“YÜZYILIN SAFSATASI”

ABD Başkanı Donald Trump'ın geçtiğimiz dönemde duyurduğu sözde barış planı adı altında 'Yüzyılın Anlaşması' dünyaya ilan etti. ABD Başkanı Trump, sözde Orta Doğu barış planı kapsamında Kudüs'ün, İsrail'in "bölünmez" başkenti olarak kabul edileceğini açıkladı. 'Barış' adı altında Kudüs'ü İsrail'e teslim etmeye yönelik olan bu adıma Trabzon Kudüs Kardeşlik Derneği Başkanı İbrahim Kara sert tepki gösterdi.

KUDÜS İSRAİL’E BIRAKILMAK İSTENİYOR

ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, düzenledikleri ortak basın toplantısında 'Yüzyılın Anlaşması' adlı tek taraflı planı açıkladı. Trump, "Kudüs bölünmeden İsrail´in başkenti olacak" dedi. Trabzon Kudüs Kardeşlik Derneği Başkanı İbrahim Kara sert, ABD Başkanı Donald Trump'ın sözde barış planını reddettiklerini açıkladı. Başkan Kara, Planın detaylarına baktığımızda Kudüs'ün tamamının Siyonist İşgalci İsrail'e bırakılması ve Batı Şeria'daki işgalci Yahudi yerleşim birimlerinin büyük bölümünün varlığını sürdürmesi gibi detaylar, meselenin özünü ortaya koyması bakımından yeterlidir. Ancak diğer ayrıntılara baktığımızda da bu planın mevcut işgalin varlığını koruma altına alacağı ve Filistin topraklarındaki işgali daha da artıracağı bir gerçektir. Şu anda kendi öz vatanlarından uzakta yaşamak zorunda kalan 6 milyonluk Filistinli kardeşlerimizin dönüş imkânlarına hiç değinilmediği anlaşılan bu plan, vicdan sahibi hiçbir insan tarafından da muteber değildir.

ANLAŞMAYI EVANJELİK’LER HAZIRLADI

 “Yüzyılın Anlaşması”nı ABD Başkanının çevresindeki evanjelik kadroların hazırladığını ileri süren Kara, “Planın hazırlayıcıları olarak Trump’ın damadı Jared Kushner ile Trump’ın Uluslararası Müzakereler Özel Temsilcisi Jason Greenblatt’ın isimleri, bizlere bazı çağrışımlar yapmamızda yardımcı oluyor.  Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın eliyle 2 milyarlık İslam dünyasına dayattırmaya çalışılan bu planın, ne tarihle, ne mevcut gerçeklerle, ne de uluslararası hukukla bağdaşan herhangi bir yanı yoktur. Başta Kudüs ve Mübarek Mescid-i Aksa olmak üzere Filistin toprakları üzerinde söz söyleme hakkı, başta Filistinli kardeşlerimizin ve tüm Müslümanlara aittir. Bugün kendilerini Kudüs'ün sahibi sananlar, yarın arkasına saklanacak ağaç dahi bulamayacaklarını bilmelidirler. Hele hele Kudüs ve Mübarek Mescid-i Aksa üzerindeki hâkimiyetin zerresi bile bizim açımızdan tartışılması gereksiz bir konudur.  Buradan bir çağrımız da başta Türkiye olmak üzere İslam dünyasının tüm fertlerinedir: Gelin bu yaşanan girdabın içinden hep birlikte çıkalım. Zalimlerin kendilerinde gördükleri cesaret, dağınık haldeki duruşumuzdan kaynaklanmaktadır. Neyi bekliyoruz? Kendini büyük gören sömürgecilerin  bizim için belirleyeceği daire içinde rahat bir yaşam mı hayal ediyoruz? Hayır, bizim asıl istememiz gereken şey, Allah’ın ipine hep birlikte sımsıkı sarılmak olmalıdır. Zaman ayrılıkları değil, ittifaklarımızı güçlendirme zamanıdır. Kudüs bizi mutlaka ve mutlaka birleştirecek güç ve kuvvete sahiptir.” biçiminde tepki gösterdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.