Trabzon’un Sürmene İlçesi’nde 26 Haziran 2014 tarihinde sırra kadem basanı Mehmet Kaplan ve Köksal Kol adlı iki kişinin bulunması için yapılan çalışmalar sonuçsuz kalmıştı. Kayıp iki kişinin dosyası 2020 yılında tozlu raflardan indirildi, yine sonuç alınamadı. 12 yıl sonra faili meçhul cinayetler arasında yer alan kayıp iş iki kişinin dosyasını yeniden ele alan cinayet masası dedektifleri yaptıkları çalışmaları sonucunda cinayeti ayrınlattı.
Elif mektup yazdı
Evli ve 6 çocuk babası esnaf Mehmet Kaplan'ın kızı Elif Kaplan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a mektup yazarak, kayıp babasını anlattı. Elif, "Tayyip Amca" diye başladığı mektubunda, "Siz herkesin derdine çare oluyorsunuz. Herkesin sorunuyla ilgileniyorsunuz. Bizim tek derdimiz bir an önce babamıza kavuşmak. Babamı çok özledim. Hiçbir baba çocuğunu bırakıp bir yere gitmez. Benim babam da öyle bir babaydı. Bunun için sizden yardım istiyoruz. Tayyip Amca lütfen babamı bana getir" dedi. Bu mektup Trabzon Emniyet Müdürlüğü'ne gönderildi ve gereğinin yapılması istendi.
Vicdan azabı çekmiş
Dosya üzerinde başlatılan çalışmalar çerçevesinde 2020 yılında özel ekip yeniden kayıpları bulmak için harekete geçti. Yurt dışına çıkış yapmadığı belirlenen kayıpların kaçırıldığı ihtimali üzerinde duran özel ekip, öncelikli olarak Mehmet Kaplan ve Köksal Kol’un iş yaptığı kişileri araştırdı. Kayıp iki kişiden borç para alanların olup olmadığını belirlemeye çalışan özel ekip, telefon incelemesi yaptı. Yapılan incelemede bazı delillere ulaşan dedektifler, A.B. adlı kişiyi gözaltına aldı. Telefon sinyallerini araştıran Trabzon Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Cinayet Masası Dedektifleri tarafından sorgulanan A.B., vicdan azabı çektiğini belirterek, gözyaşları arasında yaşananları anlattı. Daha önce bilgi sahibi olarak ifadesi alındığı öğrenilen A.B., cinayetin günü olay yerinde üç kişi olduklarını iddia ederek, E.A. adlı kişinin Mehmet Kaplan ve Köksal Kol’u öldürdüğünü ileri sürdü.
Mağmat Boğazı'nda polis cansız bedeni aradı
A.B., “Olay yerinde ben E. ve 2019’da ölen amcaoğlu F. vardı. E., Mehmet Kaplan ve Köksal Kol’u olay yerine tek tek getirdi ve kafalarına sıktı. Daha önceden kazdığı çukurlara atarak, gömdü” dedi. Bu ifadenin ardından E.A. adlı kişi gözaltına alındı. Cinayet masası dedektifleri, A.B.’nin gösterdiği yerde 4 gün boyunca ceset aradı. Yer altının fotoğrafları jeofizik uzmanlarını yardımıyla çeken polisin adliyeye sevk ettiği iki kişi şüpheli ise adlı kontrolle serbest kaldı.Daha sonra dosya hakkında takipsizlık kararı verildi.

Erdoğan'a ikinci bir mektup yazdı
Trabzon’da Köksal Kol ile birlikte ortadan kaybolan babası Mehmet Kaplan için yeniden araştırma yapıldığını öğrenen Elif Kaplan, 2020 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ikinci kez mektup yazdı. ‘Cumhurbaşkanım sizden babamı istiyorum’ diye başladığı mektubunda babasına olan özlemini dile getiren Elif Kaplan, mektubu CİMER üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdi. Mektubunda duygularını dile getiren Elif Kaplan, babasının bulunmasını istedi.

Dosya yeniden ele alındı
Adalet Bakanı Akın Gürlek talimatı üzerine kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışma sonuç verdi. Cumhuriyet Savcısının talimatıyla faili meçhul olayların çözülmesi için başlatılan çalışmalar çerçevesinde 2014 yılında yaşanana bu olayda çözüldü. Yeni delil elde eden savcı talimatıyla harekete geçen cinayet masası dedektifleri, yeniden E.A. ve A.B. adlı iki şüpheliyi İstanbul ve Trabzon’da gözaltına aldı. Sorgulanan E.A. ve A.B. nöbetçi hakimlik tarafından tutuklandı.

İŞTE O MEKTUP:
‘Cumhurbaşkanım sizden babamı istiyorum’ diye başladığı mektubunda özlemini şöyle dile getiriyor Elif Kaplan: “Cumhurbaşkanım sizden babamı istiyorum. Bakın ben böyle özlem duyuyorum; Babacığım ben kızın Elif. 6 yıl önce bıraktığın küçük kızın Elif. O günden sonra hiç büyüyemedim baba. Ceketinin cebinden çikolata çıkar mı diye hiç bekleyemedim. Sofraya hiçbir zaman bir tabak eksik koymak istemedim. 6 yıldır hala o masada tabağın her sofraya kurulduğunda yerini alır. Kardeşlerim gittiğinde adını bile söyleyemiyorlardı, şimdi okuma yazma öğrendiler. Senin adını yazıyorlar. Baba ilk çocuğun ablam evlendi. Bembeyaz gelinlikler içerisindeydi. Kırmızı kuşağını taktı, herkese sarıldı, vedalaştı gitti. Gözleri seni çok aradı, biliyorum. Baba zaten 6 yıl öncede vedalaşamamıştık. Bir kızın sahip olabileceği en sevimli en ilgili babaydın. Sen benim babamsın. Benim babam bizi bırakıp hiçbir yere gitmez. Baba gittiğin gün üstümü kirletmiştim. Annem, ‘Babana göstereceğim bu halini’ demişti. Görmeyesin diye tişörtü yıkayıp tekrar giymiştim. Tişörtüm temiz, üstüm başım düzenli, gel gör. 6 yıldır bekliyorum. 6 yıldır ağzımı açıp ‘baba’ diyemiyorum. Cumhurbaşkanım sizden tek bir isteğim var. Benim sesimi duyun ve bana yardım edin”






