Üsküdar Belediyesi soruşturmasında Sinem Dedetaş ifadesinde Trabzon detayı!
Üsküdar Belediyesi soruşturmasında Sinem Dedetaş ifadesinde Trabzon detayı!
İçeriği Görüntüle

Karadeniz insanının en büyük sorunlarından biri, yıllardır gerçek ihtiyaçlarından çok günü kurtaran ve daha çok bireysel beklentilere odaklanmasıdır. Bölgenin geleceğini değiştirecek büyük yatırımlar yerine çoğu zaman kısa vadeli ve kişisel talepler konuşuluyor.
Elbette fındık fiyatı, çay taban fiyatı, tütün üreticisinin sorunları ya da vatandaşın tayin beklentisi önemlidir. Üreticinin emeğinin karşılığını alması, çalışanların ve ailelerin mağdur edilmemesi devletin temel görevlerindendir. Ancak koskoca bir bölgenin geleceğini yalnızca bu başlıklara indirgemek, Karadeniz'in asıl sorunlarını görmezden gelmek anlamına gelir.
Karadeniz'in bugün en önemli ihtiyaçlarından biri ulaşım altyapısıdır. Sahil Yolu, yapıldığı dönemde bölge için önemli bir kazanım olmuştur. Ancak geçen yıllar içerisinde nüfusun artması, araç sayısının çoğalması ve ticari hareketliliğin büyümesiyle birlikte bu yol artık bölgenin yükünü taşıyamamaktadır.
Özellikle Doğu Karadeniz'e baktığımızda şehirlerin ulaşım konusunda ne kadar geride kaldığı açıkça görülmektedir. Türkiye'nin birçok büyük şehrinde metro, tramvay ve raylı sistemler günlük hayatın bir parçası haline gelirken, Doğu Karadeniz illerinde bu modern ulaşım araçlarını görmek neredeyse mümkün değildir.
Karadeniz şehirleri neden yıllardır bu yatırımlardan uzak kalıyor?
Tramvay ya da metro yalnızca bir ulaşım aracı değildir. Aynı zamanda bir şehrin planlı büyüdüğünün, geleceğe hazırlandığının ve vatandaşının yaşam kalitesine önem verdiğinin göstergesidir.
Dağ ile deniz arasına sıkışmış, yerleşim alanlarının dar olduğu Karadeniz şehirlerinde ulaşım sorununu çözmek için yeni çözümler üretilmesi gerekirken, hâlâ mevcut yolların yükünü artırmaya devam ediyoruz.
Bu nedenle Samsun'dan başlayıp Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin'e kadar uzanacak modern bir çevre yolu artık bir tercih değil, zorunluluktur. Bölgenin ulaşım yükünü hafifletecek, şehirleri rahatlatacak ve ekonomik hareketliliği artıracak böyle bir proje Karadeniz'in geleceği açısından hayati öneme sahiptir.
Bunun yanında yıllardır konuşulan bir başka önemli konu da hızlı tren projesidir. Artvin'den Samsun'a uzanan, oradan Ankara ve İstanbul bağlantısı bulunan bir hızlı tren hattı artık hayata geçirilmelidir. Türkiye'nin farklı bölgelerinde hızlı tren yatırımları yapılırken Karadeniz'in bu ulaşım ağının dışında kalması kabul edilebilir değildir.
Bir toplantıda dönemin Ulaştırma Bakanı'na bu konuyu doğrudan sorma fırsatım olmuştu. Kendisine, Karadeniz Sahil Yolu gibi büyük bir yatırım yapılmışken, yıllardır seçim dönemlerinde gündeme gelen hızlı tren hattının neden hâlâ hayata geçirilmediğini ve neden bugüne kadar bu konuda bir kazma dahi vurulmadığını ifade etmiştim. Bu soruya oldukça tepkisel bir cevap almıştım.
Ancak aradan geçen zamana baktığımızda değişen çok fazla bir şey olmadığını görüyoruz. Karadeniz hızlı tren hattı konusunda hâlâ somut bir ilerleme yerine açıklamalar ve vaatler konuşuluyor. Oysa bölge insanı artık söz değil, icraat görmek istiyor.
Hızlı tren yalnızca insanların daha hızlı seyahat etmesini sağlamaz. Ticaretin gelişmesine, turizmin büyümesine, yeni yatırımların gelmesine ve gençlerin kendi bölgelerinde daha fazla fırsat bulmasına katkı sağlar. Ulaşım altyapısı güçlü olmayan bölgelerin ekonomik olarak büyümesi de zorlaşmaktadır.
Ancak bugün baktığımızda Karadeniz'in bu temel taleplerinin yeterince gündeme taşınmadığını görüyoruz. Bölgenin geleceğini değiştirecek büyük projeler yerine çoğu zaman günlük siyasi tartışmalar ve küçük hesaplar ön plana çıkıyor.
Daha da düşündürücü olan ise Karadeniz'in siyasi ağırlığıdır. Son kırk yıl içerisinde Türkiye'ye iki başbakan, bir cumhurbaşkanı ve çok sayıda bakan kazandırmış bir bölgenin hâlâ önemli altyapı eksiklikleriyle mücadele ediyor olması üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur.
Artık şu soruları yüksek sesle sormanın zamanı gelmiştir:
Karadeniz insanı hızlı tren konforunu hak etmiyor mu?
Karadeniz şehirleri modern raylı ulaşım sistemlerini hak etmiyor mu?
Vatandaş yıllarca trafik çilesi çekmeden, daha rahat ve güvenli bir ulaşım imkanına sahip olmayı hak etmiyor mu?
Gençler kendi memleketlerinde kurulacak fabrikalarda çalışarak, doğduğu topraklarda geleceğini kurmayı hak etmiyor mu?
Bu soruların cevabı açıktır ve siyasi görüşlerimizden daha önemlidir.
Karadeniz'in ihtiyacı, sadece seçim dönemlerinde hatırlanan vaatler değildir. İhtiyaç olan; uzun vadeli planlar, büyük yatırımlar, üretim merkezleri, ulaşım ağları ve bölgenin potansiyelini ortaya çıkaracak projelerdir.
Siyaset kurumunun görevi de vatandaşın günlük sorunlarını dinlemek kadar, bölgelerin geleceğini şekillendirecek büyük hedefleri hayata geçirmektir. Karadeniz halkı da artık yalnızca kısa vadeli beklentilerle değil, gelecek nesillerin yaşam kalitesini artıracak projelerle gündem oluşturmalıdır.
Çünkü gerçek hizmet, günü kurtarmak değil; gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha güçlü ve daha modern bir Karadeniz bırakmaktır.