Gülistan dosyasında görüntülü itiraf...
Kayıp Gülistan Doku dosyasında 67 ana arter ve 700 saatlik görüntü incelendi, 14 şüpheli için düğmeye basıldı. ABD'deki şüpheli Umut A.'nın ağabeyi Silar Altaş'ın Doku ailesinin avukatıyla yaptığı görüşmenin görüntüleri soruşturma dosyasına girdi. Görüntülerde Silar Altaş, “Ne biliyorsam bildiğim kadarıyla yardımcı olmaya hazırım” dediği, konuşmanın devamında ise, Vali Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in "Kız hamile kaldı ben de kafasına sıktım." ifadelerini kullandığını anlattı.
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında dikkat çeken bir görüntü kaydı dosyaya girdi.
"HAMİLE KALDI BEN DE KAFASINA SIKTIM"
Dosya kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD'de olduğu belirlenen şüpheli Umut A.'nın ağabeyi Silar Altaş'ın, Doku ailesinin avukatıyla yaptığı görüşmedeki sözleri dikkat çekti.Görüntülerde Silar Altaş, "Ne biliyorsam bildiğim kadarıyla yardımcı olmaya hazırım" dediği, konuşmanın devamında ise, "Umut'un sorgusundan aldığım Türkay demiş ki kız hamile kaldı ben de kafasına sıktım. Bu kafasına sıktım lafı birkaç defa geçti" ifadelerini kullandı.
Firari şüphelinin ağabeyi Silar Altaş'ın ifadelerinin tamamı şu şekilde:
"Sayın savcım, ben Silar Altaş. Umut'un abisiyim. Bildiğim kadarıyla size yardımcı olmaya hazırım. Umut Tunceli'deyse, bu olay büyük ihtimalle onun 18 yaşına girdiği zamanlara denk geliyor. Şu an 24 yaşında, yani yaklaşık 5-6 yıl öncesinden bahsediyoruz.
İlkay, 'Ben bir kızla birlikte oldum, hamile kaldı' demiş. Ben de Umut'un çok üstüne gittim, sürekli sorguladım. En sonunda 'Umut, nedir bu mevzu?' diye sordum. Bana sadece evet-hayır şeklinde cevaplar verdi. 'Kız hamile mi kalmış?' dedim, 'Evet' dedi. 'Aldırmak istememiş mi?' dedim, 'Evet' dedi. Hep kaçamak cevaplar veriyordu. Anlattığına göre Türkay, 'Kız hamile kaldı, ben de kafasına sıktım' demiş. Bu 'kafasına sıktım' ifadesini birkaç kez tekrar etti. Büyük ihtimalle tek bir mermi sıkmış.
Türkay, olayı kısaca şöyle anlatıyormuş: 'Birinin kafasına sıktım.' Hatta silahı önceden başkalarına da gösterdiği söyleniyor. Türkay'ın silahı tabancaydı. Ben de o silahı gördüm sanırım. Siyahtı, evet siyahtı. Onu bana arabada göstermişti.
Arabası BMW 420'ydi, koyu mavi-siyah arası bir renkti. Silahı torpidoya koyuyordu. Arabayı Umut'a da veriyordu. Sürekli araçlarla geziyorlardı. Hatta çoğu zaman arabaları çalıp getiriyorlardı; yaptıkları şey genelde buydu.
