POPÜLER KÜLTÜR VE MİLLİ EGEMENLİK İLİŞKİSİ

Türk Dil Kurumu Populer Kültürü ‘Belli bir dönem için geçerli olan, hızlı üretilen ve hızlı tüketilen kültürel öğelerin bütünü’ olarak tanımlamaktadır. Tanımdanda anlaşılacağı üzere  dönem dönem moda diye tabir edilen veya toplum içinde hızla yayılan, daha çok gençlik üzerinde etkili olan milli kültürden bağımsız, kültürel abluka olarak da algılayabiriz. 
Kısa sürede tüketilen, kalıcı etkisi olmayan ancak nesillerden çok şeyler götüren anlamsız, manasız, derinliği olmayan, yoz kültürün esaretine maruz kalmaktır populer kültür. Gençliğin geçmişle bağını koparmakta, ilerleyen yaşlarda anlatması gereken hatıra bırakmamakta. Kısacası gençliğin beynini anlamsız şeylerle meşgul edip zihni esir almaktadır. Otobüslerde, metrolarda, sokaklarımızda, havaalanlarında gördüğümüz, saçları değişik boyalı, dövmeli, sağı solu zincir kaplı, her tarafına hızma takmış, değişik saç kesimli ve giyimli gençlik popüler kültürün yansımasından başka bir şey değil.
Kendini bu ablukadan kurtaran kişi özgürce düşünüp, daha çok üreten, daha çok düşünen ve topluma katkı sunan insanlar olarak hayata devam edebilmekteler.  
Milli Egemenlik Haftasına girdiğimiz bu günlerde, Türk Gençliği popüler kültürün esiri olmuş, düşünen, sorgulayan, anlamlandıran değil, anlık gelişmelere göre hareket eden  bir nesle dönüşmüş durumda. İçinde barındırdığı milli ve manevi duyguları dışa vurduracak bir çalışma yapılmadıkça, kültürel emperyalizmin esareti altında yok olup giden bir toplum haline döneceğiz. 
Arvasi’nin dediği gibi; ‘Çanakkale’yi geçemediler ama ruhumuza girmeyi başardılar.’

 Evet sevgili dostlar, Samsun’dan 19 Mayıs’da doğan kurtuluş güneşinin ardından geçen yüzyılda bizi esir alan populer kültür, ruhumuzun derinliklerine işledi. Bizi tüketen, günlük düşünen, maddeye tapan, manayı unutan bir toplum haline getirdi zaman. Oysa Cumhuriyeti kuranlar bunu amaçlamamıştı. Medeniyeti kendi öz kültür ve geleneklerimizle yakalamamızı amaçlamışlar, milli ekonomi, milli kültür, milli kalkınma, milli eğitim demişler ve uygulamaya da koymuşlardı. Ne olduda bu gerçekleşemedi.? Nerede hata yaptık? 
Orhun Kitabelerinde; ‘Türk’ün ölümü tatlı sözden, yumuşak kumaştandır’ der. Moderniteye mağlup olan gençlik geleneksel kültürden hızla kopar ve tarihten gelen gücünü umursamaz hale gelir. Yaşamadığı bir hayatı yaşıyormuş yanılgısına düşer. Onun için millilik günlük yaşama dönüşür. Önce ben diyerek bencilleşir. Güzel yaşadığı müddetçe sorun yoktur. Maddi imkanları kullandığı müddetçe egemenliğin önemi yoktur. Tüketebildiği müddetçe mutludur. Çevresinde gelişen hiç bir olayın kendi hayatını direkt etkilemediği müddetçe, tüketebildiği müddetçe önemi yoktur çevresinde gelişen olayların. 
Popüler kültür dediğimiz, ABD menşeyli kültürel emperyalizmin yarattığı anlamsız, manasız, sömürmekten asla vazgeçmeyen ve sürekli nesli tüketen boş bir kültürdür.

Emperyalizmin kınalı, gülen yüzüdür.
Kendi hayallerini kuramayan milletler başkalarının kurduğu hayallerin parçası olurlar. Popülizme kurban edilen gençliği bu tuzaktan kurtaramadığımız müddetçe, ilerleyen yıllarda milli egemenliğimiz tehdit altında kalacaktır. Vatanı için savaşacak, önce devlet, önce bayrak, önce ezan diyebilecek kınalı kuzular bulamayacağız. Bu şekilde devam ederse asımın nesli asla gelmeyecek.
Sonuç olarak küreselleşen dünyada küresel kültürel emperyalizmin esiri olduk.

İlgili Galeriler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Selim 3 ay önce

Harika tespitler