Trabzonspor'un Galatasaray galibiyetini usta isimler yazdı...
Süper Lig'in 28. haftasında Trabzonspor sahasında Galatasaray'ı 2-1'lik skorla yendi. Zirve yarışındaki mücadele nefesleri keserken, maçın ardından fanatik yazarları mücadeleyi değerlendirdi. Usta isimler özellikle Bordo Mavili ekibin mücadelesine değinerek alınan 3 puanın şampiyonluğa etki edebileceğinin altının çizdi.Süper Lig'de verilen milli aranın ardından 28. hafta dev bir mücadeleye sahne oldu. Trabzonspor sahasında Galatasaray'ı Onuachu ve Nwaiwu'nun golleriyle 2-1 mağlup etmeyi başardı. Sarı kırmızılıların tek golü Singo'dan geldi.
LİGİN 'BELİRLEYİCİSİ' OLDU / CEM DİZDAR
Gol olmasına rağmen “gol beklentisi”nin düşük kaldığı bir ilk devre izledik. Golde, sağ önden başlayıp, ardından geriye doğru gezdirilen 14 pasın ardından yine sağa döndürülen hücumda Paul Onachu’ya kafa golü attıran Trabzon takımı, bir kaç pozisyonda yine de o olgunluğu gösteremedi. Galatasaray savunması dağınıktı. Trabzonspor pas konusunda biraz daha olgun davranabilse, golü bilmem ama “gol beklentisi” pekala yükselebilirdi. Yine de topla daha çok haşır neşir olan Galatasaray en azından topu daha çok elinde tuttuğu için pozisyon vermemiş oldu.
MAÇA HAKİM OLAMADI
Maç başındaki gole ikinci devre başında 12 paslı bir Wilfred Singo golüyle yanıt veren Galatasaray, maçı dengeye getirmiş gibi oldu. Lakin tek pasla Chibuike Nwaiwu Trabzonspor’un ikinci kafa golünü atınca, yoluna girmiş gibi olan Galatasaray işleri yeniden rayından çıktı! Topu ele aldı ya da Trabzonspor savunmayı öncellediyse de Okan Buruk takımı tüm değişikliklere rağmen maça hakim olamadı. Fatih Tekke’nin hücum/savunma planı tutunca “maç seçen” Trabzonspor taraftarı da sona doğru tribünde olduğunu hatırladı. Bu galibiyetle Domenico Tedesco’yu haklı çıkarıp liderliğe yapışan Trabzonspor, bu galibiyetle bu akşamki maçı da dolayısıyla ligin bundan sonrasının da ‘“belirleyicisi” oldu.
ZİHİN, PLAN VE BİREYSEL SADAKAT
Trabzon'da kazanan sadece bir takım değildi. Bu maçı taktik tahtasına sığdırmaya çalışırsanız eksik okursunuz. Çünkü sahada üç ayrı üstünlük vardı: zihin, plan ve bireysel sadakat. Şehir bu maça hazırlandı değil, bu maçı yaşadı. Oyuncular ilk düdükten itibaren paniksiz, öz güvenli ve organizasyon disiplinini hiç kaybetmeden oynadı. Beraberlik golünü yediklerinde bile telaş yoktu. Bu, sıradan bir motivasyon değil; kolektif bir psikolojik üstünlüktü. Teknik ekip ise rakibi durdurmaya değil, rakibin güçlü olduğu alanları işlevsizleştirmeye odaklandı. Oyun ritmi Trabzonspor'un elindeydi. Savunma gömülmedi, doğru parselasyonla kompakt kaldı. Kazanılan her top hücum değerine dönüştü. Hücumda ezber bozuldu. Genişlik beklerle kuruldu, kenar oyuncuları iç koridoru kullandı. Rakip savunma yatayda dağıldı, ceza sahası tehdidi arttı. Bu, rastgele bir tercih değil; bilinçli bir rol dağılımıydı.
BİLİNÇLİ PUAN DAĞILIMI
Bireysel performanslarda ise yıldız parıltısından çok, rol sadakati öne çıktı. Oyuncular sistemin görünmeyen kolonları gibi davrandı. Bugün sahada bir takım değil; inanan bir teknik ekip, disiplinli bir oyuncu grubu ve oyunu tribünden başlatan bir şehir kazandı. Bazı günler futbol, bir şehrin kolektif iradesine dönüşür. Dün gece olan tam olarak buydu. Not: Böyle bir akşamın sonunda hakem konuşmak pişmiş aşa su katmak gibi. Ancak biz güzel bir eserle bitirelim. Fatih Tekke ve öğrencileri "Biz bu Cihan'a sığmayız" mesajı verdiler tüm ülkeye.