"ÖLDÜRDÜN MÜ?' DEDİM"
En ufak bir yalanım varsa Allah belamı versin. Bu kızın Gülistan olma ihtimali nedir diye sorarsanız, bence yüzde yüz. Ben de istiyorum ki, eğer kardeşimin bu işte en ufak bir dahli varsa, o da ortaya çıksın. Ona çok kızdım. 'Sen ne yaptın Umut, öldürdün mü?' dedim.O da bana şöyle dedi: 'Abi, bana bunu anlattı. Ben korktum. Birini öldürmüş bir adamdan korktum. O yüzden sesimi çıkaramadım.' Valinin kötü biri olduğunu düşündüğü için de korkmuş olabilir." Umut'a dedim ki: 'Bak, bu kadar şey olmuş, ortada bu kadar ciddi iddia var. Bu adam bu işin içindedir.' Çünkü bazı şeylerin silindiğini, ortadan kaldırıldığını söylüyordu. Bir keresinde bana şunu anlattı: 'İstanbul'daki evine gittim' dedi. 'Bir gün babası durduk yere geldi, beni alnımdan öptü. Halbuki normalde yüzüme bile bakmayan bir insan, gelip böyle davranınca dikkatimi çekti' dedi.
Babası vali. Umut'un, Türkay'ın İstanbul'daki evine gittiği bir zamanda bu olayın yaşandığını söyledi. Ya İstanbul'da ya da Tunceli'de karşılaşmışlar. Ben de Umut'un üzerine gittim. 'Ne olduysa açık açık anlat. Babasıyla ilgili farklı bir durum var mı? Onun bir şeylerden haberi var mı?' diye sürekli sordum. Aslında olayın Zeynal'ın üzerine kalacağı konuşuluyordu. Ama Zeynal geri dönünce, sanki yön başka birine çevrildi. Bize göre bunu yapabilecek, bu kadar şeyi saklayabilecek kişi belliydi.
Umut'un bana anlattığına göre; Türkay, kız hamile kaldığı için kürtaj yaptırmak istemiş. Kız kabul etmeyince aralarında sorun çıkmış. Türkay da, siyasi bağlantılarından dolayı korktuğu için kızı vurmuş olabilir. Babasının vali olması da bu korkuyu artırmış olabilir. Çünkü Umut'un anlattığına göre Türkay her şeyden çekinen biriydi. Umut'a, 'Bunu hiç sorgulamadın mı? Bu işin aslı nedir diye hiç üzerine gitmedin mi?' diye sordum. 'Abi, o sırada çok korktum' dedi.
Umut'un anlattığına göre Türkay, 'Ben bir kızı vurdum. Hamile kaldı, aldırmak istemedi. Tartıştık' demiş. Özellikle 'kafasına sıktım' ifadesini kullanmış. Umut da buna tepki göstermiş, aralarında kısa bir tartışma yaşanmış ama sonra konuyu kapatmışlar. Çünkü 'Birini öldüren biri bana da zarar verebilir' diye korkmuş. Umut'un konuşması gerektiğinin farkındayım.
Daha sonra dayım geldi. 'Savcılık ve Adalet Bakanlığı devrede, artık kimse bir şeyden korkmasın, ne biliyorsanız anlatın' dedi. O noktadan sonra biz aile olarak korkmayı bıraktık.
Bu olaya birçok kişi dahil edilmiş. Olay büyük; öyle kolayca üstü örtülecek bir şey değil. Bunun farkındayız. Artık gerçekten korkmuyoruz, korku aşamasını geçtik. Çünkü mesele bizi de aşmış durumda. Bundan sonra bize ne olacaksa olsun. Sonuçta kızın ailesi aylardır, yıllardır büyük acı çekiyor. Olay artık sadece onların değil, çok daha büyük bir hale geldi. Benim şu an aklıma gelen tek isim 'Sütlü Bey'. Onu da sadece vali koruması olduğu için biliyorum. Umut'la konuştuğumda ona şunu sordum: 'Bu işe kimler karışmış olabilir, nasıl olmuş olabilir?' Koruması var mı? Vardır, olabilir. Ama kimdir, nedir, bilmiyoruz. 'Bu kızı kim götürdü, kim gömdü, kim sakladı? Nasıl oldu da bu kız aylardır kayıp?' diye sordum. Umut da 'Bilmiyorum abi' dedi. 'Koruma olabilir mi?' dedim, 'Olabilir' ded
Koruma olarak Şükrü ismini duydum. Erdoğan ismini de duydum. Bu kişiler; Umut, Türkay ve koruma, sürekli birlikte takılıyorlarmış. Hatta bir evleri olduğunu da duydum ama nerede olduğunu bilmiyorum. Sadece bir ev olduğundan bahsedildi. Ev kimin adına diye sorulduğunda; İlker, Uğurcan ve Ercan Çelebi isimlerini duydum. Bunlar aynı arkadaş grubundaydı, birlikte vakit geçiriyorlardı. Daha sonra bir süre sonra yolları ayrılmış. Umut 19 yaşına geldiğinde, yani olaydan yaklaşık 1-2 yıl sonra araları açılmış.
