Trendyol Süper Lig'in 28. haftasının dev maçında Trabzonspor, evinde Galatasaray'ı 2-1 mağlup ederek maç fazlasıyla ikincilik koltuğuna oturdu. Karşılaşmanın ardından usta yazarlar, mücadeleye dair dikkat çeken yorumlarda bulundu.
REHA KAPSAL - İKİ RAKİBİNİ DE!
Trabzon'da iki takımın ligde son haftalara girilirken zirvedeki durumunu ve geleceğini belirleyecek, telafisi olmayan bir 90 dakika oynandı. Kuşkusuz büyük bir maçtı. Milli takım arasından dönüş nasıl olacaktı, temel konu başlığı buydu. Trabzonspor ilk devre öyle bir 30 dakika oynadı ki sahanın her yerinde baskı yaptı, hızlı hücumlara çıktı... Oyun organizasyonu ile sahanın tartışmasız en iyisi olan Pina'nın Onuachu'ya attırdığı gol dışında çok net gol pozisyonlarından yararlanamadılar. Yoksa devre sonu içeriye daha farklı bir skor ile girmeleri işten bile değildi.
Galatasaray ilk yarıda çok temposuz, ağır oynadıkları gibi hiçbir oyuncunun hareketli olmaması saha içindeki üretkenliği etkiledi. İlk yarıda son 10 dakika hariç oyunun tüm kontrolünü bordo-mavililere vermiş oldular. İkinci yarı sarı-kırmızılılardan hamle geldi ve oyunun başında Singo'nun gölü ile skoru dengeleyip tekrar oyuna tutundular. Cihan Aydın sen art niyetli bir hakem olduğunu yalnız Barış Alper'i atmayarak değil saha içindeki bordo-mavili oyunculara karşı vücut dilinle gösterdin. Senin hata yok, seni buraya atayan MHK'ye ne demeli, yazıklar olsun.
Bordo-mavililer bu sezon 22 gol ile duran toplarda bulduğu gollerle Süper Lig'de ilk sırada. Nitekim bu gücünü Nwaiwu'nun attığı golle bir daha gösterdi, tesadüf olmadığını hatta çok çalışma ve çok tekrarın sonucu olduğunu herkese gösterdi. Trabzonspor sahada yalnız Galatasaray'ı yenmedi. Kenarda kulübede de takımını bu derbiye her anlamda mükemmel hazırlayan Fatih Tekke de meslektaşı Okan Buruk'u yenmiş oldu. Bu galibiyetle tüm şehre ve Trabzonspor taraftarına kalan haftalarda şampiyonluk hayallerini kurdurtan başta Fatih hoca ve futbolcularını tebrik etmek gerekir. Trabzonspor bu maçta sadece Galatasaray'ı değil, maçın hakemi Cihan Aydın'ı yani sahada iki rakibini de yendi.
MUSTAFA ÇULCU - TRABZONSPOR HAK ETTİ
Trabzonspor'un sahaya sürdüğü ilk 11, önde baskı, konsantrasyonu ve kontrollü oyunu galibiyeti istediğini net ortaya koydu. Onana'nın geriden oyunu kuran pasları ve özellikle Onuachu'ya uzun topları etkiliydi. Galatasaray ikinci yarıya iki değişiklik ve golle girdi. 45-60 arası oyunu kontrol eden taraftı ancak Trabzonspor'un duran toplarda gol üstünlüğü bir kez daha öne çıktı ve galibiyeti getiren golü buldu. Çok çekişmeli geçen ikinci yarı sonrası Trabzonspor dirençli, akıl dolu oyunuyla galibiyeti hak etti.
