YİRMİ YIL SONRA GELEN KURTLAR VADİSİ SORUSU
2016 yılında 15 Temmuz darbe girişiminden kısa süre önce “Kurtlar Vadisi Darbe” adı için marka başvurusu yapılması üzerine Pana Film ortakları Necati Şaşmaz ve Mehmet Canpolat hakkında FETÖ soruşturması başlatılmıştı ve takipsizlikle sonuçlanmıştı.
Kararda, senaryoda kahramanların paralel devlet yapılanmasıyla mücadele ettiği ve Şaşmaz ile Canpolat'ın örgütle bağlantısının tespit edilemediği belirtildi.Geçmişteki resmi değerlendirme ile bugün ortaya konulan yeni iddialar arasında belirgin bir fark var. Tabii bu durum bugünkü soruşturmanın yanlış olduğu anlamına gelmez.
Peki bu dizi 15 Temmuz darbe girişiminden bir ay önce neden bitti?
Kurtlar Vadisi Pusu'nun son bölümü 16 Haziran 2016'da yayımlandı. Darbeden yaklaşık bir ay önce. Peki dizi ekibi bir şey mi biliyordu? Dizi “Bu nedenle mi bitirildi?”
İster istemez insanın ilgisini çekiyor. Bu kadar tesadüf nasıl bir araya gelebilir?
Biz geriye dönüp baktığımızda 2010'dan 2016'ya uzanan son derece kritik bir dönem görüyoruz:
Kozinoğlu'nun MİT Asya Bölgesi Başmüşavirliği'ne atanması...2011'de tutuklanması ve cezaevinde ölümü... 7 Şubat 2012 MİT krizi... 2013 Gezi ve Çözüm Süreci... Akil İnsanlar Heyeti... 17-25 Aralık süreci...MİT kayıtlarının sızdırılması... Devlet içerisindeki güç mücadelesinin sertleşmesi...
Ve 15 Temmuz 2016...
Bu olayların tamamının tek bir merkezden yönetilmiş, başından sonuna kadar kesintisiz bir plan olduğunu söylemek için hiçbir şüpheye yer bırakmadan kanıtlanması gerekir.
Tam da burada başka sorular ortaya çıkıyor.
FETÖ, Kurtlar Vadisi Pusu üzerinden Türk devletine operasyon mu çekiyordu? Türkiye'de Gladyo yapılanmasının bir ayağı FETÖ müydü?
Bu soruların bugün kesin cevaplarını vermek mümkün mü? Yoksa bu soruların cevabını bulabilmek için geçmişte yaşanan olayların, ilişkilerin, bağlantıların ve belgelerin yeniden incelenmesi mi gerekiyor?
Çünkü eğer bir yapı devlet içerisinde etkili olmuşsa, bunun yalnızca siyasi alanda değil, medya, bürokrasi, yargı, emniyet, istihbarat ve toplum üzerindeki etkilerinin de araştırılması gerekir.
Kurtlar Vadisi'nin burada nereye oturduğu da ayrıca incelenmelidir. Bir dizi, yalnızca bir dizi olarak mı kaldı? Yoksa bazı dönemlerde siyasi atmosferin oluşmasında, toplumun bazı olayları algılama biçiminde veya belirli aktörlere yönelik bakışında etkili oldu mu?
Bunun cevabını vermek için dizinin senaryoları kadar, senaryoların yazıldığı dönem, senaristler, danışmanlar, yapımcılar, yapım sürecinde yaşananlar ve varsa dış bağlantıların da araştırılması gerekir.
Bir başka soru daha var:
Acaba günümüzde sessiz sedasız yeni bir yapı mı kuruluyor? Biz bunu bugün bilmiyoruz.
Belki de kurulmuyor. Ama Türkiye'nin geçmişte yaşadığı tecrübeler bize bu soruyu sorma hakkını veriyor.
Çözüm Süreci'yle birlikte yeni bir dizayn mı yapılıyordu?
Türkiye'nin devlet yapısında, siyasi dengelerinde veya toplumsal yapısında yeni bir düzenleme mi oluşturulmaya çalışılıyordu? Bunların cevabını belki 10, belki 20 yıl sonra alacağız. Belki de hiçbir zaman cevabını bulamayacağız.
Çünkü Türkiye'nin yakın siyasi tarihinde bugün bildiğimiz bazı gerçekleri, olayların yaşandığı dönemde bilmiyorduk. Belki bugün yaşadığımız bazı olayların gerçek anlamını da yıllar sonra anlayacağız. İşte tam da bu nedenle geçmişe bakmak gerekiyor.
Çünkü dünün olaylarını bugünün bilgileriyle yeniden değerlendirmek, bazı soruların cevaplarını değiştirebilir.
Ama burada da dikkatli olmak gerekiyor. Her benzerlik bir bağlantı değildir. Her tesadüf bir plan değildir. Her sahne bir mesaj değildir.
Ancak hiçbir bağlantının olmadığını söylemek için de araştırmadan, incelemeden “Bunların hepsi tesadüf” demek doğru değildir. İşte savcılık soruşturmasının önemi de burada.
İddialar delillerle test edilecek.




