Kampanya için hazırlıklarını tamamlayan sanayiciler, halk sağlığına öncelik vererek kaliteli üretim yapmak için çaba sarf eden özel sektörün, gereken denetim kurallarının işletilmemesi yüzünden çay çöpü olarak adlandırılan imal atıklarının glikoz, karbonat, gıda boyası ve pancar posası kullanılarak kuru çay şekline dönüştürülüp, piyasaya sürülmesi yüzünden her bakımdan zor durumda kaldıklarını hatırlatarak şunları söylediler:
“Çay da her aşama da adeta denetim yapılmıyor. Hele hele piyasa denetimi hiç yok denebilir. Geçmişte kaçak çay yüzünden yaşanan sıkıntılar ve uğranılan haksız rekabetin benzeri, fabrikaların çay atıklarını alıp, bunları çeşitli şekillerde katkı maddeleri ve boyalarla kısa sürede demlenen çay haline sokanların sebep olduğu sıkıntılarla yaşanıyor. Çünkü halkımıza çay diye satılanların gerçek çay ile uzaktan yakından ilgisi yok. Halkın sağlığına, sektörde dürüst çalışıp, kaliteli üretim yaparak yer almak isteyen sanayicilerin ekonomisine zarar verenlere devletin denetimleri yaparak izin vermemesi gerekiyor.”
Sanayiciler, denetim sisteminin bugüne kadar hakkaniyetle işletilmediğini, bunun da yaş çay yaprağı üreticilerine bile zarar verdiğini de ileri sürerek, “Bugün yaş çay yaprağının kilosu kaç lira olsun diye tartışmalar yapılıyor. Denetim mekanizması işletilip, çay çöpünün kuru çay olarak piyasada yer almasının önüne geçilsin, özel sektör yaprağın kilosunu peşin para vererek 40 liraya bile alır. Çalıştırdığı işçilere asgari ücretin çok üzerinde ücret öder. Piyasaya istikrar gelir. Tüketici gerçek çay içer. Bunun için denetim mekanizması işletilsin yeter” çağrısında bulundular.