Mektup meselesini de şöyle anlattı: Mektubu Türkay götürüp bırakmış. Vali'nin oğlu olan Türkay'ın bunu yaptığı söyleniyor. Nereye bıraktığını tam bilmiyorum. Anladığım kadarıyla kızın ablasına bırakıldığı söyleniyor, en azından haberlerde bu şekilde geçiyor. Bu konuyu duyduğumda Umut'a çok sert tepki gösterdim. 'Nasıl olur da telefonunu verirsin?' dedim. O da 'Ben değilim' dedi. 'Türkay konuşmuştur' diye cevap verdi. 'Neden telefonunu veriyorsun, ne konuşuldu bilmiyor musun?' diye sordum. Zaten ne konuşulduğunu bilse ve anlatsa doğrudan hapse girecek bir durum olduğunu düşünüyorum.
Umut, olayın detaylarını tam bilmediğini söylüyor. Sadece Türkay'ın arabada kendisine 'Birini vurdum' dediğini aktarıyor. 'Bir kız hamile kaldı, aldırmak istemedi, ben de vurdum' şeklinde konuştuğunu söylüyor. Silahı getirip getirmediğini ya da gösterip göstermediğini ise net bilmiyor. Biz aile olarak Umut'u sorguladık. 'Bu adamın kimlerle takıldığını bilmiyor musun? Bu kız ne zamandır kayıp, bunları hiç mi düşünmedin? Telefonunu vermişsin, bir yere gitmişsin, bırakmışsın' diye üzerine gittik.
Mektup konusunda da şunu anlattı: Türkay, Umut'u bir yere bırakmış ve 'Git, bunu bırak' demiş. Umut mektubu bırakıp geri dönmüş. Daha sonra Türkay gelip onu tekrar almış. Bu durumun Umut'un üzerine suç atmak için mi yapıldığı, yoksa neden böyle bir yol izlendiği net değil. Umut da aynı şeyi söyledi; mektupta da benzer şekilde yazdığını ifade etti.
DOSYADA NELER OLDU?
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli'ye atanan Türkiye'nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, 5 Ocak 2020'den beri kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin yürütülen soruşturmada özel ekip kurulmasını talep etti. Doku'nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri ve PTS kayıtları yeniden toplandı.
Gülistan'a ait yeni görüntülerin de bulunduğu 67'si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. Soruşturmada, cinayet şüphesiyle 14 Nisan'da 13 şüphelinin yakalanmasına yönelik 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Aralarında Doku'nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı verilen yurt dışındaki 14'üncü şüpheli için kırmızı bülten talebinde bulunuldu.
ETKİN PİŞMANLIK TALEBİNDE BULUNDU
16 Nisan'da adliyeye sevk edilen şüphelilerden ihraç polis memuru Gökhan Ertok, 'Delilleri yok etme' suçundan, daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku'ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı ise 'Kasten öldürme' suçundan tutuklandı. Doku'ya ait SIM kartı bir telefona takarak veri akışı sağladığı ve sosyal medya hesabında veri sildiği iddiasıyla dün delilleri yok etme suçundan tutuklanan ihraç polis memuru Gökhan Ertok'un, etkin pişmanlıktan faydalanmak için talepte bulunduğu belirtildi. Munzur Üniversitesi'nden kameralardan sorumlu olan Savaş Gültürk ve Süleyman Önal ise adli kontrolle serbest bırakıldı.
