Güncelleme kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, konuyla ilgili uzmanlardan da değerlendirmeler geldi.
MTA’nın yayımladığı yeni haritada Türkiye genelindeki diri fay segmenti sayısındaki artış dikkat çekerken, bu durumun deprem riskinin arttığı anlamına gelip gelmediği tartışma konusu oldu.
“Daha fazla fay hattı daha fazla tehlike anlamına gelmez”
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, güncellenen haritaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, fay sayısındaki artışın doğrudan deprem riskinin yükseldiği anlamına gelmediğini vurguladı.
Bektaş, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“MTA aktif fay hattı haritasını güncelledi. 2026 güncellemesiyle aktif fay segment sayısı yaklaşık 480’den 700’e çıkarılmış olsa da bu, Türkiye’nin deprem riskinin otomatik olarak arttığı anlamına gelmez. Daha fazla fay hattı daha fazla tehlike değil, daha detaylı bir haritalama anlamına gelir.”
Bektaş, yeni verilerin deprem tehlikesinden ziyade, yapılan saha çalışmaları ve bilimsel araştırmalardaki ayrıntı seviyesinin artmasından kaynaklandığını ifade etti.
Harita 13 yıl sonra yenilendi
MTA Genel Müdürü Vedat Yanık, Türkiye Diri Fay Haritası’nın 2013 yılından sonra ilk kez kapsamlı şekilde güncellendiğini belirtti. Yanık, son 13 yılda yapılan saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla daha detaylı verilere ulaşıldığını söyledi.
Yeni haritanın, deprem tehlike analizleri, altyapı planlamaları ve ulusal risk azaltma stratejilerinde temel referans kaynaklardan biri olacağı kaydedildi.
Aktif fay sayısı 700’e yükseldi
Güncellenen verilerde Türkiye’deki diri fay segmenti sayısının 700’e çıktığı açıklandı. 2013 yılında bu sayı 485 olarak kayıtlara geçmişti.
Yetkililer, yeni sayısal verilerin özellikle kritik altyapı projeleri ve şehir planlamalarında daha güvenilir bir veri tabanı oluşturacağını belirtti.





