Trendyol Süper Lig'in 22. haftasında Fenerbahçe deplasmanda Trabzonspor'u 3-2 mağlup etti. İlk dakikalarda 1-0 geri düşen, ardından 2-1 öne geçen Fenerbahçe, karşılaşmayı 3-2 galip noktaladı. Mücadeleyi spor yazarları değerlendirdi.
Süper Lig'in 22. haftasında Trabzonspor ile Fenerbahçe karşı karşıya geldi. Papara Park'ta oynanan mücadeleyi sarı lacivertli takım 3-2 kazandı. Fenerbahçe'ye galibiyeti getiren golleri 15. dakikada Anderson Talisca, 34. dakikada Kerem Aktürkoğlu ve 48. dakikada Marco Asensio kaydetti. Trabzonspor'un golleri 6. dakikada Ernest Muçi ve 43. dakikada Paul Onuachu'dan geldi.Bu sonuçla Fenerbahçe puanını 52'ye yükseltti. Hemen ardından takipçisi Trabzonspor 45 puanda kaldı. Ligin bir sonraki haftasında Trabzonspor deplasmanda Gaziantep FK ile karşılaşacak. Fenerbahçe sahasında Kasımpaşa'yı konuk edecek.
Spor yazarları büyük bir çekişmeye sahne olan Trabzonspor-Fenerbahçe derbisini köşelerinde değerlendirdi.
'Gol var, savunma yok' - Tunç Kayacı - Fanatik
Trabzon’da ilk yarıda futbola değil ama gole doyduk. Dolu tribünler önünde müthiş bir mücadele vardı sahada. İki teknik adam da beklenen kadroları sahaya sürerken taktiksel bir değişiklik de yapmadı. Fenerbahçe Talisca ve Kerem üzerinden gol ararken, Trabzonspor’da Muçi ve Onuachu ile skor kurgusunu kurmuştu. Nitekim ilk yarıda gelen dört golün bu isimlerden gelmesi de sürpriz olmadı. Özellikle ev sahibi ekipte Onuachu’nun Skriniar ve Oosterwolde’ye karşı hava toplarındaki tartışılmaz üstünlüğü dikkat çekiciydi. Nijeryalı yıldız birçok hava topunda kaleyi gördü ve attığı tek gol de yine ortalanan topta şık bir kafa vuruşuyla geldi. Fenerbahçe ise yüksek pres yaparak Trabzonspor savunmasını hataya zorladı ve bunda da başarılı oldu. Maçta tempo vardı ama zirvede oynayan takımlara göre atılan goller, iki takım adına da çok ciddi savunma zaaflarını ortaya koydu.
Kırılma anları ve sonuç
İkinci yarının hemen başında Fenerbahçe’nin Asensio ile attığı gol ve 3-2 öne geçmesi, Trabzonspor’un gardını düşürdü. Bordo-Mavililer sanırım böyle bir gole zihinsel olarak hiç hazır değildi ve uzunca bir süre reaksiyon gösteremedi. Hücumda gol beklentisi yalnızca Onuachu üzerinden olunca, rakip savunma pas ve orta trafiğini kesince Trabzonspor adına kısır bir ikinci yarı ortaya çıktı. Fatih Tekke çare olarak önce Umut’u, sonra da Nwakaeme’yi oyuna alıp hücumda daha etkili olmayı denedi. Bu değişiklikler Trabzonspor’u daha ofansif hâle getirdi ancak final vuruşlarında etkili olamadılar.
Aslında dün gece kadro derinliği ve kalite sonucu belirledi. Maça daha iyi hazırlanan ve taktik disiplininden çıkmayan Fenerbahçe, hak ettiği üç puanla zorlu virajı hatasız geçti ve şampiyonluk yarışına devam dedi. Trabzonspor’un ise kanatlardaki etkisizliğine bakarsak, buram buram Zubkov’u aradığı görüldü. Özellikle bu kadar sağ kanadı kullanıp etkili orta yapamaması bunun en net göstergesiydi. Özetle bu sonuçtan sonra şampiyonluk yarışı, geçen sezonki gibi iki takıma kaldı.