MHK'nin evrensel atama prensiplerini yok sayan, sunumlarında ballandıra ballandıra anlattığı VeTAS, Yapay Zeka'nın nasıl içi boş bir aldatmaca olduğunu ispat edercesine 2 takımın oynadığı son 4 maçın 4'üne de Cihan Aydın'ı ataması VAR'a da Erkan Engin'i oturtması beceriksizlik, kalitesizlik ve sözün bittiği yer. Kendince balans, bizce uydurma ve eyyam kokan fauller çalarak izleyenleri çıldırttı. Barış'ın ayağına basan Ozan'a çok geç çıkan sarı doğru lakin gecikme kartın dışarıdan üflendiğini düşündürtüyor!
Peki... 29'da Trabzon atağında Ozan'a kontrolsüz giren Lemina'ya niye avantaj sonrasında sarı göstermiyorsun? Torreira-Augusto pozisyonunda 33'te uydurma bir faul çalınca Onuachu'ya giden müthiş pas badem oldu. 54'te Barış-Pina pozisyonunda hakem Barış'a sarı gösterdi. Sahada kırmızı çıkarsa hayır diyemeyiz. Lakin VAR müdahalesi geldi bombayı hakemin kucağına bıraktı. OFR'de izleme sonrası hakem kararında kaldı. Açık ve bariz bir hata mıydı, temel soru ve bizim VAR çıtamız maalesef bu! Korkak, ürkek, zihinsel yıpranış yaşayan palyatif çözümlerle maçı yönetmeye çalışan berbat bir hakem seyrettik.
NECMİ PEREKLİ - HER ŞEY ÇOK GÜZELDİ
Futbolda zaman istikrarı, istikrar da başarıyı getirir. Konuyu biraz aralarsak bir futbol takımında doğru adamlarla yola çıkmışsanız o adamlara zaman tanıyacaksın. Başlangıç döneminde alınan kötü sonuçlara tahammül edip sabır göstereceksiniz. Biz Trabzonluların çok azında var olan sabır bu sezon hem teknik hem de idari yönetime sehven olsa gösterildi. Görünen o ki Trabzonspor'da birimler yavaş yavaşta olsa yerine oturuyor. Bu Trabzonspor'a herkes artık yardımcı olmalıdır. Bilhassa kalem erbabı arkadaşlar ile taraftar, Trabzonspor'u haftalık sonuçlara göre değerlendirmekten vazgeçmelidirler. Lig uzun ve zaman zaman bozuk zeminli ve tehlikeli virajlarla dolu bir yoldur. Onun için her şeye hazırlıklı olunması gerekiyor.
Gelelim maça, Trabzonspor kendi sahasında lider Galatasaray'ı karşılarken bu maçta alacağı 3 puanla ligde çok şeylerin değişeceğini gösterecekti. Nitekim maçın ambiyansı da önemi kadar yüksekti. Trabzonspor kendi sahasında oynamanın avantajını iyi yakaladı. Başlarda maça hemen ağırlığını koymasının karşılığını 4. dakikada Onuachu'nun kafa golüyle galibiyeti yakaladı. İlerleyen dakikalarda 1-0'lık dezavantajın verdiği itici güç ile Galatasaray sanki 20 dakikadan sonra oyunda biraz daha ağırlığını koymaya başladı.
Bir şeyler Trabzonspor'un lehine gelişiyor gibiydi. İlk yarıyı 1-0'lık galibiyetle bitiren bordomavililer, yine golü yakalamaya yakın gözüküyordu. Hiç hesapta yokken Galatasaray, beraberlik golünü Singo ile buldu. Trabzonspor yine 62. dakikada Nwaiwu'nun kafa golü ile yeniden öne geçti. Ve bu skorla da maçı bitirdi. Galatasaray lider gibi oynadı ama şampiyon gibi oynayan takım Trabzonspor'du. Trabzonspor şampiyon olabilir mi? Bu 3 puanlık sistemde her şey değişebilir.
