İstanbul'da MİT, MASAK ve emniyet birimlerinin ortaklaşa gerçekleştirdiği operasyonla deşifre edilen uluslararası foreks dolandırıcılığı şebekesiyle ilgili yeni detaylar ortaya çıktı.

Milyonlarca euroluk para trafiğinin yanı sıra, mağdurları hedef alan sistematik ve psikolojik manipülasyon yöntemi de gözler önüne serildi. İsrail vatandaşı Ygal Amit'in yönettiği yapılanmanın, Güney Kıbrıs merkezli şirketler üzerinden organize edildiği, 40'tan fazla çağrı merkeziyle özellikle emekliler, yaşlılar ve birikimi bulunan dulları hedef aldığı belirlendi.

Yasadışı foreks dolandırıcılığı operasyonunun kilit isimlerinden Ygal Amit, şebekesini Güney Kıbrıs merkezli WEBMOVE HOLDINGS LIMITED şirketi üzerinden yürütüyordu. Şirket, Güney Kıbrıs'ın finans ve offshore yönetim merkezi olan Limasol şehrindeydi.

Siyonist şebekenin işkenceli vurgun mesaisi. (Fotoğraflar: Takvim Foto Arşivi)

İsrail vatandaşı olan Amit, Portekiz'in Sefarad Yahudilerine tanıdığı vatandaşlık hakkından yararlanarak elde edilen Portekiz pasaportuna da sahipti. Bu pasaport ona, Avrupa Birliğinde serbest dolaşım ve finansal operasyon esnekliği sağlıyordu. Amit'in Portekiz'i tercih etmesindeki en büyük neden ise bu ülkenin, kripto para birimleri ve sınır ötesi dijital finans işlemleri konusunda uzun süredir Avrupa'nın en esnek ülkelerden biri olmasıydı.

TEL AVİV/İSRAİL EKOLÜ

Amit, Portekiz'in sağladığı AB vatandaşlık fırsatını İsrail menşeli suç metodolojisi olan "Tel Aviv / İsrail Ekolü" ile birleştirerek İstanbul'dan yöneteceği şebekesi için 40'tan fazla çağrı merkezi kurdu. Amit'in kurdurduğu çağrı merkezleri; İsrail'in, güçlü siber teknoloji ve yazılım ekosistemleriyle donatılmıştı. Bu teknoloji geleneksel dolandırıcılıklardan farklı olarak tamamen yapay ve sahte yatırım platformları üzerine kuruluydu.

Trabzonspor dev derbide Galatasaray'ı farklı mağlup etti!
Trabzonspor dev derbide Galatasaray'ı farklı mağlup etti!
İçeriği Görüntüle

KUSURSUZ KANCA YÖNETİMİ

Yazılımlar, Tel Aviv'deki siber ekipler tarafından arka plandan tek bir tuşla müdahale edilebilecek şekilde kodlanmıştı. Mağdurun grafiklerde parasını "kazanıyor" veya "kaybediyor" görmesi tamamen şebekenin manipülasyonuna bağlıydı.

Kendilerini Londra, New York veya Frankfurt gibi küresel finans merkezlerinde bulunan prestijli yatırım şirketlerinin "üst düzey uzmanları" olarak tanıtan çağrı görevlileri, önce güven kazanmak için kurbanın sisteme 250 dolar gibi küçük bir para yatırmasını sağlıyordu. Ertesi gün ise sahte panelde bu paranın 1000 dolar olduğu gösterilip kurbana küçük bir miktarını çekmesi için izin verilerek sistemin "gerçek" olduğuna inandırılıyordu.

"BOİLER ROOM" ODALARI

Ayrıca soruşturma kapsamında Ygal Amit'in çağrı merkezi çalışanlarında yüksek satış baskısı yaratmak için kullandığı korkunç yöntem de ortaya çıktı. Amit, hedefi tutturamayan çalışanlarını "Boiler Room" adı verilen klimasız odalara alarak "bunaltıcı atmosferde" satışa zorladığı belirlendi. Çağrı merkezi çalışanlarının, yoğun baskı nedeniyle kurbanları ağlatarak ve manipüle ederek tüm birikimlerini ellerinden aldığı ortaya çıktı.