Asrın felaketinde Türk milletinin gösterdiği eşsiz dayanışma ruhunu sinsi bir algı operasyonuyla kendi hesabına devşiren Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent’in ardındaki milyarlık kumar ve mülk vurgunu deşifre olunca, deprem döneminde estirilen kirli rüzgar tamamen tersine döndü. Deprem paralarıyla 990 milyon TL'lik kumar oynandığının resmi makamlarca açıklanması ve milyarlık gayrimenkul usulsüzlükleriyle Bursa'da kaçarken kelepçelenmesi, o dönem yürütülen "devlet karşıtı" lobiyi yeniden deşifre etti. Devletin yardımlarını ve sahadaki kahramanları hor görerek, "Devlet yok, tek kurtarıcı Ahbap" algısı kasıp milyarlık yardım paralarını şüpheli yapılara akıtanlara karşı MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin 14 Şubat 2023’te yaptığı o grup toplantısı konuşması bugün MHP resmi hesapları tarafından yeniden paylaşıldı. "Sırtımıza yapışan kenelerle hesaplaşacağız" diyen Bahçeli'nin o tarihi konuşması, bugün yaşanan adli operasyonların ve büyük hesaplaşmanın adeta habercisi oldu.
Asrın felaketinin yaşandığı ilk andan itibaren, sahada gece gündüz demeden canla başla çalışan askeri, polisi, AFAD'ı, belediye çalışanı, doktoru ve hemşiresiyle milletinin yarasını saran Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni aciz göstermeye yeltenen kirli lobi, bugün adli makamların darbeleriyle tamamen çöktü.
Haluk Levent'i ve onun yönettiği "Ahbap" organizasyonunu devletin kurumlarından önde tutarak şakşakçılığını yapan, sosyal medyada organize dezenformasyon rüzgarları estiren sözde sanatçı ve trollerin maskesi teker teker düşerken Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), hafızalardan silinmeyecek o tarihi çıkışı bugün resmi hesaplarından tekrar paylaşarak millete gerçekleri bir kez daha ilan etti.
DEVLETİN KAHRAMANLARINI HOR GÖRÜP SAHTEKARLARI PARLATANLARA TOKAT GİBİ CEVAP
Deprem döneminde devletin tüm imkanlarıyla bölgeyi ayağa kaldırma mücadelesini manipüle ederek, "Devlet nerede?" diye bağıran şakşakçı ünlülerin arkasındaki sinsi planı ilk deşifre edenlerden biri MHP Lideri Devlet Bahçeli olmuştu. Bugün Ahbap'ın perde arkasındaki milyarlık karanlık para trafiği, sahte kanser tiyatroları ve kumar belgeleri savcılık dosyalarına girerken, Bahçeli'nin o dönem yaptığı "Devlet millettir, millet devlettir. Devleti bir kenara itip, 'bap çavuş' ilişkileriyle paralel bir hat kurulması devletin inandırıcılığını gölgelemektir" uyarısının ne kadar haklı olduğu bugün bir kez daha tescillendi.
O dönem felaketin yarattığı panik ortamında sadece yardımların koordinasyonuna katkı sunmak amacıyla sürece dahil olan iyi niyetli isimlerin arkasına saklanan bazı odakların, milli kurumları aciz göstererek doğrudan devlete salladığı o skandal paylaşımlar sarsıcı adli gelişmelerle çökerken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin o gün adeta bugünü işaret ettiği tarihi konuşması yeniden hafızalardaki yerini aldı:
"Devlet nerede diyenler, şimdi kulağını açıp dinlesin.
Devlet; depremzedeye ekmek dağıtan belediye başkanıdır. Çorba kaynatan, yardım konvoylarının koordinasyonunu yapan, trafiği düzenleyen, asayişi ve güvenliği temin eden isimli isimsiz nice kahramandır.
Devlet; su dağıtan zabıta çavuşudur. Arama kurtarma yapan askerdir. AFAD görevlisidir, gönüllü insanlardır.
Devlet; yağmacıyı yakalayıp doğduğuna pişman eden cesur polistir.
Devlet; dozer süren teknisyendir, ambulans süren şofördür, sela okuyan müezzindir, muayene eden doktordur, iğne vuran hemşiredir, pansuman yapan hasta bakıcıdır.
Türk yönetim felsefesine göre; devlet millettir, millet devlettir. Tarihin zor ve zahmetli dönemlerinde bu ikisini ayırt etmek asla mümkün olmamıştır. Devleti bir kenara itip, 'bap çavuş' ilişkileriyle yardım toplanması, bu kapsamda paralel bir hat kurulması, devletin inandırıcılığını bir nevi gölgelemektir. Bizim nazarlarımızda itibar edilmemesi gereken bir yanlıştır.
Hatay'ın Antakya ilçesinde baraj patladığını iddia edip vurgulanmış yalanı sosyal medyadan servis ederek korkuya, paniğe ve can kayıplarına neden olanlar afet bölgesinde neyin peşindedir?
Devletin yapamadığı, yatıştıramadığı ve yetişemediği ne vardır da ahbapçılar ve babalacılar akbaba gibi kanat çırpmaktadır? Bu sahtekarların Türk televizyonunda artık yer almaması lazımdır.
Devleti aciz içinde gösterişçisine, sosyal medyaya üşüşenler bildikleri dalı kestiklerini ne zaman anlayacaklardır? Böylesi bir müfterilik kimin harcı, kimin haddidir?
Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlüdür. Her müşkülâtın, her mihnetin, her mikrobun üstesinden gelmesi mümkün ve mukadderdir.
Devletimize ve hükümetimize sonuna kadar güveniyoruz. Her şart altında arkalarında olduğumuzu tavizsiz bir duruşla ifade ediyoruz. Yardım ve desteklerin AFAD aracılığıyla yapılması en doğru, en sağlıklı yoldur. Kaldı ki beklentimiz ve çağrımız da budur.
Felaket günlerini ballandıra ballandıra magazin gösterisine çevirenler bize göre kesinlikle iyi niyetten yoksundur. Milletçe acılarımızı paylaşarak nasıl azaltırız derdindeyken, birilerinin çıkıp hesabi davranması, cüzdanlarını doldurma ve şöhret devşirme peşine düşmesi tam anlamıyla erdemsizliktir ve edepsizliktir.
Hele bir enkazımızı kaldıralım, hele bir belimizi doğrultalım; sırtımıza yapışan kenelerle işte o zaman hesaplaşacağımız vakit de inşallah gelmiş olacaktır."