor. 2025'te 8 milyar paket sigara satılmış durumda ve akciğer kanserinde dünyada ikinci sıradayız. Vatandaşlarımız sigaranın zararlarını bizzat yaşıyor; gelin bu sigarayı birlikte bırakalım" çağrısında bulundu.
DUMANSIZ BİR TÜRKİYE İÇİN ÜCRETSİZ İLAÇ VE SIKI DENETİM
Sigara bırakmak isteyenlere sunulan devlete ait imkanları anlatan Memişoğlu, "Sigara bırakma polikliniklerimizin sayısını 1500'e çıkartık. 171 hattımızla danışmanlık veriyoruz ve doktor tavsiyesiyle vatandaşlarımıza sigara bırakma ilaçlarını tamamen ücretsiz sağlıyoruz. 2024'te 81 bin olan başvuru sayısı, bu yılın sadece ilk 5 ayında 90 bine ulaştı" dedi. Yeni düzenlemeler yolda olduğunu belirten Bakan Memişoğlu, "Sigara alanlarını netleştireceğiz ve görünür olmaktan çıkaracağız. Gençlerimizi tehdit eden elektronik sigara ve puflara karşı da mevzuat çalışmalarımızı hazırladık. Amacımız Türkiye'yi tamamen dumansız bir ülke haline getirmek" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
OBEZİTEYLE MÜCADELEDE "MARGARİN" ÖRNEĞİ: 513 TON KİLO VERİLDİ
Son dönemde popüler olan zayıflama iğneleri ve obeziteyle mücadeleye değinen Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Bu ilaçlar bilimsel çalışmalarla üretiliyor ancak ilaç bırakıldıktan sonra yaşam tarzı değişmezse yeniden kilo alınıyor. En doğal yol beslenme ve hareket alışkanlığını değiştirmektir" dedi. Toplumun kilo verme motivasyonunu artırmak için çarpıcı bir örnek paylaşan Memişoğlu, "Vatandaşlarımız 5 kilonun ne demek olduğunu anlamak için 20 tane margarin paketini kuşaklarına sarıp akşama kadar öyle gezsinler. O 5 kilonun vücuda yaptığı yükü o zaman anlarlar. Geçen yıl 10 milyon insanımızı taradık ve tam 513 ton kilo verilmesini sağladık. Bu 513 ton sağlık demektir" sözleriyle sağlıklı yaşamın önemine dikkat çekti.
YERLİ AŞI DEVRİMİ: 13 AŞI TÜRKİYE'DE ÜRETİLECEK
Aşı karşıtlığına ve yerli aşı çalışmalarına ilişkin hayati açıklamalarda bulunan Bakan Memişoğlu, "Şu anda 13 aşıyı çocuklarımıza ücretsiz ulaştırıyoruz. TÜSEB üzerinden bu 13 aşının tamamını Türkiye'de üretecek organizasyona başladık. İki tanesini ürettik bile" müjdesini verdi. Aşıların insan ömrü üzerindeki etkisini verilerle kanıtlayan Memişoğlu, "1900'lü yılların başında aşılar yokken ortalama ömür 47-50 bandındaydı. Bugün aşılama ve güçlü altyapı sayesinde bu rakam 78,2'ye çıktı. Aşı karşıtlığı bizi üzüyor; aşı çocuklarımızı hastalıklardan koruyan en önemli kalkandır. Lütfen ön yargılarla değil, hekimlerimizin tavsiyesiyle hareket edelim" ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE "SAĞLIK SİSTEMİ" İLE DÜNYADA ROL MODEL OLDU"
Türkiye'nin sağlıkta pazar olmaktan çıkıp teknoloji üreten bir güç haline geleceğini vurgulayan Memişoğlu, "Türkiye artık sağlıkta yeni şeyler söyleyecek kapasitededir. 'Üreten Sağlık' mottosuyla TÜSEB bünyesinde 'UretenSaglik.gov.tr' portalını oluşturduk. Fikri olan herkes; hemşiresinden doktoruna, memurundan vatandaşına kadar bu portala girip fikrini söyleyecek. Biz de o fikri alıp sanayici ve finansmanla buluşturacağız" dedi. Türkiye'nin küresel roldeki gücüne değinen Bakan Memişoğlu, "Biz sadece kendi insanımız için değil, dünyadaki birçok insanın şifası için çalışıyoruz. Çapraz organ naklinde rekorlar kırıyoruz, plazmadan ürün üretimine geçiyoruz. Türkiye artık sağlık teknolojisi ve malzemesini dünyaya ihraç eden, rol model olan bir ülke konumundadır" sözleriyle Sağlıkta Türkiye Yüzyılı vizyonunu özetledi.