Trabzonspor’u yıllardır takip eden basın mensupları artık saha içini değil, kulüp içindeki adaletsizliği konuşuyor. Çünkü ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek var:
Trabzonspor’da bir köstebek var.
Bordo mavili kulübün basın mensupları için kurulan WhatsApp grubunda paylaşılan bilgi ve fotoğraflar, gruba düşmeden çok önce bazı haber sitelerinde yayımlanıyor. Aynı fotoğraflar, aynı bilgiler… Zaman farkı ortada. Delil ortada.
Bu bir hata değil.
Bu bir karışıklık hiç değil.
Bu, bilinçli bir bilgi sızdırmadır. Kıyak geçmenin karşılığında beklentidir.
Üstelik mesele sadece erken servis edilen haberler de değil. Kulübün düzenlediği organizasyonlar, toplantılar ve etkinlikler yalnızca bir avuç gazeteciye bildiriliyor. O organizasyonlara sadece onlar çağrılıyor, sadece onlar izliyor, sadece onlar yazıyor.
Trabzon’da çalışan, Trabzonspor’u yıllardır takip eden diğer medya mensupları ise bilerek ve isteyerek dışarıda bırakılıyor.
Bu durum defalarca Trabzonspor yönetimine iletildi.
Şikâyet edildi.
Anlatıldı.
Uyarıldı.
Ama hiçbir adım atılmadı.
O hâlde soru net:
Trabzonspor yönetimi bu köstebeği bilmiyor mu?
Yoksa biliyor da susmayı mı tercih ediyor?
İlk ihtimal vahimdir.
İkinci ihtimal ise utanç vericidir.
Çünkü bu tablo, kulübün medya servisinin kişisel ilişkilere teslim edildiğini, Trabzon basınının bilinçli olarak bölündüğünü ve Trabzonspor’un kurumsal kimliğinin açıkça zedelendiğini gösteriyor.
Trabzonspor kimsenin çiftliği değildir.
Trabzonspor kimsenin özel haber ajansı hiç değildir.
Bu şehirde emek veren gazeteciyi kapıda bırakıp, “seçilmiş” birkaç isme imtiyaz tanımak; ne adaletle ne de Trabzonspor’un ruhuyla bağdaşır.
Bu köstebek ya bulunur ya da bu sessizlik, yönetimin bu düzene ortak olduğu şeklinde okunur. Başka izahı yoktur.
Trabzonspor’u yönetenlere son bir hatırlatma:
Trabzonspor’da hiçbir köstebek, kulübün onurundan büyük değildir. Daha önce de yaşanan bu köstebek sorunu yine nüksetmiştir.





