Trabzonspor Kadın Futbol Takımı’nın yeni sezon öncesi kadrosuna kattığı İngiliz forvet Millie Laura Farrow, Trabzonspor Dergisi’ne konuştu.
İngiltere’nin yanı sıra ABD ve Avustralya’da da forma giyen Farrow, farklı futbol kültürlerinden edindiği tecrübeleri Trabzonspor’un başarısı için kullanmak istediğini söyledi.
Yeni sezonda bordo-mavili formayla 61 numarayı taşıyacak olan İngiliz futbolcu, Trabzon’un futbola olan tutkusundan etkilendiğini ifade ederken, kariyerinde yaşadığı ağır sakatlıklar ve zihinsel zorluklarla mücadelesini de anlattı.
“TRABZONSPOR’DA OLDUĞUM İÇİN ÇOK HEYECANLIYIM”
İngiltere, ABD ve Avustralya’daki futbol tecrübelerinin kendisine önemli katkılar sağladığını belirten Farrow, Türkiye Kadın Futbol Süper Ligi’ne bu birikimini taşımak istediğini söyledi.
Farrow, “Öncelikle Trabzonspor’da olduğum için gerçekten çok heyecanlıyım. Geldiğim ilk andan itibaren kulübün sıcaklığını hissettim, bu yüzden minnettarım. Farklı ülkelerde oynamak hem saha içinde hem de dışında beni çok olgunlaştırdı. Her ligin kendine göre bir sertliği ve temposu var. Farklı hoca profilleriyle çalışmak, değişen maç dinamiklerine hızlıca adapte olmayı öğretti bana. Şimdi tüm bu birikimi, Trabzonspor’un başarısı ve Türkiye liginin yapısına en iyi şekilde uyarlamak için sahada olacağım” dedi.
AĞIR SAKATLIKLARDAN GERİ DÖNÜŞÜNÜ ANLATTI
Chelsea ve Bristol dönemlerinde üst üste yaşadığı ağır sakatlıkların kariyerinin en zor süreci olduğunu ifade eden İngiliz golcü, futbolu bırakma noktasına geldiği günleri şu sözlerle anlattı:
“Hayatımın en sancılı dönemiydi diyebilirim. Futbol kimliğinizin merkezindeyken bir anda ondan kopmak, ‘Peki ben şimdi kimim?’ sorgulamasını getiriyor. Ancak bu süreç bana çok şey kattı; futbolcu olmamın beni tanımlayan tek şey olmadığını anladım. Tam ‘Her şey bitti mi?’ dediğim noktada beni ayağa kaldıran şey, içimdeki futbol sevgisi ve henüz pes etmeye hazır olmadığımı bilmekti.”
Farrow, geleceği göremediği dönemlerde küçük adımlara odaklandığını belirterek, “Hikâyemin sakatlıklarla noktalanmasını istemedim. Dönüp baktığımda zor zamanlarda devam etmeyi seçerek ‘Pes etmedim’ diyebilmek benim ana motivasyonumdu” ifadelerini kullandı.
HAT-TRICK GECESİNİ UNUTAMIYOR
Perth Glory formasıyla 2023 yılında Melbourne City karşısında yaptığı hat-trick ile uzun yıllar sonra bunu başaran ilk kulüp oyuncusu olan Farrow, o karşılaşmayı da anlattı.
İngiliz forvet, “Forvet oynamanın cilvesi bu; skora katkı vermediğinizde eleştirilerin odak noktası olursunuz. O gün saha içinde muazzam bir özgüven ve ritim yakalamıştım. Hani her şeyin tıkır tıkır işlediği özel günler olur ya, tam olarak öyleydi. Doğru zamanda doğru yerde durdum ve ilk golün getirdiği moral gerisini kendiliğinden getirdi. Bir forvet olarak bu anların tadını çıkarmak lazım, çünkü her hafta aynı büyüyü yakalayamayabiliyorsunuz” dedi.
“AMACIM ‘YALNIZ DEĞİLSİNİZ’ DİYEBİLMEKTİ”
“Brave Enough Not To Quit” adlı kitabında OKB ve anksiyete ile yaşadığı süreci anlatan Farrow, bu konuları kamuoyuyla paylaşmasının kolay olmadığını dile getirdi.
Farrow, “OKB ve anksiyete gibi süreçleri açıkça konuşmak kolay değildi, neticede spor dünyası sizden hep ‘yıkılmaz’ olmanızı ve güçlü görünmenizi bekliyor. Ama amacım kendi çekincelerimin ötesindeydi: Aynı durumdan geçen birilerine ‘Yalnız değilsiniz’ diyebilmek” ifadelerini kullandı.
Maç günlerinde yaşadığı baskıyla nasıl başa çıktığını da anlatan İngiliz futbolcu, “Zamanla bu düşünceleri yok etmek yerine, onların beni yönetmesine izin vermemeyi öğrendim. Maç günlerinde OKB’nin yarattığı baskıyı, sadece kontrol edebildiğim alanlara yönelerek ve hazırlığıma güvenerek aşıyorum. Gizli mücadeleler verirken de hayallerin peşinden koşulabileceğini göstermek istedim. Benim için en büyük güç, bu zorlukları nasıl yöneteceğimi öğrenmekten geldi” dedi.
“TEK BİR MAÇ BENİ TANIMLAMIYOR”
Kendi hayat hikâyesini kitaplaştırmanın futbola bakış açısını da değiştirdiğini kaydeden Farrow, artık tek bir maçın veya hatanın kendisini tanımlamasına izin vermediğini söyledi.
