Spor yazarları, Avrupa defterini kapatan temsilcilerimizin performansını ve milli araya giren Süper Lig'deki son gelişmeleri masaya yatırdı. Spor yazarları Gürcan Bilgiç, Ahmet Çakar, Fatih Doğan ve Bülent Timurlenk Süper Lig'deki son gelişmeleri değerlendirdi.
MURAT ÖZBOSTAN: G.Saray, Liverpool'a yenilip Şampiyonlar Ligi'nden elendi. Sarı-kırmızılı takımın, Avrupa'da geldiği noktayı nasıl değerlendirirsiniz? Takımlarımızın genel Avrupa performansı için neler söylersiniz?
GÜRCAN BİLGİÇ: Yollarına devam eden 3 takımımız da görevlerini yerine getirdiler. G.Saray, bu sezon yoluna devam etmeye mecburdu çünkü geçen 3 yılda ya gruptan çıkamadı ya da play-off'ta elendi. Bu sene transferlerin hakkını verdiler. Samsunspor'un parlaması ise büyük sürprizdi. Grup maçlarında fırtına gibi estiler. Çeyrek finali kıl payıyla kaçırdılar.
F.Bahçe de Nottingham Forest karşısında ilk maçın faturasını ödedi. Rövanşta turun çevresinde dolaştı ama olmadı. Taraftarın ve kadroların tecrübelerinin geliştiği, kendilerine güvenlerinin arttığı bir sezon yaşadık. Şimdi daha iyisini bekleyeceğiz.
FATİH DOĞAN: Türk futbolu adına 3 takımla mart ayını görmemiz kötü bir performans değil. Aksine içinde teselliyi barındıracak hikâyeler var. Şampiyonlar Ligi'nde ilk 8'i oluşturan takımların ortalama bütçesi, 1 milyar Euro civarında. Tecrübeleri ise neredeyse Şampiyonlar Ligi'nin tarihine eşit. İlk 8'in dışındaki 8 de aşağı yukarı bu seviyeyi zorlayan ekiplerden oluşuyor. G.Saray, Liverpool'u kendi evinde yendi ama bu seviyedeki tecrübesizlik ve kadro kalite farkı nedeniyle elendi.
F.Bahçe için şaşkın ve üzgünüm. F.Bahçe'nin kodları doğru yazılmadı, hedefleri doğru oturtulmadı. Çünkü Avrupa Ligi'ni kazanacak bir kadroya sahipti. F.Bahçe yönetimi, Dolmabahçe'de UEFA finalini oynama hayalini hiç telaffuz etmedi! Samsun'u alkışlıyorum. Mütevazi bütçeye ve Avrupa tecrübesizliğine rağmen başarılı oldular.
AHMET ÇAKAR: G.Saray için 'Bu sene Avrupa'da başarısız oldu' demek haksızlıktır. Kolay değil, Avrupa'nın değil belki de dünyanın son 16 takımı arasına girdiler. Evlerinde Liverpool'u iki defa ve Juventus'u yendiler. Bunlar kolay performanslar değil. Kamuoyunda Liverpool'u basit bir takımmış gibi lanse edip G.Saray'ın turu geçeceğine inandırdılar ama Liverpool dünyanın en büyük liginin son şampiyonu.
"TEDESCO, F.BAHÇE İÇİN YETERSİZ"
F.Bahçe'ye gelince her zamanki gibi ligde kötüler, Avrupa'da da çok dengesiz sonuçlar aldılar. Ligde de Avrupa'da da başarısızlar. Bunun sebebi, kadro dengesizliği ve Tedesco'nun yetersizliğidir. Samsunspor ile gurur duyuyorum. Bu sene Avrupa'da çok başarılı oldular.
