TRABZONSPOR

Spor yazarları Trabzonspor-Tümosan Konyaspor maçını değerlendirdi

Ziraat Türkiye Kupası final maçında Trabzonspor ile Tümosan Konyaspor karşı karşıya geldi. Bordo-mavililer mücadeleden 2-1'lik galibiyetle ayrılarak kupanın sahibi oldu. Spor yazarları, Trabzonspor-Tümosan Konyaspor maçını dikkat çeken ifadelerle değerlendirdi.

ZEKİ UZUNDURUKAN-GÜÇ VE KALİTE FARKI KUPAYI GETİRDİ!

Trabzon-Antalya arası karayolu ile 1146 kilometre! Trabzon'dan karayolu ile (özel otomobil ve otobüs ile) final için şehre gelen Trabzonspor taraftarı, neden Antalya şehrine alınmadı! Saatlerce yol çilesi çeken, yol yorgunu taraftarlar maçtan önce neden saatlerce il dışında bekletildi! Bunun bir açıklaması, haklı bir sebebi olmalıydı! O yüzden maç başladıktan sonra bile maça yetişmeye, stada girmeye çalışan bordo-mavili taraftarlar vardı! Bütün bunlara rağmen Trabzonspor taraftarı, statta en ufak bir taşkınlık yapmadan aslanlar gibi sahada savaşan takımlarını desteklediler.

Konyaspor taraftarı ise ilk yarıda sahayı meşale bombardımanına tutarak, takımlarının moral-motivasyonunu bozdular. Bir tarafta şehrin girişinde bekletilen Trabzonspor taraftarı... Diğer tarafta stada sokulan yüzlerce meşale ve sis bombaları... Biz maça dönelim. Trabzonspor taraftarı bütün bu engellemelere rağmen tribünlerde kendilerine ayrılan yerleri tıklım tıklım doldurdular. Maçın ilk yarısı, Trabzonspor'un tek kale oyunu ile geçildi. İlk yarıda Pina'nın asistinde Onuachu, harika-muazzam bir golle Trabzonspor'u öne geçirdi. Golden önce Pina-Zubkov- Pina verkaçı jeneriklikti. Bu golden sonra da Trabzonspor ilk yarıda maçı koparacak pozisyonlar yakaladı.Konyaspor, tatlı-sert bir futbolla Trabzonspor'u yıldırmaya çalıştı. Kupada finale gelene kadar çok iyi savunma yapan Konyaspor, adeta dalga dalga gelen Trabzonspor hücumcularını durdurmakta çok zorlandı. Trabzonspor'da ilk 45'te Saviç savunmanın, Folcarelli orta sahanın, Zubkov da hücumun lideri olarak ön plana çıktı. Zubkov ilk yarıda hem çok hızlı oynadı; hem de öyle ters ve etkili paslar attı ki... Folcarelli ise orta alanda tam bir atom karınca gibiydi. Bouchouari de ikili mücadelelerde ayakta kaldı, çok iyi savaştı. Muçi kenarda oynayınca patlayıcı gücünü kullanamıyor. Ama Fatih hoca, taktik gereği Muçi'yi Mustafa'nın önünde oynattı.

Trabzonspor adına her şey yolunda giderken, Konyaspor atağında Muleka kafayı vurdu, Onana müthiş çıkardı. Dönen topu ağlara göndermeyi başardı Muleka. Bu golde Muleka'ya ikinci hamleyi yapma fırsatını veren Mustafa'nın hatası vardı. Bu gol, Konyaspor'u kendine getirdi ve bu moralle çok daha iyi oynamaya başlayan bir Konyaspor ortaya çıktı. Halil Umut Meler'in Konyaspor lehine verdiği penaltı, VAR'da da incelendi. Penaltıyı VAR odası onayladı. Enis Bardhi'nin penaltısı, direkte patlarken, dönen topta Onuna mucizevi bir kurtarış yaptı.

Fatih Tekke'nin ikinci yarıda sarı kartı olan Saviç'i kenara alması akıllıca bir hamleydi. İlk yarıda olduğu gibi ikinci yarıda da sahaya atılan meşaleler yüzünden oyun çok durdu. Bu meşaleler, stada nasıl sokuldu! İhmali olanlara gerekli cezalar da verilmeli. Trabzonspor yediği golden sonra uzun süre toparlanamadı. Hücum silahları Muçi, Zubkov, Felipe Augusto ve Onuachu bir anda oyundan düştü. Oyunun son bölümünde toparlanan Trabzonspor, Felipe Augusto ile gole çok yaklaştı. Günün başarılı ismi kaleci Bahadır müthiş bir kurtarış yaparak gole izin vermedi.

