COVID-19 NAMI DEĞER CORON VİRÜSÜ

Çin’in Wuhan kentinde 12 Aralık 2019 tarihinde ortaya çıkarak tüm dünyaya yayılan Corona virüsü ile ilgili Dünya Sağlık Örgütü ‘Pandemi’ dedi. Yani salgın hastalık olarak kabul etti ve buna göre önlemlerin alınmasını istedi.
Türkiye’de 11 Mart tarihinde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklaması ile ilk corona vakasıyla tanıştık. Ardından halkta bir panik oluştu. Toplumun bir kısmı olayın ciddiyetini hemen kavrayıp gerekli önlemleri aldı. Bir kesim korku ve paniğe kapılarak marketleri talan etti, maske ve kolonyalara yöneldi. Bir kısmı umursamaz tavır sergileyerek yaşamına aynen devam etti/ediyor. 
Sağlık Bakanının ve hükümetin yoğun çabaları takdire şayan. Dünyayı esir alan virüse karşı alınan tedbirler ülkemizde yayılmasını geciktirdi. 
Son dönemde yurtdışından gelenlerin umursamaz tavırlarına şahit oluyoruz. Peygamber efendimiz ‘bir yerde veba salgını olduğunu işittiğiniz zaman, oraya girmeyin. Bulunduğunuz yerde veba salgını baş gösterirse oradan çıkın’ diye buyurmuştur. Umreye giden bir kısım vatandaşlarımızın bu dusturu hayatlarına tatbik etmedikleri anlaşıldı. Sırf gösteriş maksatlı her yıl umreye giden, desinler amacı taşıyan insanlar, devletimiz tarafından alınan önlemlere tepki verir oldu. 
Seküler diye kendini tanıtan sözde sanatçı, akademisyen insanların da aynı tavrı sergileyerek insan hayatını riske attıklarına şahit oluyoruz. İtalyan sevgilisi ile sokakta dolaşmayı hak gören virüs ile umreden gelip devletin önlemlerine karşı tavır geliştirenler arasında hiç bir fark yok. Türk milleti ne ara bu kadar duyarsızlaştı. Ne ara bukadar nankör ve umursamaz oldu.   

Toplum olarak büyük bir sınavdan geçiyoruz. Sosyal medyada dolaşan asparagas, yalan bilgilere değil, devletimizin yetkili organlarının açıklamalarını kaale alalım. Belirtilen 14 kurala harfiyen uyarak olabildiğince virüsün yayılmamasına katkı sunalım. Bana göre biyolojik savaşın bir ürünü olan virüs’e karşı panik yapmadan, toplumsal duyarlılığı yüksek tutarak başarılı çıkabiliriz. Panik salgının kontrol altına alınmasını engeller. Tedbir ile paniği birbirine karıştırmayalım. 

DEFENDER-EUROPA 20 

Dünya corona virüs ile uğraşırken ABD Avrupaya askeri yığınak yapmakta. Mart ayı itibarıyla Hollanda ve Almanya gibi ülkelere büyük askeri sevkiyat yapıldı. Bu sevkiyatın asıl amacının ne olduğu konusunda bir açıklama yapılmıyor. Finansal istilanın ardından askeri istilaya şahit olmaktayız. Avrupanın jandarması ABD yeni askeri hamle ile oraları kontrol etme girişimini en üst noktaya çıkarmış durumda. Amaç Avrupa’nın güvenliği mi yoksa ulus devletlerin yıkılarak BOP çerçevesinde yeni devletlerin kurulması mı? Rusya’ya göz dağı vermek mi yoksa Türkiye’ye operasyon çekmek mi? Bu olay çok su kaldıracak gibi.
    
SURİYE GÜNDEMİ
    
Suriye meselesini atllamayalım. Doğu Akdeniz’i unutmayalım. Libya’yı sessizliğe mahkum etmeyelim.
Ortadoğu kaynaklı, Londra merkezli Şark’ul Avsat isimli gazete İran’ın Suriye’de gençleri silahlandırdığını yazıyor. Mezhepçi, emperyalistlerin operasyon aracı İran neyin peşinde dersiniz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sarper 4 ay önce

defender europa ile ilgili uyarınız ve özellikle Suriyede İranın girişimler dikkatle takip edilmeli.

Avatar
Süleyman HOCA 4 ay önce

bir yerde veba salgını olduğunu işittiğiniz zaman, oraya girmeyin. Bulunduğunuz yerde veba salgını baş gösterirse oradan çıkın

O

Avatar
Süleyman Bolat 4 ay önce

"bir yerde veba salgını olduğunu işittiğiniz zaman, oraya girmeyin. Bulunduğunuz yerde veba salgını baş gösterirse oradan çıkın" cümlesinin sonu çıkmayınız olmalı...

OKU, YORUMLA ve PAYLAŞ ==> http://www.gazete61.net/trabzon/covid-19-nami-deger-coron-virusu-h12823.html