GÜNCEL

"Seninle aynı mertebede olmak için hafız olmak istiyorum"

Hatice Hifa Yılmaz 15 Temmuz şehidi babası İbrahim Yılmaz'ın izinde: "Seninle aynı mertebede olmak için hafız olmak istiyorum" FETÖ'nün 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında şehit düşen Kurra Hafız İbrahim Yılmaz'ın kızı Hatice Hifa Yılmaz, kaleme aldığı mektupla okuyanları gözyaşlarına boğdu. Darbe davasının "en küçük müdahili" olarak simgeleşen ve bugün 10 yaşına basan Hatice Hifa, hiç hatırlayamadığı babasına duyduğu derin özlemi, “Dünyada senden ayrı kaldım, cennette ayrı kalmak istemiyorum. Ben en azından seninle aynı mertebede olmak için hafız olmak istiyorum. Cennette, Peygamber Efendimizin sancağı altında, senin o hiç görmediğim kollarına koşup sana sarılacağım günü ümitle ve özlemle bekliyorum.” diyerek anlattı.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz kanlı darbe girişimi sırasında kalleş kurşunların hedefi olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) önünde şehadete yürüyen Kurra Hafız İbrahim Yılmaz'ın kızı Hatice Hifa Yılmaz, babasına duyduğu derin özlemi ve annesinden dinlediği hatıralarla büyüyen yüreğini kâğıda döktü.

DAVANIN EN KÜÇÜK MÜDAHİLİ

15 Temmuz gecesi Türkiye'nin iradesini vesayet altına almak isteyen FETÖ'cü hain teröristlere karşı göğsünü siper eden kahramanlardan birinin evladı olan Hatice Hifa, o kapkaranlık gecede henüz 9 aylık minicik bir bebekti. Babasının kokusuna doyamadan yetim kalan ve İstanbul Darbe Ana Davası'nın "en küçük müdahili" sıfatıyla hukuk mücadelesinin simgelerinden biri haline gelen Hatice Hifa, bu yıl 10 yaşına bastı. Babasının şehadetinin 10. yılında kaleme aldığı mektup, FETÖ ihanetinin açtığı derin yaraları ve şehit emanetlerinin gururlu duruşunu bir kez daha gözler önüne serdi.


Babasının yokluğunu annesinin anlattığı hatıralarla doldurmaya çalışan Hatice Hifa, mektubuna babasına olan derin özlemini ifade ederek başladı: "Seni hatırladığım hiçbir zamanda göremedim, sesini duyamadım, kokunu içime çekemedim babacığım. Ama seni o kadar iyi tanıyorum ki... Çünkü annem bana seni hiç bıkmadan o güzel gözleri parlayarak anlatıyor."

"SENİN GİBİ HAFIZ OLACAĞIM"

Şehit babasının daha kendisi doğmadan Kur'an-ı Kerim aşkıyla dolu olduğunu annesinden öğrenen küçük Hatice Hifa, cennette babasıyla aynı yüksek mertebede buluşabilmek adına ona hafız olma sözü verdi.

HATİCE HİFA YILMAZ'IN ŞEHİT BABASINA YAZDIĞI MEKTUP

25 yaşında vatanı uğruna can veren Kurra Hafız İbrahim Yılmaz'ın 10 yıllık hasretini dualarla ve Kur'an'la hafifletmeye çalışan Hatice Hifa'nın mektubunda yer alan şu ifadeler okuyanların boğazını düğümledi:

"Canım babacığım,
Bugün sen bu vatan için şehadete yürüyeli tam on yıl oldu.
Sen gittiğinde ben henüz 9 aylık, minicik bir bebektim. Şimdi ise 10. yaşıma yaklaştım. Seni hatırladığım hiçbir zaman da göremedim, sesini duyamadım, kokunu içime çekemedim babacığım.Ama seni o kadar iyi tanıyorum ki... Çünkü annem bana seni hiç bıkmadan o güzel gözleri parlayarak anlatıyor. Senin o yumuşak sesini, kimseyi kırmayan o naif halini hep annemden öğrendim. Bize her zaman "Siz bana Allah'ın emanetisiniz" deyişini, "Ben babasının kuzusuyum" diye sevişini ama en çok da senin Kur'an'a olan aşkını anlatıyor annem. Daha ben doğmadan Kur'an'a aşık olasın diye bana içimden 30 hatim okuduğunu anlattı annem bana mesela.Bir de cennette hafızların ve şehitlerin mertebelerinin herkesinkinden farklı olduğunu anlattı. Ben de senin gibi şehit olmak istiyorum ama bu nasip işiymiş. Dünyada senden ayrı kaldım, cennette ayrı kalmak istemiyorum. Ben en azından seninle aynı mertebede olmak için hafız olmak istiyorum.
Ben senin gibi bir Kur'an hafızı olacağım, sana söz veriyorum canım babam. Geçen gün annemle konuşurken içimden geçenleri paylaştım onunla. Ona "İyi ki Peygamber Efendimizin zamanında yaşamadık anne" dedim. Çünkü senin yokluğunun acısı bile bizim için bu kadar zorken, eğer Onun zamanında yaşasaydık ve vefatına şahit olsaydık buna nasıl dayanabilirdik? Şimdi seni ne zaman özlesem, kalbim ne zaman senin hasretinle yansa, Peygamberimizin dünyadan gidişini düşünüp teselli buluyorum canım babam.Sen yirmi beş yıllık o kısacık ömrüne neler neler sığdırmışsın. Ben de senin o güzel adına layık bir evlat olmak için büyüyorum. Senin benim için dilediğin gibi, Allah yolunda, Peygamberimizin ve Kur'an'ın izinden gitmek için gayret ediyorum. Annem ve ben, senin bize bıraktığın o tertemiz ve şerefli mirası başımızın üstünde taşıyoruz. Cennette, Peygamber Efendimizin sancağı altında, senin o hiç görmediğim kollarına koşup sana sarılacağım günü ümitle ve özlemle bekliyorum.
Seni çok seven ve seninle her an gurur duyan kızın,
Hatice Hifa Yılmaz."