Azmin sonu  zafer

Maçın başlama düdüğü ile birlikte pres yapmaya başladık. Sahadaki 11 futbolcunun alkında pres vardı. Saha içerisinde herkes birbirinin uyarıyordu. Bu pres ilk dakikadan maçın son düdüğüne kadar sürdü. Sahada 11 futbolcu saha kenarında ise Rıza Çalımbay bir o kadar yoruldu.

Belli ki, soyunma odasında taktik pres üzerine kurulmuş, Galatasaray’a nefes aldırmamak istenmişti. Olmadı mı, oldu. Nefes alamadılar. Lig lideri Trabzon’da pres karşısında şaşkına döndü. İki pas yapamadılar. Zaman zaman büyük sıkıntı yaşadılar. Hücum gücü olmayan bir takım karşısında lig lideri gibi oynayamadılar. Baskı sonunda golü de getirdi. Biraz becerikli olsak, belki fark olacaktı. Ama olmadı. Bu forvetle ancak bu kadar.

Sosa’yı kenarda oturtarak otorite sağlamaya çalışan Rıza Çalımbay, Galatasaray’ı iyi etüt etmiş. Güvendiği isimleri sahaya sürerek, sonuca gitmeye çalıştı. Herkese de mesajını inceden inceden verdi. Keşke, bu tempo karşısında yorulan oyunculara erken müdahale edebilse, maçı bizde tribünde rahat bitirebilseydik. 3 kırmızı kartın çıktığı maçın hakemi  biri bize olmak üzere üç kırmızı kartı görmedi. Takdir haklarının tamamını Galatasaray‘dan yana kullanan hakemi  maç sonrası topa tutanları dinliyorum da, gülüp geçiyorum. 
Son sözüm, Trabzon’da maç izleyen misafir takım taraftarına. Trabzon Kümeye tezahüratı bana yıllardır ülke insanı itibarsızlaştırmaya çalışan, kumpaslarla insanları cezaevine dolduran, sporcusuyla iş adamıyla firar eden örgütü hatırlattı. Ne dersiniz…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.