Konyaspor ise Trabzonspor savunmasının arkasına attığı toplarda özellikle Muleka ile etkili oldu. Trabzonspor'un iyi oynamaya başladığı dakikalarda bu kez Trabzonspor penaltı kazandı. Onuachu penaltıyı gole çevirirken, Trabzonspor tribünlerini bayram yerine çevirdi. Fatih Tekke yönetiminde harika bir sezon geçiren Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası'nda şampiyon olarak başarısını taçlandırdı. Konyaspor da çok iyi mücadele etti ikinci yarıda. Ama Trabzonspor, 'kral' golcüsü Onuachu ile kupayı müzesine götürmeyi başardı. Helal olsun Fatih Tekke'ye! Tebrikler Trabzonspor!

MUSTAFA ÇULCU-MELER'E YAKIŞMADI

Maç başlar başlamaz sahaya atılan meşaleler nedeniyle yaklaşık 4 dakika oyun durdu. Oyunun devamında da ara ara atılmaya devam etti. Bu atılan meşaleler çift güvenlik arama noktasına ve turnikelerden üst aranmasına rağmen tribünlere nasıl sokulur, atanlar bundan nasıl bir keyif alırlar anlamıyorum. Ciddi bir güvenlik zaafiyeti var. Hakem de oyunu durduruyor temizletiyor, tekrar başlatıyor. Caydırıcı ve önleyici tutum ve kurumsal davranış maalesef yok! Trabzonspor ön alan baskısı ile etkili başladı. Topa daha fazla sahip oldu. Organize atak ve gol kralı Onuachu ile golü buldu. Son haftalarda oturmuş kadrosu ve oyun ezberi olan Konyaspor'un ilk yarıda ilk etkili şutu ancak 25'de Bardhi'den geldi. Konyaspor beraberlik golünde Muleka'ya bu kadar rahat vurdurmaları Saviç ve Mustafa'nın hatasıydı.

Konyaspor'un penaltısında kalede Onana devleşti kurtardı Trabzonspor'u ateşledi. Saviç, Ozan değişikliği Fatih Tekke'nin doğru hamlesiydi. İkinci yarı çok çekişmeli ve heyecanlı geçti. Penaltı golüyle Trabzonspor maçı da kupayı da kazanmayı bilgi. Maçın yıldızı Onuachu'ydu. Tebrikler Trabzonspor. Halil Umut Meler şu an ülkemizin tartışmasız en kariyerli hakemi. Lakin bu yeteneğe ne oldu böyle? İletişim iyidir de hakem oyuncularla bu kadar çok konuşmaz her pozisyonu izah etmez, anlatmaz. Hakemin dili düdüğü ve kartlarıdır. Gerektiğinde kısa öz söyler geçer. Aşırı hoş görü disiplini bozar güveni sarsar. İlk yarıda fauller ve kartlarda bir türlü standardı yakalayamadı 19 faul 4 sarı ile tamamladı. 55'te Adil'i formasından Folcarelli basit bir temasla çekince Meler sahada penaltıyı verdi. Oyunculardan mobing yedi ama sarı kart çıkaramadı çünkü kartını soyunma odasında unutmuş! 2 no'lu yardımcıdan kart aldı oyuna döndü. 77'de Jevtovic yüksek topu net elle smaç atarcasına oynayınca Meler bir kez daha doğru kararla penaltıyı verdi. Halil Umut Meler'in penaltılarda cesareti maç yönetiminde zafiyeti vardı. Oyunculara 12 sarı, kulübelere 4 sarı, 1 kırmızı ve 42 faulle oyunu tamamlayabildi. Bu tablo bir elit hakem kalitesine asla yakışmadı.

ABDULLAH ERCAN-PENALTILAR BELİRLEDİ

Trabzonspor, sezonu Türkiye Kupası'nı alarak kapattı. Ama bu final yalnızca bir kupa hikâyesi değildi. Aynı zamanda kırılma anlarının, psikolojik üstünlüğün maçı nasıl değiştirdiğinin özeti oldu. İlk yarıda sahada çok daha organize, çok daha iştahlı ve çok üstün oynayan bir Trabzonspor vardı. Orta sahada sert, hücumda direkt oynayan bordo-mavililer oyunun kontrolünü ele geçirdi ve golü de buldu. Özellikle baskı anlarında rakibine nefes aldırmayan bir görüntü çizdiler. İkinci yarıya ise bambaşka başlayan bir Konyaspor izledik. Baskıyı artırdılar, 50'de Muleka ile beraberlik golünü buldular ve ardından penaltı kazandılar. İşte finalin kaderi tam burada değişti. Bardhi penaltıyı kaçırmasa bambaşka şeyler konuşuyorduk. Kaçan penaltı yalnızca bir fırsatın kaçması değildi; aynı zamanda moral üstünlüğünün de Trabzonspor'a geçmesiydi. Futbolda bazen bir kurtarış ya da bir direk, bütün sezonun hikâyesini değiştirir. Bu maçta da öyle oldu.Penaltının ardından Jevtovic'in ceza alanında topa elle dokunması ile gelen penaltı Fatih Tekke'nin takımına adeta kupanın kapısını açtı. Trabzonspor o andan sonra daha öz güvenli oynadı. Çünkü rakibin mental olarak oyundan düştüğünü hissetti. Final maçları biraz da böyle kazanılır; doğru anda ayakta kalabilirseniz kupaya uzanırsınız. Fatih Tekke için bu zaferin anlamı çok büyük. Teknik direktörlük kariyerindeki ilk kupasını kazandı. Daha da önemlisi, Trabzonspor taraftarına yeniden umut verdi. Bordo-mavililer son yıllarda finallere kadar gelip kupayı ellerinden kaçırıyordu. Bu kez o psikolojik eşiği aştılar. Üstelik kazanılan sadece kupa değil. Avrupa Ligi'ne playoff turundan katılım hakkı da Trabzonspor adına sezon planlaması açısından çok değerli. Sezonu geç açacak olmak hem fiziksel hazırlık hem de transfer süreci açısından büyük avantaj sağlayacak. Bu finalin sonunda en çok kazanan isim ise Fatih Tekke oldu. Çünkü bazen bir kupa, yalnızca müzeye gitmez; teknik adamın arkasındaki güveni, inancı ve geleceği de güçlendirir. Trabzon'da şimdi yeniden bir hikâye yazılıyor.