'Kaliteli bir maç' - Serkan Akcan - Fanatik
Tedesco’nun Guendouzi ve önünde Kante-İsmail ile başlaması, Asensio’yu da forvet arkasında oyun kurucu olarak kullanması Trabzonspor’u merkezde yenme hamlesiydi. Fenerbahçe sanırım bu sezon ilk kez böyle bir ‘diamond 4-4-2’ icra etti. İsmail sol iç, Kante sağ içte konumlandı, Kerem ile Talisca santrfor oynadı. Bu taktik sahaya büyük enerji koydu, hücum setlerini hayli zenginleştirdi. Buna mukabil Fatih Tekke’nin planı Muçi’yi savunma arkasında topla buluşturmak sonrasında da Onuachu’nun fiziksel avantajlarına oynamaktı. İki iyi taktisyenin de planları tuttu. Ortaya mükemmel, heyecan verici bir maç çıktı. Onuachu ligin en denge bozan santrforu. Bir kere fiziksel avantajları düşünüldüğünde savunulması çok zor. Üstünlük kuramadığı bir stoper henüz göremedik. Fenerbahçe stoperleri Oosterwolde ile Skriniar yardımlaşarak bile savunamadılar Onuachu’yu. Fenerbahçe’nin merkezi almasına karşılık Pina ve Lovik ile kenar çizgilere basarak oynayan Trabzonspor, topu ceza sahasına yüksek oynayarak Onuachu’yu hep sıcak tuttu. Nijeryalı santrforun devasa fiziğiyle yarattığı fark, Oosterwolde açısından hayal kırıklıklarıyla dolu bir ilk yarı izletti futbolseverlere.
Asensio farkı
Asensio sadece topla oynarken yeteneklerini sergilemiyor, oyun aklı çok yüksek ve hücumu zekasıyla dizayn ediyor. Kerem’e yaptığı asist beyniyle ayakları arasındaki uyum inanılmazdı. İkinci yarıda Kerem’in ona bıraktığı pastaki vuruşu ve attığı gol de en az asisti kadar kaliteliydi. Fenerbahçe genel anlamda sahaya büyük bir efor koydu. Kante’nin vasatı aşamadığı bir maçta İsmail Yüksek enerjisiyle sol içte harikalar yarattı. Oyunun son yarım saatinde ise iki iyi taktisyenin satranç hamlelerini izlemek en az maç kadar keyifliydi. Tekke’nin Umut Nayır ve Nwakaeme hamlesine karşı, Tedesco’nun hava hakimiyetini sağlamak için Yiğit Efe ile Musaba’yı alıp savunmayı 5’lemesi Fenerbahçe’nin tabelayı elinde tutmasına yardımcı oldu.
'İstediği gibi soğutan kazandı' - Cem Dizdar - Fanatik
Kadrolar açıklandığında ev sahibinin yapacakları öngörülebilirken misafirin ki tahmin edilemezlik içeriyordu. Orta saha geçirgenliğini minimuma indirgemeyi düşündüğü belli olan Domenico Tedesco savunmacıların önüne üç kesiciyi dizmişti; Guendouzi, Kante ve İsmail. Orta sahada rakibin oyun kurulumunu engelleyebilecek bu ‘İkinci kat güvenlik duvarı’, kaleci ile savunma çizgisinin ihmalini gerektirmiyordu kuşkusuz! Bunu hatırlatanlar da stoper Nwaiwu ile Muçi oldu. Gerçi yedikleri golden önce de devamında da ön alanda daha aktif görünen Fenerbahçe’ydi. Özellikle savunmacı bilinen İsmail’in ‘Pozisyon icat edici’ye dönüşüp, Marco Asensio’yu pasöre çevirdiği pozisyonlarla öne geçti Fenerbahçe. Yine de öngörülebilecek olanı engelleyemediler; Onachu ve kafası! İkinci devre başlar başlamaz yine İsmail’in icrasına başlangıç verdiği ve golle tamamlanan bir atak izledik. Kolay gol yiyen ancak ülke gol atmayı beceremeyen takımlarla dolu olduğu için bu sık fark edilmeyen Trabzon savunması; Talisca, Kerem, Asensio bağından gelen golü bizim gibi öylece izledi.