RIZA ÇALIMBAY: TEKKE ÇOK DOĞRU OYUN KURDU
"Bu maçta bence asıl belirleyici unsur Trabzonspor’un sadece iyi savunma yapması değil, Galatasaray’ın oyuncu profillerine göre çok doğru bir oyun kurmasıydı. Fatih Tekke rakibin merkez kalitesini biliyordu ama o kaliteyi işlemez hale getirdi. Bunu da doğrudan baskıyla değil, mesafeleri bozarak yaptı. Galatasaray orta sahası topa sahip oldu ama rahat düşünemedi. Lemina ve Torreira genelde oyuna temasla, şiddetle ve ritimle hükmeden oyuncular. Ancak bu kez pas opsiyonları daraltılınca güçlü yönleri öne çıkmadı. Galatasaray’ın ön tarafında da ciddi profil sorunu yaşandı. Icardi, ceza sahası çevresi beslenirse oyunu çözen bir santrfor. Ama takım onu topsuz koşuyla alan açan, rakibi geriye ittiren, baskı başlatan bir 9 numara gibi kullanmaya çalıştı."
KADRO YAPISINA UYGUN DEĞİL
"Bu onun oyunu değil. Böyle olunca hem ön alan baskısı eksik kaldı hem de Galatasaray hücumda yerleşemedi. Top rakip yarı sahaya taşınsa bile atakların devamı gelmedi. Takım hücumda genişleyemedi, rakip savunmayı yanlara açamadı, ceza sahası koşuları da sınırlı kaldı. Trabzonspor ise özellikle kenar bağlantılarında çok daha sağlıklıydı. Pina’nın öz güveni, topu ayağına istediği anlar ve dikine oynamaktan kaçmaması, Galatasaray’ın savunma dengesini bozdu. Onuachu da sadece gol tehdidiyle değil, topu indirerek ve stoperleri meşgul ederek fark yarattı."
TRABZONSPOR HAK ETTİ
"Böylece Trabzonspor ikinci topları daha rahat topladı ve hücum sürekliliği sağladı. Maç oyuncudan bağımsız okunamadı. Osimhen yoksa aynı oyunu başka bir santrforla oynayamazsın. Bu noktada ya Icardi’yi merkeze daha yakın, daha az koşu isteyen bir düzende kullanmak ya da Sallai benzeri daha hareketli bir profil düşünmek gerekiyordu. Trabzonspor planına sadık kaldı, Galatasaray ise kadro yapısına uygun karşılığı üretemedi. Trabzonspor hak etti."
BÜLENT BÖLÜKBAŞI: PLAN SADAKAT ASLAN'I CEZALANDIRDI
"Trabzonspor’un maça yaklaşımı tamamen planlı ve rakibin zayıf noktalarına odaklıydı. Fatih Tekke’nin kurduğu yapı, Galatasaray’ı bilinçli şekilde merkeze yönlendirme üzerine kuruluydu. Burada amaç, Lemina–Torreira hattını topa sokup o bölgede baskı tuzaklarıyla top kazanmak ve geçişe çıkmaktı. Bu plan net şekilde çalıştı. Galatasaray’ın merkezdeki iki dinamosu beklenen agresiflikten uzak kalınca, Trabzonspor hem ikinci topları kazandı hem de oyunun ritmini belirledi. Galatasaray’ın en büyük problemi, hücum organizasyonunun merkez bağlantısını kuramamasıydı. Icardi’nin oyuna katılımı yok denecek kadar azdı."
OSİMHEN'İN YOKLUĞU
"Ön alan baskısına katılmayan bir 9 numara ile oynadığınızda, takım boyu uzuyor ve rakip rahat çıkıyor. Bu da Galatasaray’ı fiilen 10 kişi oynayan bir yapıya dönüştürdü. Barış Alper’in bireysel eforu dışında hücumda süreklilik sağlayan hiçbir aksiyon yoktu. Osimhen’in yokluğu burada çok kritik. Çünkü Osimhen sadece bir bitirici değil, aynı zamanda derin koşu tehdidiyle savunmayı geriye iten ve bağlantıyı kuran bir oyuncu."
ICARDİ SİSTEME UYGUN DEĞİLDİ
"Icardi ise daha çok ceza sahası içi bitiricisi. Bu nedenle Galatasaray’ın oyun planı oyuncu profiline uygun değildi. Trabzonspor tarafında ise Pina’nın performansı belirleyici oldu. Sağ koridorda hem top taşıma hem de oyun yönlendirme konusunda ekstra bir katkı verdi. Onuachu ise klasik hedef santrfor rolünü kusursuz oynadı; gelen her topu doğru kullanarak takımını önde tuttu. Trabzonspor’un plan sadakati ve doğru oyuncu profilleri, Galatasaray’ın dağınık yapısını cezalandırdı."