SERKAN KORKMAZ - FATİH TEKKE FARKINI GÖSTERDİ
Futbol bazen sadece skor değildir; bir ruh, bir refleks meselesidir. Ve Papara Park'ta oynanan bu maç, tam da bunun hikâyesini yazdı. Lider Galatasaray, belki de sezonun en kırılgan 45 dakikasını oynadı. İlk yarıda sahada ne bir plan ne de bir karakter vardı. Topa sahip olan ama oyuna hükmedemeyen, rakip baskısı karşısında çözüm üretemeyen bir görüntü... Bu seviyede, hele ki zirve yarışında, böylesi bir ilk yarının bedeli her zaman ağır olur. Elbette eksikler önemliydi. Victor Osimhen gibi bir gol silahından, Gabriel Sara gibi bir oyun kurucudan ve Leroy Sane gibi bir dinamizm kaynağından yoksun olmak kolay telafi edilecek bir durum değil. Ancak büyük takımların farkı, tam da böyle günlerde ortaya çıkar.
Eksikler bahane değil, çözüm üretme zorunluluğudur. Diğer tarafta ise bambaşka bir hikâye vardı. Trabzonspor, sahaya sadece bir takım olarak değil, bir inanç olarak çıktı. Her topa basan, her ikili mücadelede var olan, oyunu isteyen bir Trabzonspor... Bu istek, bu enerji, maçın kaderini daha ilk yarıda belirledi. İkinci yarıda Galatasaray'ın çabası vardı ama reaksiyon geç geldi. Bu maç, zirve yarışında sadece bir puan farkı meselesi değil. Bu maç, bir uyarı. Galatasaray için "her şey kontrol altında" algısının ne kadar kırılgan olduğunu gösteren bir uyarı. Trabzonspor içinse yeniden doğan bir iddianın ilanı. Elbette Galatasaray hala şampiyonluk yarışında büyük bir avantaja sahip. Ancak Fatih Tekke ile mütevazı kadrosu ile inanılmaz işlere imza atan Trabzonspor'u ayakta alkışlamak gerek. Fatih Tekke futbolculuğundan sonra teknik adamlığında da efsane olma yolunda ilerliyor.
LEVENT TÜZEMEN - KALİTEYE YAKIŞMADI
Galatasaray'ın Trabzon'dan yediği iki gol, kalitesine hiç yakışmadı. Sanchez'in kafa ile ıskaladığı topu Onuachu gol yaptı. Abdülkerim'in gereksiz yere yaptığı faulde, Nwakame'nin ortasında Nwaiwu kafayla gole çevirdi. Sanchez Kolombiya'nın, Abdülkerim Milli Takım'ın stoperi. Bu sezon, bu ikili bu hataları hem Avrupa'da hem de ligde bu hataları sık sık yaptılar. Fatih Tekke Galatasaray'ı mükemmel analiz etmiş olacak ki, Trabzon'u çok akıllı oynattı. Topu rakibe bıraktılar, mükemmel alan savunması yaptılar, kazandıkları toplarla da çok çabuk hızlı hücuma çıktılar. Okan Buruk'un ilk 11'i tamamen duygusallık üzerine kuluydu. Eli saralı Lang etkisiz oynadı. Jakobs milli takımdan bitik dönmüş. Torerira ilk kez çok fazla top kaybı yaptı. Galatasaray'ı Barış, Singo ve Lemina ayakta tutmaya çalıştı. Maç öncesi yapılan eleştiriler maalesef Uğurcan'ı olumsuz etkilemiş. Bedenen sahadaydı ama ruhen yoktu. Okan hoca, bu analizi yapıp keşke Günay'la başlasaydı. Ayrıca değişiklik yapmak için ilk yarının bitmesini beklemek büyük hata. Sallai, sezon başından bu yana Galatasaray'ın en istikrarlı oyuncusu. Kulübede oturması hataydı. Okan hoca ona kanatta görev vermeyerek büyük hata yaptı. İcardi tercihi de maalesef verimli olmadı. Arjantinli yıldız, sözleşme için baskı yapacağına, şapkasını önüne koyup "Ben ne yapacağım?" diye düşünmeli. Sonuçta Trabzonspor haklı bir galibiyet aldı ve zirvede kartların yeniden dağılmasını sağladı.