ESKİ VALİ TUNCAY SONEL VE BAŞHEKİM GÖZALTINA ALINDI
Dün de hakkında 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan soruşturma başlatılan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Elazığ'da gözaltına alındı. Gülistan'ın hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla da dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, Bursa'da gözaltına alındı. Sonel işlemlerinin ardından Erzurum'a gönderilirken, Özdemir de Tunceli'ye getirildi.
TUTUKLU SAYISI 8'E YÜKSELDİ
Jandarmadaki işlemleri tamamlanan ve dün adliyeye sevk edilen şüphelilerden Gülistan Doku'nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov'un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş'ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan çıkarıldıkları mahkemece 'suç delillerini gizleme ve yok etme' suçundan, Ferhat Güven ise Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku'ya yönelik eylemi nedeniyle 'yağma' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Uğurcan Açıkgöz ise mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Böylece soruşturmada tutuklu sayısı 8'e yükseldi.
Dönemin valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ve o dönem Vali Sonel'in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu'nun ise adliyedeki işlemleri devam ediyor.
GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASI: KİM KİMDİR?
| İsim | Kimliği / Görevi | Soruşturmadaki İddia / Bağlantı |
| Zaynal Abakarov | Gülistan'ın eski erkek arkadaşı | Rus uyruklu. Hakkında kırmızı bülten çıkarılan isim. |
| Engin Yücer | Zaynal'ın üvey babası | Olay döneminde Tunceli Asayiş Şube'de görevli polis memuru. |
| Cemile Yücer | Zaynal'ın annesi | Soruşturma adı geçen isimlerden. |
| Tuncay Sonel | Dönemin Tunceli Valisi | Olayın yaşandığı dönemdeki mülki amir. |
| Mustafa Türkay Sonel | Tuncay Sonel'in oğlu | Soruşturma kapsamında adı geçen isimlerden. |
| Uğurcan Açıkgöz | M. Türkay Sonel'in arkadaşı | Gülistan ile olaydan bir gün önce görüştüğü ve baz kayıtlarının örtüştüğü iddia ediliyor. |
| Erdoğan Elaldı | İl Özel İdaresi çalışanı | Olay günü köprüde Gülistan ile aynı dakikalarda olduğu ve son temas eden kişi olduğu değerlendiriliyor. |
| Gökhan Ertok | Eski Narkotik Polisi | Gülistan'ın sosyal medya ve mesajlaşma hesaplarına girerek verileri yok etme iddiasıyla suçlanıyor. |
| Süleyman Önal | Bilgisayar İşletmeni (Üniversite) | Kameraların çalışmadığına dair tutanak tutmasına rağmen, disklerde görüntü çıktığı belirtiliyor. |
| Savaş Gültürk | Bilgisayar İşletmeni (Üniversite) | Kameralarla ilgili tutanakta imzası bulunan ve veri incelemesinde adı geçen görevli. |
| Çağdaş Özdemir | Dönemin Devlet Hastanesi Başhekimi | Hastane kayıtlarında Gülistan'ın giriş verilerinin bulunmaması nedeni olduğu iddia ediliyor |
| Şükrü Eroğlu | Valinin Koruma Polisi | Soruşturma adı geçen emniyet mensuplarından. |
| Ferhat Güven | — | Aileyi kontrol altında tutmakla görevlendirildiği iddia edilen ve terör üyeliği cezası olan şahıs. |
| Umut Altaş | Tuncay Sonel'in arkadaşı | ABD'de yaşıyor. Soruşturma dosyasında adı geçen isimlerden. |
| Celal Arıkan Altaş | Umut Altaş'ın babası | Dosyada adı geçen isimlerden. |
| Nurşen Arıkan Altaş | Umut Altaş'ın annesi | Dosya kapsamında adı geçen isimlerden. |
takvim




