PROVOKASYONA DİKKAT

ABD Merkezleli RAND Corpotion isimli düşünce kuruluşunun yayınladığı “Türkiye’nin Milliyetçilik (Ulusalcılık) Yolu (Yönelişi)” isimli raporda ilginç ayrıntılar vardı. Türkiye’nin geleceğine ilişkin dört ana senaryodan bahsediliyordu. Kimse bu mesele üzerinde çokça durmadı. Hatta nerede ise yeterince tartıştırılmadı bile diyebiliriz. 
Bu düşünce kuruluşunda ilginç isimler var. Kendi küresel çıkarları için Türkiye’yi ılımlı İslam çizgisine çekmek isteyen, bu konu ile alakalı kitaplar yazan ve FETÖ’yü bu projenin gerçekleşmesi için dünyanın merkezine oturtan isimler. 
Kim bunlar; Yahudi asıllı Graham Fuller ve Richard Holboork. Bu isimlerin olduğu bir düşünce kuruluşu iyi niyetli bir rapor kaleme alabilir mi yada bu isimlerin içinde olduğu bir düşünce kuruluşunun raporunu dikkate almamak akıllıca olabilir mi? 
Gelelim rapora... Ocak 2020’de yayınlanan rapor dört ana senaryo içeriyor.
1-Ankara, NATO’ya bağlı ama ABD için zorlayıcı bir müttefik olarak kalmaya devam edecek.
2-ABD destekli muhalefet ve askerler iktidara gelince Türkiye yeniden Batı güdümüne girecek.
3-Ankara, Atlantik ile Avrasya arasında bıçak sırtı bir denge siyaseti izleyecek.
4-Batı'nın daha fazla katlanamadığı Türkiye sonunda NATO'dan çıkacak şeklinde ifadeler taşıyor ve devamında “Türkiye, kutuplaşmış bir ülke olmaya devam ediyor” deniyordu. 
Raporu genel anlamda özetleyecek olursak şunu demek istiyorlar:
Türkiye’nin son yıllarda izlediği politikalar kabul edilemez. Özellikle Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri, Suriye’deki terör devletine yönelik müdahale, Libya’da ki kıta sahanlığı anlaşması ve ordumuzun oradaki haklı mücadelesi, Rusya ile ilişkiler, Türk Cumhuriyetleri ile kurulan bağlar, Katar, Somali ve Afganistan'daki duruşumuz, yerli silah sanayiindeki etkili çalışmalar küresel güçleri rahatsız etmek için yeterli sebep. Bir şekilde bu gidiş durdurulmalı ve ABD destekli muhalifler iktidara gelene kadar Türkiye’de gereken ne ise onlar yapılmalı deniyordu. Gizli bir el ülkemizin sinir uçlarıyla oynamaya başladı. 
Raporda ki “Türkiye, kutuplaşmış bir ülke olmaya devam ediyor” sözü aklımda hep kaldı. Açık açık Türkiye’yi hizaya çekme anlamı taşıyan rapora bakılınca özellikle ramazan ayında İzmir’de ki merkezi ezan sistemine sızılarak, camilerde İtalyan Partizan marşı ‘Çav Bella’ isimli parçanın çalınması ve bunun İzmir’de bir parti il başkan yardımcısı bayan tarafından sevinçle paylaşılması, ardından Mersin ilinde bir caminin camlarının kırılıp Kuran’ı Kerimin yere atılması ve son olarak yine İzmir’de, Bornova ve Bayraklı’da ki camilerde Selda Bağcan şarkılarının çalınması ister istemez beni rapor hakkında düşünceye sevk etti.
Bir olayı anlayabilmek için o olaya tüm detayları ile bakmamız gerek. Sanki sistemli yürüyen bir provokasyon var ortada. Ezan Provokasyonu öncesinde bazı siyasi parti temsilcilerinin “saray rejimi gidecek yerine devlet gelecek”, “ya seçimle yada başka bir şekilde sistem değişecek” ve bir gazetecinin Erdoğan ile Adnan Menderes’in raporlarını yan yana kullanarak “makus kaderden kaçış yok” başlıklı yazıyı da bu bütünlük içinde ele alırsak raporda yazılanlar sahneliyor diyebiliriz miyiz? Bunu halkımızın takdirine bırakıyorum. 
Ezanın olduğu yerde nefret olabilir mi? Asla. Merkezi sistemle ezan sistemine müdahale ile amaçlanan nedir? Gladyo yeniden harekete mi geçti. Bu derin provokasyondan amaçlanan belli, ülkemizi iç çatışmaya sürüklemek. Türk Milleti olarak provokasyonlara karşı artık şerbetli bir milletiz. Bunu Maraş’ta gördük, Çorum’da gördük, Sivas’ta gördük. Bu ülke toplu olarak kaybetti. O dönemde açılan yaralar hala taze milletimizin kalbinde. Uyanık olmak zorundayız. Yoksa yüzde doksan sekizi Müslüman olan bir ülkede neden böyle bir provokasyon sergilenir ki.

Anahtar Kelimeler:
SivasSelda Bağcan
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bayan Pipo 2 hafta önce

Bunlar çav belayı camilerde çaldırırken aslında hav hav bella diyerek cami duvarına işliyorlar. Müslümanlar sağ duyulu olmalı.

Avatar
Mahide 5 gün önce

Bunların statüko sevdası hiç bitmeyecek