Trabzon'dan İçişleri Bakan Çiftçi'ye Çağrı!
Trabzon Polis Emeklileri Derneği Başkanı Cemil Alparslan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye seslendi. Alpaslan Polis Haftası nedeniyle kaleme aldığı yazıda Bakan Çiftçi'ye sorunları sıraladı ve çözümlerini anlattı.
İşte Cemil Alparslan'ın açıklaması...
Bir 10 Nisan’a daha girerken, görevdeki ve emekli polislerimizin yıllardır biriken sorunlarını, artan mağduriyetlerini ve görmezden gelinen haklı taleplerini doğrudan zat-ı âlinize ifade etmek zorunluluğu doğmuştur.
Ne yazık ki polis için bayram; sevinç değil, hüzün, yalnızlık ve unutulmuşluğun adıdır.
Çalışanıyla, emeklisiyle polis teşkilatı, yıllardır dile getirilen, raporlanan ve yetkililere iletilen sorunların ağırlığı altında bir 10 Nisan’ı daha karşılamaktadır. Verilen sözler tutulmamış, vaatler ertelenmiş; çözüm üretmesi gerekenlerin sessizliği artık kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır.
“Polis güvende olmadan toplum güvende olamaz.”
Ülkemizin huzur ve güvenliği için gece gündüz demeden görev yapan polislerimiz; bayramını, ailesini ve hayatını ikinci plana atmaktadır. Ancak bugün; uzun ve düzensiz çalışma saatleri, karşılıksız fazla mesai, yetersiz hukuki güvenceler ve artan mesleki baskı altında tükenmektedir. Yükselen intihar vakaları ise bu ağır tablonun en acı ve en sessiz çığlığıdır. Bu durum artık bireysel değil, açıkça sistemsel bir sorundur.
Emekli polislerimiz açısından tablo daha da ağırdır. Yıllarca canı pahasına hizmet edenler, bugün düşük maaşlarla yaşam mücadelesi vermekte; kesilen haklar ve eriyen gelirler karşısında adeta unutulmuşluğa terk edilmektedir.
Bizler ayrıcalık değil, hakkımız olanı istiyoruz.
İnsanca yaşamayı, emeğimizin karşılığını almayı ve mesleğimizin saygınlığının korunmasını talep ediyoruz.
Ancak her yıl olduğu gibi bu yıl da hamaset dolu nutuklarla polislerimizin gerçek sorunları örtbas edilmektedir. “Anadolu’nun yanık yağız evlatları” olarak sahada en önde gördüğümüz polislerimiz; fedakârlıkta başrolde, haklar söz konusu olduğunda ise maalesef geri planda bırakılmaktadır.
Bayram sabahında ailesiyle bir araya gelemeyen, çocuğuyla bir kahvaltı yapamayan, vatandaşın huzuru için kendi huzurundan vazgeçen polislerimizin yaşadığı zorluklar görmezden gelinmektedir. Maçlarda, konserlerde, eylemlerde, afetlerde ve en riskli görevlerde en önde yer alan polisler; hak ettikleri değeri ve karşılığı bulamamaktadır.
Soruşturma dahi açılmadan verilen idari kararlar, ani tayinler ve mesleki güvencesizlik; teşkilat içinde derin bir adaletsizlik duygusu oluşturmaktadır. Hakarete uğrayan, baskıya maruz kalan, her şartta görevini yapan polisler çoğu zaman sahipsiz bırakılmaktadır.
Yıllardır gündemde olan 3600 ek gösterge düzenlemesinde dahi geri planda kalan polisler, fedakârlıkta ön sırada; haklarda ise son sırada yer almaktadır.
Oysa taleplerimiz açık ve nettir:
İnsan onuruna yakışır, sürdürülebilir çalışma saatleri
Fazla mesainin adil ve eksiksiz karşılığı
3600 ek gösterge başta olmak üzere özlük haklarında adalet
Emniyet hizmetleri tazminatının emeklilikte devamı
Emekli maaşlarının insanca yaşam seviyesine çıkarılması
Psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi
Hukuki ve kurumsal güvencenin açık ve etkin şekilde sağlanması
Eşit işe eşit ücret ve adil soruşturma süreçleri
Sayın Bakanım,
Bugün polis hâlâ görev başındadır.
Ama soruyoruz: Devlet, polisin ne kadar yanındadır?
Bu sessizlik hayra alamet değildir.
Bu görmezden geliş sürdürülebilir değildir.
Unutulmamalıdır ki;
Güvenliği sağlayanlar kendini güvende hissetmezse,
hiçbir toplum gerçekten güvende olamaz.
181 yıllık köklü bir teşkilatın mensupları olarak artık nutuk değil, çözüm bekliyoruz.
Yetkililere çağrımız nettir:
Bu sesi duyun.
Bu yükü görün.
Bu sorumluluğu daha fazla ertelemeyin.
Ve aziz milletimize de çağrımızdır:
Hayatını sizin güvenliğinize adayan polislerimize dua ve desteğinizi esirgemeyin.





