GENÇLİK GELECEKTİR

Turgut Cansever; ‘Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil, imar ettiğiniz şehri tahrip eder’ diyor.
Günümüzde Türk milletini bekleyen tehlikeler var. Toplumu kasıp kavuran, varoluş temellerimizi dinamitleyen tehlikeler bunlar. Aile kavramı yok olmuş, ülkesini sevmeyen, geleceğinden umudunu kesmiş, işssizlik kıskacında kıvranan, ahlaki dusturunu kaybetmiş, dinini, milliyetini önemsemeyen, sosyal medya çukurunda kendini avutan bir gençlik. Bizim kadim medeniyetimiz, irfanımız, kültürel emperyalizmin kıskacı altında boğulmak, yok olmak üzere. Buna karşı yeniden medeniyetimizin inşasına ihtiyacımızın olduğunun farkında bile değiliz belkide.
Gelecek nesiller adına yollar, köprüler, havaalanları, yer altı tünelleri, hastaneler, silah sanayisi inşa ediyoruz. Ancak bunların hepsi bir yere kadar. Ahlak ve adaletin törpülendiği, anlamsızlaştığı, milli ve manevi temellerin bir kenara itildiği, tamamen maddi temeller üzerinde kurgulanan gençlik yetiştiren toplumlar yok olmaya mahkumdur.
Bizler; düşüncede, bilimde, ahlakta kadim medeniyetimizin değerlerine yakışır nesiller yetiştirmek zorundayız. Eğer bunu başaramazsak kendi selamızı kendimiz okur mezarımızı kendi ellerimizle kazarız. Aksiyoner, şuurlu, çevresine duyarlı, geleceğe umutla bakan, milli ve manevi değerlerle donatılmış bir gençlik yetiştirmek için zaman geçiyor. Algının bilgiyi alt ettiği değil bilginin algıya hükm ettiği bir dünya inşa etmeliyiz.. Buda mega projeler yerine mega gençlik hayali ile olabilir ancak.
Sosyal medya üzerinden muhalif olduğunu iddia eden bir gürüh tarafından sürekli 5.kol faaliyetlerine maruz kalıyoruz. Muhalif olmak, muhalefet etmek olumsuz algı pompalama olarak algılanmamalı. Geleceğe dair umut aşılayan, vizyon çizen projeler halka sunmak olmalı muhaliflik.
Bilgisizlik cehaleti cehalet ise hamaseti doğurur. Biz gençliği bu girdaba sokmadan, hayaller kuran, o hayalleri gerçekleştirme adına yaşatmayı ve yaşamayı arzulayan gençlik yetiştirmek zorundayız. Batının bizi eğitim, kültür, din ve medya üzerinden değiştirerek kullanışlı köleler haline getirmesine müsaade etmemeliyiz.
Düşmanımız olan cehalet, zaruret ve ihtilaf tuzağına düşmeden, umudun hep varolduğuna inanarak yolumuza emin adımlarla ilerlemeliyiz. Unutmayalım ki derdine düşmediğimiz davanın cennetine de talip olamayız.

İlgili Galeriler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Faruk birinci 1 hafta önce

Kardeşim günümüzün sorunu kanayan yaratidile getirdin basarilar