Ben 1986 yılında ilkokulu bu okulda okudum. Sahilden yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta, 950 metre rakımda, evden getirdiğimiz odunlarla yanan bir sobanın etrafında şekillendi hayatlarımız.
Merhum Süleyman Demirel’in Cumhuriyet’i tarif ederken kullandığı bir benzetmeyi her zaman çok sevmişimdir. Demirel bir konuşmasında, “Eğer bana ‘Cumhuriyet nedir?’ diye sorarsanız, İslamköy’den çıkmış bir köylü çocuğunu cumhurbaşkanı yapan sistemin adıdır.” demişti. Üzerine derinlemesine düşününce, kimsesizlerin kimi olan Cumhuriyet bundan daha güzel anlatılamazdı.
II. Dünya Savaşı sonrası kurulan yeni dünya düzenine, Kıbrıs Harekatı’nın ardından ülkemize uygulanan ambargolara rağmen Yomra’nın Demirciler Köyü’nde eğitimi ayakta tutan bir sistem vardı. İşte o sistem ve Cumhuriyet sayesinde bugün bulunduğumuz makamlara gelerek halka hizmet etme fırsatı bulduk.
Tüm bu makamlar gelip geçicidir; fakat Cumhuriyet’i ilelebet yaşatmak boynumuzun borcudur. Zira Cumhuriyet’i geleceğe taşıyarak bir sonraki neslin de bu imkanlardan yararlanmasını sağlamak, bizlerin en temel sorumluluğudur.
Bu vesileyle bu aziz toprakları bize vatan kılan tüm kahramanlarımızı ve Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü minnetle anıyorum. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.






