KTÜ Rektörlüğü ve Vakıf tarafından yapılan ortak açıklamada, kamuoyuna yansıyan bazı haberlerde birbirinden hukuken ve fiilen tamamen ayrı iki sürecin bilinçli ya da yanlış değerlendirme sonucu birbirine bağlandığı belirtilerek, ortaya çıkan tablonun gerçeği yansıtmadığı vurgulandı.
Açıklamada, “Kamuoyu denetimi değerlidir ancak doğru değerlendirme doğru bilgiyle mümkündür” mesajı verildi.
“BU PROJE TİCARİ BİR PROJE DEĞİL”
KTÜ Farabi Hastanesi’nin yalnızca Trabzon’a değil, geniş bir coğrafyaya üçüncü basamak sağlık hizmeti sunduğuna dikkat çekilen açıklamada, özellikle şehir dışından gelen ve uzun süreli tedavi gören hastaların yakınlarının ciddi bir barınma sorunu yaşadığı ifade edildi.
Üniversitenin daha önce de bu sorunun çözümü amacıyla farklı iş insanları ve hayırseverlerle görüştüğü, çeşitli taslak projeler hazırlandığı ancak bunların çeşitli nedenlerle hayata geçirilemediği belirtildi.
Söz konusu projenin herhangi bir şirket veya kişi için sonradan oluşturulmuş ticari bir yatırım olmadığı vurgulanarak, “Projenin çıkış noktası ticari değil, sosyal bir ihtiyaçtır” denildi.
ATA PETROL’ÜN ROLÜ: “ORTAK DEĞİL, BAĞIŞÇI”
Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Ata Petrol İnşaat Şirketler Grubunun projedeki konumuna ilişkin oldu.
4 Haziran 2026 tarihli yazılı teklife atıfta bulunularak, şirketin tesislerin toplam inşaat ve donatı maliyetinin %51’ini hibe yoluyla karşılamayı teklif ettiği, tesis tamamlandıktan sonra ise kullanım ve işletme yetkisinin bedelsiz şekilde KTÜ’ye devredilmesinin öngörüldüğü bildirildi.
Açıklamada özellikle şu hususun altı çizildi: “Ata Petrol bu projede KUGVA A.Ş. ortağı olarak değil, bağışçı olarak yer almaktadır.”
“KUGVA A.Ş.’NİN MİSAFİRHANE PROJESİNDE HİÇBİR ROLÜ YOK”
KTÜ ve Vakıf, kamuoyunda oluşan tartışmanın merkezindeki KUGVA A.Ş. bağlantısına da açık yanıt verdi.
Açıklamada, KUGVA A.Ş.’nin Hasta Yakını Misafirhanesi projesinin tarafı, yatırımcısı, yüklenicisi veya işletmecisi olmadığı belirtildi.
KUGVA A.Ş.’nin ortaklık yapısının ise ayrı bir hukuki ve ticari süreç olduğu ifade edilerek şöyle denildi:
“Hasta Yakını Misafirhanesinin yapımına ilişkin protokol KUGVA A.Ş. ile yapılmamıştır. Protokolün tarafları doğrudan Karadeniz Üniversitesi Güçlendirme Vakfı ile Ata Petrol İnşaat Şirketler Grubudur.”
Açıklamada ayrıca, bir kişinin KUGVA A.Ş.’de özel ortak olması ile kendisine ait başka bir şirketin ayrı bir hukuki işlem kapsamında bağışçı olarak yer almasının, iki işlemi hukuken aynı işlem haline getirmeyeceği vurgulandı.
TESİS ŞİRKETE DEĞİL, ÜNİVERSİTEYE DEVREDİLECEK
KTÜ ve Vakıf tarafından yapılan açıklamada, tartışmaların önemli bir diğer boyutuna da açıklık getirildi.
Projenin tamamlanmasının ardından tesisin herhangi bir şirkete veya özel işletmeye bırakılmayacağı belirtilerek, yapı kullanma izninin alınmasıyla birlikte bütün eklentileriyle beraber bedelsiz olarak KTÜ’ye devredileceği ifade edildi.
Tesisin öncelikli olarak Farabi Hastanesinde tedavi gören ihtiyaç sahibi hastaların refakatçi ve yakınlarının barınma ihtiyacını karşılaması, ayrıca uluslararası araştırmacıların konaklama ihtiyacına hizmet etmesi planlanıyor.
Bu nedenle açıklamada, projenin “bir şirketin ticari faaliyetine değil, Üniversitenin kullanımına ve kamu hizmetine sunulacağı” özellikle vurgulandı.
“BELGELER ORTADA, KUGVA A.Ş. PROJENİN TARAFI DEĞİL”
Üniversite ve Vakıf, sürecin sözlü beyanlarla değil, birbirini takip eden resmi yazışmalar ve kurumsal işlemler üzerinden yürütüldüğünü belirtti.
İhtiyacın tespit edilmesinden bağışçı arayışlarına, önceki girişimlerden Ata Petrol’ün teklifine, Vakfın değerlendirmesinden Rektörlüğe yapılan bildirimlere ve Üniversitenin ilgili birimlerinin incelemelerine kadar tüm sürecin yazılı belgelerle kayıt altında olduğu ifade edildi.
Bu belgelerin hiçbirinde KUGVA A.Ş.’nin Hasta Yakını Misafirhanesi projesinin tarafı olarak yer almadığı vurgulandı.
“ELEŞTİRİYE AÇIĞIZ, AMA GERÇEKLER ÇARPITILMASIN”
Açıklamanın sonunda ise kamuoyu denetiminin ve eleştirinin doğal olduğu belirtilirken, eleştirilerin somut bilgi ve belgeler üzerinden yapılması çağrısı yapıldı.
KTÜ Rektörlüğü ve Karadeniz Üniversitesi Güçlendirme Vakfı tarafından yapılan ortak açıklamada şu mesaj verildi:
"Karadeniz Üniversitesi Güçlendirme Vakfının KUGVA A.Ş.’deki ortaklığı ayrı bir hukuki ve ticari süreçtir. Ata Petrol İnşaat Şirketler Grubunun Hasta Yakını Misafirhanesi projesine %51 oranında bağışçı olarak katkı sunması ise tamamen ayrı bir sosyal sorumluluk ve bağış sürecidir.”
Açıklamada, bu iki sürecin aynı işlemmiş gibi değerlendirilmesinin veya Hasta Yakını Misafirhanesinin KUGVA A.Ş. tarafından gerçekleştirilen ticari bir yatırım olduğu yönünde izlenim oluşturulmasının gerçeği yansıtmadığı ifade edildi.
KTÜ ve Vakıf, projenin temel amacının; Farabi Hastanesinde uzun süreli tedavi gören hastaların yakınlarının barınma sorununa kalıcı çözüm üretmek ve Üniversiteye uzun yıllar hizmet edecek bir sosyal tesis kazandırmak olduğunu belirterek, süreçle ilgili doğru bilgi ve belgelerin kamuoyuyla paylaşılmaya devam edileceğini bildirdi.