BÜLENT TİMURLENK: Şampiyonlar Ligi'nde G.Saray kalitesinde bir kadronun ilk 24'e kalması normaldir. Ancak bir üst turu geçmek başarı, geçerken de eğer rakip Juventus ise büyük başarıdır. Üstüne Liverpool'u da geçebilseydi tarif edecek sıfatı siz seçin. Bence oyun karakteri ve mücadeleyle deplasmanlarda yaşadığı kırılganlıklar elbette önemli ama G.Saray, Avrupa'da iyi bir sezon geçirdi.
F.Bahçe bu kadrosuyla Avrupa Ligi'nde ilk 8'de olmalıydı ama hasreti çekilen lig şampiyonluğu yüzünden Tedesco'nun da Nottingham ile oynanan ilk maça fazla önem vermediğinin altını çizmek lazım. Samsunspor yapabileceğinin en iyisini yaptı. Kısıtlı kadronun üç kulvarda yarışırken sadece bir gol farkıyla elenmesi üzücü ama tribünleri Avrupa maçlarında boş bırakan 'futbol şehri Samsun' gelecek sezon bu hataya düşmemeli.
ÖZBOSTAN: Trabzonspor yarışı bırakmıyor. Sarı kart görerek G.Saray maçına cezalı duruma düşen Oulai'nin gözyaşları, Eyüpspor karşılaşmasına damga vurdu. Bu duygusal anlar için yorumunuz nedir?
BİLGİÇ: Yabancı bir oyuncunun böyle bir aidiyete sahip olması, ender rastlanan bir durum. Oulai çok genç ve Fatih Tekke onu marka haline getirdi. Nwakaeme veya Visca'nın yokluğunu kimse konuşmuyor. 19 yaşındaki bir çocuk, öyle bir performans yakaladı ki takım eksikliğini hissedecek. Trabzonspor'un kırılma maçına rastlaması elbette büyük şanssızlık. Muhtemelen tüm takım bu maça kendisini özel olarak hazırlıyordu. Oulai de o psikoloji ile duygusal bir travma yaşadı.
DOĞAN: Oulai'nin gözyaşları şampiyonluk ateşinin yakıldığının yansıması. Trabzonspor ve teknik direktör Fatih Tekke'nin şampiyonluk yolunda hiç konuşmamasının, söylemde bulunmamasının bir taktik olduğuna inanmaya başladım. Trabzonspor takımı içten yanmalı, şampiyonluk ateşini yakmış durumda. 'Ben buradayım' diyor. Önünde bunu yakalayacak fırsatları da var. Bütün konu, Osimhen'siz G.Saray'ın bu yarışta nasıl yer alacağı ve F.Bahçe'nin nasıl pozisyon alacağıdır. Ben Trabzonspor'un şampiyonluk yarışındaki şansını dillendirilenden çok daha yüksek görüyorum.
ÇAKAR: Oulai'ye gösterilen sarı kart doğruydu. Kimse bir şey demesin. Kabahat sadece Oulai'de. O da farkında ki 'Ben ne yaptım' deyip ağlayıverdi. Ama futbolda böyle şeyler olur. Trabzon'un bu kadrosuyla hâlâ bu yarışı sürdürüyor olması tamamen Fatih Tekke'nin başarısıdır. Eğer G.Saray'ı milli ara sonrası yenerlerse ligimizde farklı bir senaryo bile gelişebilir.
TİMURLENK: Kart cezalısı olup Şampiyonlar Ligi finalinde forma giyemeyenler de var. Bir futbol sezonu içinde elbette zirve yarışı verdiğin takıma karşı forma giymek istersin. Oulai de önemli bir oyuncu. Ama Trabzonspor, Oulaispor değil! Karşı tarafta da G.Saray'da Osimhen'in kolunda kırık var. Osimhen'e bağlı bir takımmış gibi görünüyorlar ama Oulai o kartı görmeseydi, Osimhen sakatlanmasaydı, maçın adı Oulaispor-Osimhenspor olmayacaktı. Futbolcular gelir giderler, milli aradan sonra zirvedeki maçın adı; TrabzonsporGalatasaray'dır.