Bir kez daha öne geçtikten sonra iyice savunmaya gömülüp, fırsat kollamaya başlayan Fenerbahçe değişikliklerle de ısıyı iyice düşürdü! Fakat özellikle 80’den sonra başta Onuachu olmak üzere etkisiz de olsa kafa vuruşlarına izin vermeleri riskliydi. Öyle ya gollerden birini kafa vuruşundan yemişlerdi ve Trabzon son bölümlerde attığı gollerle biliniyordu. Yine de ikinci devreyi istediği gibi soğutan Fenerbahçe maçı kazanmayı başararak takibi sürdürdü…
'Kadro kalitesi kazandı' - Olcay Çakır - Fanatik
Karşılaşma Fenerbahçe’nin önde baskısıyla başladı. Bu bir sürpriz değildi. Orta sahada özellikle İsmail’in ekstra katkısıyla merkez kalabalık tutuldu, ön taraftaki teknik kapasitesi yüksek, santraforsuz ama hareketli oyuncularına geniş bir konfor alanı açıldı. Önde oynayan takımın ezberi bellidir: Savunma arkası koşu, hızlı geri kazanım, hataya zorlama. Ve tam bu tabloda Trabzonspor Muçi’nin golüyle öne geçti. Futbol bazen planı bozan bir oyundur. Ancak Trabzonspor aynı cesareti oyun aklına yansıtamadı. Rakibin verdiği ipuçları ortadayken çıkarken, ısrarla kısa ve riskli oynamak, bu seviyede bedeli ağır bir tercihtir. İki gol de hataya zorlanmaktan değil, hatada ısrar etmekten geldi. Bu tip maçlarda uzun oynamak, tehlikeyi uzağa taşımak, basiti oynamak meziyettir; karmaşığı denemek cesaret değil, bazen ihmaldir. Onuachu gibi bir silahın varsa oyunu kenara indirir, ceza sahasını doldurursun. İlk yarıda en az üç kafa vuruşu… Biri gol. Tesadüf değil.
Daha doğru oynayabilirdi
Asıl soru şu: O ortalar neden daha fazla gelmedi? Trabzonspor mu üretemedi, yoksa Fenerbahçe mi ürettirmedi? Maçın kilidi burada. İkinci yarının başındaki gol momentumu tamamen Fenerbahçe’ye teslim etti. Kalan bölümde Trabzonspor uyudu, Fenerbahçe uyuttu. Kenardan gelen genç ve atletik hamlelerle enerji tazelendi. Evet, kadro kalitesi kazandı. Ama Trabzonspor’un daha doğrusunu oynayabileceğini not düşmek gerekir. Favori kazandı. Şimdi romantizmi bırakıp gelecek sezonun planını yapmak, sözü değil oyunu büyütmek zamanı.
'Talisca atılmalıydı' - Deniz Çoban - Fanatik
Yağmur nedeniyle ağırlaşan saha koşulları, hakemlerin karar verme sürecini önemli ölçüde zorlaştırdı. Bu tür zorlayıcı ortamlar, oyuncuların hareketlerini ve topun davranışını etkileyebildiği için maçın zorluğunu daha da artırıyor. Genel olarak maç içinde hakem kontrolü elinde bulundursa da bazı faul ve kart kararları eleştiriye açık kaldı. Fenerbahçe’nin ilk golünde, İsmail’in topu eliyle kontrol ettiği yönünde itirazlar oldu. Ancak pozisyonun incelenmesi, İsmail’in topu kazanırken herhangi bir ihlal yapmadığını gösteriyor; top koluna değmiyor.
Trabzonspor’un ikinci golünden hemen önce, Nwaiwu’nun Kerem’in sağ ayağına teması dikkat çekiciydi. Kerem bu müdahaleden etkilenmiş gibi görünse de pozisyon hakemin takdirine bırakılacak nitelikteydi. Hakemin kart uygulamalarındaki tutarsızlık ise maçın en kritik sorunu oldu. Talisca’ya gösterilen sarı kart hatalıydı. 55. dakikada, sarı kartlı Talisca’nın eliyle Pina’nın yüzüne yaptığı kontrolsüz temas, ikinci sarı kart ve ihraç gerektiriyordu. Hakemin ofsayt düdüğü çalması, bu disiplin ihlalini göz ardı etmesini haklı çıkarmaz; iki hareket birbirinden bağımsız değerlendirilmeliydi.
Vasatı aşamadı
Fenerbahçe cephesinde Mert ve Semedo’nun sarı kartları tartışmalıydı. Trabzonspor’dan Augusto ve Oulai’nin kartları da benzer şekilde hatalı görünüyor. Öte yandan, Onuachu’nun topsuz alandaki faulü, Folcarelli’nin hakemi aldatmaya yönelik hareketi ve Pina’nın İsmail’in ayağına basması gibi pozisyonlarda sarı kart çıkmaması, standart eksikliğini daha da belirginleştirdi. Sonuç itibarıyla, hakem performansı tutarlı değildi ve vasatı aşamadı.