CEVDET ÜNÜVAR-FİNALDE KAYBETTİLER!

Konyaspor, bu finale kadar hiç kaybetmeden yürüdü... Bozkırın çocukları her turda biraz daha büyüdü, biraz daha inandırdı kendini. Zor maçlardan geçti, devleri devirdi, umutları omzunda taşıdı. Ama futbol bazen en acı cümleyi, en güzel hikâyelerin sonuna yazar... Yeşil beyazlılar, hiç yenilmeden geldikleri finalde ilk mağlubiyetlerini yaşadı. Ve o mağlubiyet sadece skor tabelasına değil, Konya'nın gecesine de düştü. Antalya semalarında gece ağır ağır mora dönerken, sanki Alpaslan Çakar dev final için özel bir finans tablosu hazırlamış gibiydi... Bir tarafta uzun vadeli konut kredisi ciddiyetiyle oynayan Konyaspor, diğer tarafta "bu işi hemen bitirelim" telaşıyla sahaya çıkan Trabzonspor...

İlk düdükle birlikte temkin sahaya yayıldı. Konyaspor kontrollüydü. Trabzonspor ise Karadeniz dalgaları gibi sert ve aceleci... Sanki bordo mavili oyuncular kupayı bir an önce alıp memlekete götürmek ister gibiydi. İlk yarıda oyun dengedeydi ama eşitliği bozan bir an vardı. Pina taşıdı... Sadece topu değil, Trabzonspor'un kupaya olan inancını da taşıdı.

Paul Onuachu ise gecenin en güzel cümlesini yazdı. Öyle bir gol attı ki... Hazırlanışı ayrı alkış aldı, bitirişi ayrı hayranlık uyandırdı. Top filelere giderken Antalya'daki gece bir anda Karadeniz'e döndü. İlk yarının geri kalanında korku, cesaretin önüne geçti.

"Onana'yı kaç kez gördük?" deseler, akıllara Bardhi'nin çaprazdan auta gönderdiği top gelirdi. Çünkü bu bölüm biraz da kalecilerin değil, kaybetmek istemeyen insanların maçıydı. Hakem ilk yarıyı uzattıkça uzattı...Dakikalar büyüdü, gerilim ağırlaştı. Ve finalin ilk perdesi 52. dakikada soyunma odasına yürüdü. Ama ikinci yarıya bambaşka bir Konyaspor çıktı. Bozkırın sert rüzgârı Antalya'ya indi adeta. Dakika 50'de Muleka'nın golüyle Anadolu Kartalları yeniden ayağa kalktı. Konya umutlandı, tribünler canlandı, final yeniden başladı.

Ve sonra gecenin kırılma anı geldi... Dakika 58... Topun başında eski Trabzonsporlu Bardhi vardı. Belki de kupanın kaderini değiştirecek penaltı için... Tribünler sustu. Şehirler nefesini tuttu. Ama futbol bazen geçmişi de oyunun içine karıştırıyor. Bardhi vurdu... Ve top ağlarla değil, kaçan bir ihtimalle buluştu. İşte o an, final yeniden Trabzonspor tarafına döndü. Son bölümde bordo mavili takım tecrübesiyle ayakta kaldı. Konyaspor ise mücadeleyi bırakmayan yüreğiyle alkış aldı. Ve gece sonunda bir şehir sabaha şarkılarla uyandı... Diğer şehir ise başı dik ama sessizdi. Çünkü bazı finaller kupayla değil, bıraktığı hikâyeyle büyür. Ve böylesine ağır baskının, yüksek tansiyonun yaşandığı bir gecede; Halil Umut Meler de düdüğüyle oyunun önüne geçmeden, finalin ruhunu bozmadan maçı başarıyla yöneten isim oldu.