Farrow, “Kendi hayatımı yazıya dökmek; yalnızca bir insan olarak değil, bir futbolcu olarak da kendimi sorgulamamı, değerlendirmemi ve kim olduğum ile futbol sahasında yaşananları birbirinden ayırmayı öğretti. Tabii ki işimi çok ciddiye alıyorum ve sahada her şeyimi veriyorum. Ancak artık tek bir maçın, tek bir hatanın veya kaçırılmış tek bir fırsatın beni tanımlamadığını, benim kimliğimi belirlemediğini biliyorum” diye konuştu.
“ŞİMDİDEN BURAYA AİT HİSSEDİYORUM”
Trabzonspor’a transfer sürecinden de söz eden Farrow, bordo-mavili kulübün projesinin kendisini heyecanlandırdığını belirtti.
İngiliz futbolcu, “Benim için bu transfer, potansiyeli yüksek bir projenin parçası olmak ve yeni bir heyecana atılmaktı. Trabzonspor, tarihi ve futbol kültürü çok güçlü bir kulüp. Burada sadece forma giymeye değil; taraftarın gurur duyacağı sürdürülebilir bir başarının parçası olmaya geldim” ifadelerini kullandı.
Kulüpte gördüğü karşılamaya da değinen Farrow, “Kulübe adım attığım andan itibaren teknik ekip ve takım arkadaşlarım beni öyle güzel karşıladı ki, şimdiden buraya ait hissediyorum. Tamamen bu kulübe, sahaya ve başarıya odaklandım” dedi.
61 NUMARALI FORMA İÇİN NET MESAJ: “BASKI BENİ KORKUTMUYOR”
Trabzonspor’da şehrin plaka kodu olan 61 numaralı formayı giyecek Farrow, bunun kendisi için özel bir anlam taşıdığını vurguladı.
“Bu tutkunun merkezinde yer almak benim için büyük bir onur” diyen Farrow, şöyle devam etti:
“Şehirdeki futbol sevgisini geldiğiniz ilk an hissediyorsunuz. İngiltere’den geldiğim için futbolun günlük hayatın tam merkezinde olmasına zaten alışkınım, bu yüzden buradaki atmosferi çok iyi anlıyorum ve takdir ediyorum. Şehrin simgesi olan 61 numarayı taşımak bu deneyimi daha da anlamlı kılıyor. Bu formanın ağırlığının ve beklentinin farkındayım ama bu baskı beni korkutmuyor, aksine motive ediyor. Taraftarlarımıza gurur duyacakları performanslar izleteceğime inanıyorum.”
TRABZON’DA KENDİSİNİ EVİNDE HİSSETTİ
Trabzon’daki ilk günlerinde kendisini en çok etkileyen detaylardan birinin şehrin futbol kültürü olduğunu belirten Farrow, İngiltere ile Trabzon arasında bu açıdan benzerlik gördüğünü söyledi.
“Trabzon’da da aynı tutkuyu fazlasıyla hissediyorum” diyen Farrow, “Kulübün insanlar için ne kadar önemli olduğunu ve futbolun şehirle ne kadar derin bir bağ kurduğunu görebiliyorsunuz. Bu, ilk anda dikkatimi çeken ve kendimi rahat hissetmemi sağlayan şeylerden biriydi” ifadelerini kullandı.
BOŞ ZAMANLARINDA TRABZON’U KEŞFEDİYOR
Saha dışındaki hayatını da anlatan Farrow, izin günlerinde ailesiyle iletişim kurmaya ve Trabzon’u keşfetmeye zaman ayırdığını belirtti.
İngiliz golcü, “Genellikle ailemle telefonda konuşuyorum. Evden uzakta yaşadığım için bu benim için çok önemli, bana iyi geliyor. Trabzon’u keşfetmekten ve çevreyi tanımaktan da keyif alıyorum. Benim için bu basit şeyler, futboldan uzaklaşıp zihnimi boşaltmanın ve oyun dışındaki hayatın tadını çıkarmanın güzel bir yolu” dedi.
FUTBOL İDOLÜ DAVID BECKHAM
Kariyerinde karşılaştığı en zorlu savunmacılardan tek bir isim seçemediğini ifade eden Farrow, farklı liglerde farklı savunma anlayışlarıyla karşılaşmanın gelişimine katkı sağladığını kaydetti.
Çocukluğundaki futbol idolünün kim olduğu sorusuna ise Farrow, “Aklıma gelen ilk isim David Beckham” yanıtını verdi.
GENÇLERE MESAJ: “ZOR BİR ANIN HİKÂYENİZİ BİTİRMESİNE İZİN VERMEYİN”
Kariyerinde önemli başarıların yanı sıra ciddi zorluklar da yaşayan Millie Farrow, genç kızlara ve zihinsel sorunlarla mücadele eden gençlere şu mesajı verdi:
“Zor bir anın, size hikâyenizin sona erdiğine inandırmasına asla izin vermeyin. Kendinizden şüphe ettiğiniz, işlerin planladığınız gibi gitmediği veya zorluklarla tek başınıza mücadele ettiğinizi hissettiğiniz anlar olacaktır. Ancak bu anlar sizi tanımlamaz. Destek istemekten çekinmeyin, kendinize zaman tanıyın ve değerinizin sadece sahada yaptıklarınızla ölçülmediğini bilin; unutmayın ki bazen son gibi görünen şeyler, en güzel başlangıçların habercisidir.”





